Anne ve Bebek Sağlığı Konusunda Tüm Bilgiler

ERKEN ERGENLİK

Ergenlik, çocukluktan erişkinliğe geçiş dönemidir ve bu dönemde kız ve erkek çocuklarda çeşitli değişiklikler görülür. Kızlarda memeler büyür ve genital bölgede kıllanma olur, erkeklerde testisler ve penis büyür ayrıca genital bölgede kıllanma görülür. Ayrıca bu dönemde üreme yeteneği kazanılır. Her iki cinste de büyümenin hızlanması ve davranış değişiklikleri de sıklıkla beraber gözlenir .Ergenliğin sonuna doğru kızlarda adet kanamaları, erkeklerde ejakülasyon başlar ve bunlar olduktan bir süre sonra da boy uzaması durur. Ergenliğe giriş için kesin bir yaş yoksa da genel olarak kızlar 9-13 yaş arasında ve erkeklerden daha erken ergenliğe girerler. Bu nedenle yaşamın bu döneminde kızlar,erkekler kendilerini yakalayıncaya kadar, birkaç yıl erkeklerden daha uzun ve daha olgundurlar.

Gelişme ve büyüme kişiden kişiye farklılık gösterirken bu durum ergenlik içinde geçerlidir.Bu gibi durumlarda genetik yatkınlıkta söz konusudur. Anne babası ergenliğe geç yada erken girmişse çocukta da aynı durum söz konusu olabilir. Ama genede bunun belli bir yaş sınırlarında olması gerekmektedir.

Kız çocuklarda 8 yaş, erkek çocuklarda 9 yaşından önce ergenlik bulgularının başlaması erken ergenlik olarak kabul edilir.
Bu durum genellikle ergenlik hormonlarının zamanından önce faaliyete geçmesi sonucu ortaya çıkar. Vakaların bir kısmında buna neden olabilecek altta yatan ciddi bir problem var iken bir kısmında yalnızca hipofiz bezinden hormon salgılanmasında zamanlama hatası olabilmektedir. Erken ergenlik durumunda çocuğun kemik yaşı hızlı ilerleyerek kemiklerdeki büyüme merkezleri kapanır ve büyümenin erken durmasına ve ve boy kısalığına sebep olur. Bu çocuklar hem altta yatan neden hem de tedavi açısından incelenmelidir. Bu çocuklarda ergenlik durdurma tedavisi ile hem erken ergenliğe girilmesi hem de boy kısalığı önlenebilir.

Geçmiş yıllara oranla çocuk beslenmesinin değişmesi, proteinli gıda tüketiminin artması ve tüm dünyada sosyoekonomik olarak zenginleşme, ergenlik yaşını düşürmüştür.Çocuklar ve gençler tüm dünyada eskisinden daha uzun boylu ve daha obez yetişiyorlar. Bu da ergenliğin erken başlamasına sebep oluyor. Ergenliğe girmenin biyolojik alt sınırı 9 yaştır. 9 yaşında veya daha önce ergenlik belirtilerini gösteren çocuklar endokrinoloji uzmanları tarafından tetkik edilmelidirler. Ancak ergenlik yaşının düşmesini tamamen çocukların iyi beslenmesine bağlayamayız.

Günümüzde erken ergenlik nedeni olarak büyük oranda çevresel faktörler üzerinde durulmaktadır.Bazen vücudun maruz kaldığı cinsiyet hormonu içeren dış uyaranlar erken ergenlik benzeri bulgulara yol açar. Çevresel faktörler, yani yediğimiz yemekte, yaşadığımız ortamda, kullandığımız eşyada vs bulunan hormon sistemini bozucu (ingilizce tabiri ile endocrine-distrupting chemicals) maddeler de erken ergenliğe girişten sorumludurlar.

Bilimsel olarak kızlarda 8 yaşından önce meme büyümesinin olması erken ergenlik (precocious) olarak kabul edilmektedir. Bununla beraber bazı kız çocuklarında beyindeki ergenlik merkezi çalışmaya başlamadan, yani overlerde büyüme ve ergenliğe ait diğer bulgular olmadan tek başına meme gelişimi olabilmektedir. Bu vakalar için erken meme gelişimi (prematür telarş) tanımı kullanılmaktadır. Bir başka deyişle 8 yaşından önce meme gelişiminin olması her zaman erken ergenlik anlamına gelmemektedir.

Bir başka önemli nokta da meme gelişimi ile menstürasyon zamanı arasındaki ilişkidir. Genel olarak 10.5 yaş civarında meme gelişimi olan kızlarda yaklaşık 2 yıl sonra menstürasyon olmakta, buna karşın yukarıda bahsedildiği üzere bir hastalığa bağlı olmadan görülen meme gelişiminin erken olduğu durumlarda meme gelişimi ile menstürasyon arasındaki zaman uzamakta, bir başka deyişle menstürasyon zamanı erkene kaymamaktadır.

Erken ergenlik beraberinde bir takım psikolojik sorunlara da neden olabilmektedir. Bu çocukların fiziksel ve ruhsal gelişimlerinin çok daha hızlı ve yoğun olması yaşıtları karşısında “farklı” oldukları duygusunun gelişmesine yol açabilmektedir. Hormonal değişimlerle birlikte ilerleyen bu “farklı” olma duygusu, çocukta utangaçlık yaratarak duygudurum dalgalanmalarına neden olabilir. Bu durum sonucunda sosyal ilişkilerde ve çocuğun kişilik gelişiminde bazı sorunlar görülebilmektedir.

Nadiren erken ergenlik sebebi olarak altta yatan bazı hastalıklar tespit edilebilir. Bunlar ergenlik sürecini oluşturan veya etkileyen hormon sistemleri üzerinden etki ederler. Yumurtalık veya tiroid bezi hastalıkları, beyin tümörleri veya nörolojik sistem hastalıkları, bazı sendromik durumlar, nörolojik sisteme radyoterapi uygulamaları erken ergenlik sebebi olarak altta yatabilir.

Erken ergenlik bulguları gösteren tüm çocuklar öncelikle bir çocuk doktoru ve gerekiyorsa bir çocuk endokrin uzmanı tarafından değerlendirilmeli, gereken tetkikler planlanmalı ve altta yatan nedenler sorgulanmalıdır. Tüm olguları tedavi etmek gerekmez. Ancak tüm olguların düzenli aralarla uzman hekim tarafından takip edilmesi gerekir. Tedavi altta yatan sebebe göre olacaktır. Bu olguların pek çoğunda altta yatan başka bir hastalık olmamasına rağmen olguların bazısında ergenlik bulguları çocuğun baş edemeyeceği kadar erken yaşta ortaya çıkabilir, kimisinde bulgular çok hızla ilerleyen bir ergenliği gösterebilir, kimisinde ise olası erişkin boyu ergenliğin bu hızlı ilerleyişi ile sosyal olarak sorun yaşatacak kısalıkta hesaplanmış olabilir. Tüm bu olgularda ergenlik sürecini yavaşlatacak hormon baskılayıcı tedaviler uygulanabilir.

Tedavi kararı, çocuğun yaşı, ergenlik bulgularının şiddeti ve ilerleyiş hızı göz önüne alınarak verilir. Tedaviye çocuk istenilen yaşa ulaşana kadar devam edilir. Tedavi edinilen yanıta göre süreç içinde değerlendirilir, yeniden düzenlenir.
Erken ergenlikte çocuğun vücudunda yaşadığı değişiklikleri algılayışı, kabul veya reddedişi üzerinde de durulmalıdır. Çocuğa vücudunda oluşan değişikliklerin normal bir sürecin parçası olduğu basit bir şekilde anlatılmalıdır. Ancak 5-6 yaşında göğüs dokusu büyüyen, 8-9 yaşında adet kanaması başlayan çocuğun bu değişiklikleri kavraması her zaman kolay olmaz. Anne- babanın destekleyici rolü önemlidir. Anne- babanın ergenlik bulguları ile ilgili yorumları çocuğun kaygılarını arttırabileceği gibi baş etmesini kolaylaştırabilir de.

Tedavi:
Tedavide amaç ergenlikle ilgili değişiklikleri durdurmak, eşlik eden hızlı büyümeyi kontrol altına almak ve kemik gelişimi ilerlemesini yavaşlatarak nihai boy potansiyelini artırmaktır.
iki yaklaşım söz konusudur: birincisi altta yatan bir neden varsa (örneğin beyin tümörü, over tümörü, vb) buna yönelik tedavi uygulanır, ikinci yaklaşım ise doğrudan doğruya hormon dengesini değiştirerek ergenlik bulgularını durduracak şekilde tedavi uygulamak olabilir.

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku