Akciğer Hipertansiyonu

0

 

Vücutta dolaşan kanı oksijenlenmek üzere kalpten akciğerlere getiren damarlarda kan basıncının artması sonucu ortaya çıkan Pulmoner Hipertansiyon hastalığı, insanların yaşamını kısıtlıyor. Çabuk yorulma, nefes darlığı, baş dönmesi, bayılma, göğüste sıkışma hissi, göğüs ağrısı, çarpıntı, bacaklarda şişkinlik gibi etkileri olan bu hastalık, teşhisinde geç kalındığında ölümle bile sonuçlanabiliyor.

Vücudumuzda oksijeni dokularda kullanılmış kanı, oksijenlendirmek üzere akciğerlere getiren dolaşım sistemi vardır (küçük dolaşım). İşte akciğerlere giden damardaki (pulmoner arter) basıncın artmasına ise pulmoner hipertansiyon diyoruz. Bu duruma yol açan birçok neden vardır. Örnek olarak, akciğerin kan damarları (pulmoner arteriyoller) daralmış olabilir. Ayrıca bu durum, kanın akciğerlerde göllenmesine neden olan kalbin sol tarafına ait bir hastalık nedeniyle de ortaya çıkabilir.

PULMONER HİPERTANSİYON HASTALIĞININ BELİRTİLERİ

Toplum arasında bu hastalık çok fazla bilinmediği gibi vücutta görülen etkiler, astım ve koah gibi başka hastalıkların bulguları ile karıştırılabiliyor. Hastalık, adında “hipertansiyon” terimini taşıması nedeniyle kamuoyunda da yüksek tansiyon ile de karıştırılabiliyor. PAH’ın belirtileri şöyle:
Çabuk yorulma ve kronik yorgunluk, nefes darlığı (özellikle iş yaparken), baş dönmesi (Ayakta dururken ve merdiven çıkarken), bayılma, göğüste sıkışma hissi, göğüs ağrısı (Özellikle iş yaparken), çarpıntı, iş yapma kapasitesinin azalması, bacaklarda şişlik, kişisel ihtiyaçların karşılanamaması.
PAH hastalarının en kısa sürede tedavi almaya başlamaları için hastalık tanısının en erken sürede konulması gerekiyor. Ama başlangıçta görülen belirtiler hastalığa özel olmadığı için tanı konulması gecikebiliyor. Hastanın öyküsü ise şüphelenmek ve tanı koymak için önem arz ediyor. Hastalık tanısının konulması için şu yolların izlenmesi tavsiye ediliyor:

Kalp ve akciğer fonksiyonlarını gösteren ve detay teşhisi için yapılması gereken testler, Akciğer Grafisi, Solunum Fonksiyon Testleri, Sintigrafi, Bilgisayarlı Tomografi, Kan Testleri, Uyku Çalışması, Sağ Kalp Kateteri (Kesin tanı koyma yöntemi).

Hastalık 4 fonksiyonel evreden oluşur. Hastalığın en hafif evresi birinci evredir.
Genellikle hastalık mevcuttur ancak henüz teşhis edilememiştir. İkinci evrede hasta şanslıysa teşhisi konulmuştur. Bu evrede sıkıntılar baş gösterir ve hastada çabuk yorulmalar görülür. Üçüncü evrede ise hastalık artık tam anlamıyla kendini hissettirir. Bu dönemde nefes darlığı görülür ve hasta oksijen kullanmaya başlar. Ayrıca hasta bu dönemde, kendi ihtiyaçlarını karşılayamaz. Hastalığın son evresinde ise hastalık en şiddetli halini gösterir. Bu dönemde, hasta istirahat halinde bile pek çok belirtiyi yoğun bir şekilde hissetmektedir. Bu evrede tek çare ise uygun bir akciğer naklidir. Yukarıda da belirttiğimiz üzere Dünyada nadir hastalıklar olarak tanımlanan ve Avrupa’daki tanıma göre, toplumda 10 bin kişiden beşinde görülen hastalıklardan biri Pulmoner Hipertansiyon hastalığıdır. Hastalık, adında “hipertansiyon” terimini taşıması nedeniyle kamuoyunda da yüksek tansiyon ile karıştırılmakta ve ciddiyeti yeterince algılanamamaktadır. Bu gerçekler ışığında bakıldığında, toplumun yaklaşık yüzde altısı “Nadir Hastalık” diye adlandırılan bu hastalıklardan etkileniyor. Rakamlar, konunun hassasiyetini açık bir şekilde ortaya koyuyor. Yani nadir hastalıklar, hiç de küçümsenmeyecek bir sağlık sorunu oluşturuyor.

Akciğer Hipertansiyonu Tedavisi
Akciğer hipertansiyonunun belirti lerini doktorunuza iletmek zorundasınız. Doktorunuz, hastalığın geçmişini çıkaracak ve fiziki tetkik yapacaktır. Buna ek olarak, kan tahlili ve göğüs röntgeninizi çekecektir (hastalığın ilerlemiş evrelerinde genişlemiş bir akciğeı atardamarını gösterebilir), EKG, kalbin sağ tarafının genişlemiş mı yoksa yetersiz mi olduğunun anlaşılmasına rardımcı olur.

Akciğer hipertansiyonunun asıl tedavisi, buna sebep olan durumun tedavi edilmesidir. Birçok yeni tedavinin, en azından primer akciğer hipertansiyonunun tedavisinde geçici etkileri vardır; bu tedaviler, kalsiyum durdurucu haplar, prostasiklin (damar içinden verilir), adenozin, inhalasyon yoluyla alınan bir gaz olan nitrus oksittir. Bu ilaçlar, akciğer atardamarlarının sıkışmasından dolayı ortaya çıkan rahatsız durumu rahatlatır, hasma azaltır ve bazı durumlarda akciğer atardamarları duvarlarının kalınlaşmasını azaltır.

Doktorunuz, oksijen terapisi almanızı da önerebilir. Sıvının atılması için (dolayısıyla basıncı azaltmak için), idrar sökücü ilaçlar yazabilir, kalp kaslarının kasılmanı güçlendirebilmek için ilaçlar yazabilir; kan damarlarının açılması ve kan akışını rahatlatmak için kan damarlannı geliştirici ilaçlar (vazodilatörler) verebilir. Bu ilaçlarla başarı sağlanamazsa, bir kalp-akciğer nakli gerekli olabilir.

 

Cevap Bırakın

veya

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.