25.07.2017 - Webanne

Kronik Yorgunluk Sendromu

Kronik Yorgunluk Sendromu

 

Kronik yorgunluk sendromu şöyle açıklanabilir: Altı ay veya daha fazla süren ciddi yorgunluk, yapılan tetkiklerde buna neden olacak herhangi bir sağlık sorununun ortaya çıkmaması, hafıza ve konsantrasyon güçlüğü, boğaz ağrısı, hassas bezelerin olması, kas ağrıları, kızarıklık ve şişlik olmadan meydana gelen eklem ağrıları, baş ağrıları, uyumaya rağmen dinlenmiş hissetmemek, yoğun fizik aktivite sonrası 24 saat süren aşırı yorgunluk hissi… Kronik yorgunluk sendromunun nedenleri kesin olarak bilinmemekle beraber; çeşitli enfeksiyonlar, ruhsal nedenler, bağışıklık sistemi, hormonlar ve sinir sistemini ilgilendiren etkenler üzerinde durulmaktadır. Genetik faktörlerin ve çevrenin de etkisi araştırılmaktadır.

TEŞHİSİ ZOR…
Kronik yorgunluk sendromu depresyon nedeniyle ortaya çıkmaz. Ancak kimi hastada hem depresyon, hem kronik yorgunluk sendromu beraber bulunabilir. Kronik yorgunluk sendromunun kendine özgü, özel bir belirtisi yoktur. Hekim tarafından yapılacak ayrıntılı sorgulama ve muayene önemlidir. Laboratuvar aşamasında da tanı konulmasını sağlayacak veya kolaylaştıracak özel bir testi de yoktur. Açıkçası, hekimin hastasını değerlendirirken bu hastalık olasılığını da değerlendirmesi, teşhis açısından en önemli adımlardan birisidir. Bu nedenlerle kronik yorgunluk sendromu olan hastalardan yüzde 20’si teşhis edilip, tedavi görebilmektedir. Bu duruma benzer belirtiler ve yorgunlukla seyreden bazı sağlık sorunları da vardır. Yapılan tetkiklerle başka bir sağlık sorunu olup olmadığı kesinleştikten sonra, tedavi planlanmalıdır. Tedavi; sadece ilaç tedavisinden ibaret değildir. Hayat tarzı değişiklikleri, stresin azaltılması, zorlu aktivitelerden vaz geçilmesi, uygun diyet planlaması, destek vitamin ve benzeri ürünlere başlanması, uyku sorunu yaşanıyorsa bununla ilgili tedavi uygulanması, ağrı varsa ağrı tedavisinin yapılması, gerekirse fizik tedavi gibi çok yönlü tedaviyi gerektirmektedir. Tedavinin başarısı; tabii ki hastanın tedaviye uyumu, teşhisin zamanında konulmasına bağlı olarak yüzde 8 ila yüzde 63 arasında değişmektedir.

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ