25.07.2017 - Webanne

Kolera Hastalığı

Kolera Hastalığı

 

KOLERA. İlk olarak, Hindistan’da, Bengal’de belirmiş bir hastalıktır. XIX. yüzyılda, salgınlar halinde Hindistan’dan, ticaret yollarını izleyerek yayılmıştır. 1817 yılında, Japonya’ya, Rusya’da Astrahan’a, 1826′da Moskova’ya, 1831′de Berlin’e, 1832′de Paris ve Londra’ya ulaşmış ve Londra’dan, göçmenlerce Kanada’ya taşınmıştır. 1847-1855 yılların­da, Avrupa’da diğer salgınları belirmiş, 1865′te, hacılar tarafından Hindistan’dan Mekke’ye götürülmüştür. 1895 yılından sonra, Avrupa’dan tamamen yok olmuş gibidir. Salgınlar ise çok öldürücü ol­muştur: Örneğin, 1892′de, Hamburg’da­ki tek bir salgın sırasında görülen 17.000 vakanın yarısından çoğu ölmüştür. Nedeni: Vibrio cholera enfeksiyonu­dur.

Belirtileri: Kuluçka devri, 2-5 gündür. En büyük tehlike, vücut sıvı­larının kaybıdır.

Hastalığın üç devresi vardır:

1. Gittikçe kötüleşen ve sonunda dışkı­nın pirinç suyu görünümü aldığı, hafif ishal ve kusmayla başlar. Tuz kaybı so­nucu, kol, bacak ve karın kaslarında şiddetli kramplar görülür. Ateş yüksel­diği halde, deri soğuk ve mordur, nabız hafiftir ve çok şiddetli bir susuzluk duy­gusunun varlığına rağmen, su içilmesi vücut sıvılarını tuz yönünden daha seyreltik yaptığından, kramplar daha da şid­detlenir. Bu “boşaltım devresi” 3-12 saat sürer.

2. Kollaps devri: Vücut soğur, deri ku­ru, buruşuk ve mordur. Hastanın sesi zayıf ve kısıktır, idrar azalmıştır ve rengi çok koyudur. Kan basıncı çok düşer, nabız güçlükle alınır ve kramplar daya­nılmaz şiddettedir. Bu durumda, belirti­lerin başlamasını izleyen 24 saat içinde, hasta ölebilir.

3. İyileşme devri: Sıvı kaybı azalır, ge­nel durum düzelmeye başlar. Burada bi­le, hastalık belirtileri tekrarlayabilir veya hastanın 2-3 hafta içinde, tifoyu andırır bir halde, gittikçe kötüleştiği görülür. Bu “reaksiyon devresi”nde ateş yükselebilir ve zatüre belirebilir.

Te d a v i: Kaybolan su ve tuzu sağla­maya yönelmelidir. Bu amaçla, günde 5-10 litre damar içi tuzlu su verilir. An­cak, hastayı suyla yüklememeye dikkat edilmelidir. Damar içi eriyiğe, potasyum eklenmesi gereklidir. Antibiyotikler, özel­likle tetrasiklin yardımıyla (5 gün sü­reyle verilir) barsaklar, kolera mikrobun­dan temizlenir. Tedavinin en önemli yö­nü, korunmadır. Kolera aşısı, birkaç ay süreyle bağışıklık sağlayabilir, fakat yi­yecek ve içeceklere dikkat etmek, sinek­lerden sakınmak daha önemli önlemler­dir. Bütün vakalar ayrılmalı ve bunlara bulaşan tüm eşya sterilize edilmelidir. Günümüzde, kolera salgınları ancak sos­yal sağlık örgütlerinin görevlerini yapa­maması sonucu belirebilmektedir.

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ