Korku gelişime zarar veriyor!

0

 

Çocukların korkularının olması normal bir durum. Ancak bunların yoğun yaşanmasının, onların gelişimine zarar verdiğini unutmamanız gerekiyor

Bir çok anne-baba ve eğitimci çocukların çeşitli korkuları olduğunu bildikleri halde bunlar hakkında gerektiği kadar bilgili değiller dolayısıyla konuya gereken önemi vermiyorlar. Ancak onları önemsememek (özellikle de küçük yaşlardaki çocuklar için) çocukların ruh sağlıklarını tehlikeye atmak anlamına gelir.

Çocukların birtakım korkuları olması normal bir durum. Ancak bu korkuların sürekli ve yoğun bir şekilde hisedilmesinin gelişime zarar verdiğini akıllardan çıkarmamak gerekli. Bu nedenle bunların sebeplerini tespit etmek ve önlem almak çok önemli.
Konu hakkında yapılmış araştırmalar çocukların büyük çoğunluğunun gerçek tehikelerden (deprem, sel, yangın…) değil (travma durumları hariç), olağanüstü varlıklardan (canavarlar, hayaletler…) korktuğunu ortaya çıkarmış. Uzmanlar bu tip korkuların görülmesinin en önemli sebebini çocukların gelişmiş hayal güçlerine bağlıyor ve durumun normal olduğuna işaret ediyorlar. Ancak bu korkulardan etkilenen çocukların da var olduğunu ve bunların gerçek dünya ile hayal dünyasını birbirinden ayıramadığını belirtiyorlar.

Korkuyu etkileyen faktörler
Birçok inceleme çocuğun mizacı ve özgürlük duygusunun korkularını yenmesinde etkili olduğunu ortaya çıkarmış. Çocukların korkularla baş etmesine yardım ederken bu iki faktörü göz önünde bulundurmak gerekli.

Mizaç: Çocuğun sahip olduğu mizaç, kendi korkularıyla baş edebilmesinde büyük bir role sahip. 1973’de yapılan bir araştırmaya göre çocuklarda üç farklı mizaç tipi gözlenebiliyor. Bu mizaç tiplerine göre çocuklar ”zor çocuk”, ”kolay çocuk”, ”uyumda yavaş çocuk” diye adlandırılıyor. Çocuğunuz ”zor çocuk” kategorisinde ise korkularıyla baş edereken zorlanabilir ve bir uzman yardımına ihtiyaç duyabilir. Eğer ”kolay çocuk” dediğimiz kategoriye giriyorsa kendi korkularıyla başederken daha kısa zamanda olumlu sonuca ulaşacaktır.
”Uyumda yavaş çocuk” tipine sahipse korkularını yenmeye çabalayacak ama sizin yardımınıza da ihtiyaç duyacaktır.
Özgürlük duygusu: Çocuklar erken yaşlarında dünyayı kendi deneyimleri yardımıyla öğrenirler. Bu nedenle bu yaşlarda onlara ne kadar çok özgürlük tanırsanız o kadar çok keşfetmeleri için fırsat tanımış olursunuz. Bu keşifler onlara dünya hakkında bilgiler verir ve neyin doğru neyin yanlış olduğu hakkında gerçekçi bilgilere sahip olurlar. Böylece kendi kafalarında kurguladıkları korku unsurlarının gerçek olmadığını anlayıp, gerçek dünya ile hayal dünyasını ayırt etmeye başlarlar.

Neler yapmalısınız?
Korkularını anlamaya çalışın ve ona yanında olduğunuzu gösterin. Korkularının nedenlerini bulmaya çalışın ve eğer korkuları bir çok insanda bulunan korkulardan (karanlık, yükseklik vb.) ise bunların normal olduğunu söyleyin ve ona bu korkuları yenebileceği hissini verin. Korkularını yenmesi için ona yardım edin, eğlenceli aktiviler yardımıyla bu korkuları yenmesini sağlayın. Çocuklarınızın bazı korkuları TV kaynaklı olabilir, bu nedenle izleyecek-leri programlara dikkat edin.

Aman bunları yapmayın!
Korkuların çok çabuk kaybolmasını beklemeyin. Bu süreç oldukça uzun sürebilir ama sizin için önemli olan sonuç; kısa zamanda kaybolmuş korkular değil, tamamen kaybolmuş korkulardır.

Çocuklarınızı korkularından ötürü asla utandırmayın. Böyle bir durum karşısında çocuklar kendilerini suçlu hissederler ve korkularını yenemezler. Çocuklarınızı korkularını yenmeleri konusunda zorlamayın. Çocuklara korkularını yendikleri takdirde sizin onları daha çok sevecekmişsiniz hissini vermeyin. Yenemediklerinde psikolojik sorunlar yaşayabilirler.

 

Cevap Bırakın

veya

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.