SEZARYENİN ANNE VE BEBEK ÜZERİNDE ETKİLERİ

0

Sezaryen Doğumların Bebekler Üzerindeki Olası Etkileri

Sezaryen doğum sonrasında  aşağıdaki rahatsızlıklar baş gösterebilir.

. solunum sorunları
. nedensiz ağlamalar
. yatıştırılamayan ağlama nöbetleri
. emzirme zorlukları
. aşırı hareketlilik ve tekmeleme
. kolik (mide sancısı)
. hazım güçlükleri
. kabızlık
. çocuklukta devam eden baş ağrıları
. konsantrasyon ve öğrenim zorluğu
. saldırgan davranışlar
. uyku sorunu
. altını ıslatma

Normal doğum sonrasında da yukarıdaki rahatsızlıklar baş gösterebilir. Önerdiğimiz tamamlayıcı tedavileri denemekte fayda vardır.

Sezaryen Doğumların Anneler Üzerindeki Olası Duygusal ve Fiziksel Etkileri

Doğal doğum yapmak isteyen ancak doğumun uzaması sonunda sezaryen ameliyata ikna edilen annelerde hayal kırıklığı ve suçluluk duygusuna rastlarız. Yeterince denemedikleri ya da güçlü olmadıkları konusunda kendilerini suçlarlar. Özel bir deneyimi kaçırdıklarını düşünerek verdikleri karardan pişman olabilirler. Böylesine bir ruh hali annenin doğumu unutmak istemesine neden olur.

Duygusal zorluk yaşayan anneye doğumda bebeğin de bir rolü olduğunu hatırlatmak isteriz. Suçluluk duygularına saplanmak yerine sezaryen ameliyatını anneyle bebeği birbirine bağlayan, kaderin bir cilvesi olarak görmek daha yapıcıdır. Bir ebenin yardımıyla doğum deneyiminden bahsetmek, deneyimin olumlu olarak hatırlanmasına yardımcı olabilir.

Sezaryenin neden olduğu ameliyat izi fiziksel şikayetlerin başında gelir. İz acılı, hassas ya da hissiz olabilir. Bazı kadınlar ameliyat sonrasında kendilerini ikiye bölünmüş hissettiklerini söylerler. Bedeni enerji alanlarıyla tanımlayan Çin tıbbına göre bu teşhis oldukça yerindedir. İzin, bedendeki doğal enerji akışını bozması hazımsızlık ve kabızlığa, bunların sonucu olarak da kilo alımına neden olabilir. Ameliyat sonrası ortaya çıkan baş ağrıları ve sırt ağrıları da enerji akışının bozulmasından kaynaklanabilir.

Ameliyattan 3 hafta sonra, ameliyat izinin bir yıl süreyle bitkisel yağlar uygulayarak tedavi edilmesi mümkündür. Eğer bir yıl sonra şikayetler devam ediyorsa akupunktur tedavisine başvurmakta fayda vardır.”

Cevap Bırakın

veya

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.