Öfke kontrolü nasıl sağlanır

Öfke kontrolü

Zor bir gün geçirdiniz. Eşinizle telefonda atıştınız, en yakın arkadaşınızla bozuştunuz, annenizle tartıştınız. Trafik berbat, sokaklar pis, insanlar saygısız… Sanki dünyanın bütün çirkinlikleri ve terslikleri aynı anda önünüze serilmiş gibi ve siz kendinizi her an patlamaya hazır bir saatli bomba gibi hissediyorsunuz. Her an şiddetli bir öfke nöbeti geçirebilir, omzunuza ilk çarpanı bir güzel pataklayabilirsiniz. Nitekim bunu yapıyorsunuz da… Üstelik son zamanlarda böyle anları sık sık yaşıyor, kendinize dışarıdan bir gözle baktığınızda gördüklerinize inanamıyor ve şu soruyu sormadan edemiyorsunuz: Bu gerçekten ben miyim? Ne zaman ve nasıl bu hale geldim?

Öfke kontrolü nasıl sağlanır?

Duygusal tepkiler
Öncelikle şunu bilmelisiniz ki, özel hayatınızda ve işyerinde her şey yolunda gitse bile şehir hayatının bitmek bilmeyen stresi içinde zaten farkında olmadan geriliyor, sinirleniyor ve zaman zaman öfkeleniyorsunuz. Bu gerilime bir de kişisel problemler eklenince abartılı duygusal tepkiler vermeniz gayet normal. Ama bu, tabii ki böyle tepkiler vermeyi sürdürmenizin doğru olduğu anlamına gelmiyor. Bir kere sonunda zararlı çıkan hep siz oluyorsunuz. Yakınlarınıza ya da tanımadığınız insanlara patladıktan sonra içinizi kaplayan pişmanlık duygusu bir yana, kişisel ilişkilerinizi bozuyor, iletişim kurma yeteneğinizi hiçe saymış oluyorsunuz. Yani içinizde zaman zaman kopan fırtınaları dindirmeniz şart. Bunun için de ilk olarak ne tür bir öfke nöbeti geçirdiğinizi belirlemeniz ve sonra da önleminizi ona göre almanız gerek. Şunu aklınızdan çıkarmayın ki aynı derecede sinirlenen insanlar kişilik yapılarına göre farklı tepkiler verir ve bu tepkilere göre birkaç gruba ayrılırlar. Acaba siz hangi gruba giriyorsunuz?..

Ruh sağlığı için riskli mevsim…
Baharla gelen aşırı neşe, para harcama isteği, abartılı giyinme, sürekli konuşma gibi davranış değişikliklerinin “iki uçlu duygu-durum bozukluğu”nun göstergesi olabileceği belirtildi. Davranış değişiklikleri, hastalıkların habercisi olabilir. Ruh sağlığı açısından sorun yaşayan kişiler için, baharı “riskli” olarak tanımladıklarının altını çizen uzmanlar, şunları söylüyor: “Mevsim değişikliklerinde uykusuzluk, yorgunluk, isteksizlik, iştahsızlık gibi durumların ortaya çıkması normaldir. Bunlar günlük yaşantımızı etkilemeyecek düzeyde olduğu sürece problem yok. Ancak, çalışma hayatımızı ve çevremizle ilişkilerimizi engelliyor ve bu olumsuz durum sürekli hale dönüşüyorsa mutlaka bir uzmana başvurulmalı. Çünkü çok sayıda depresyon türü mevsim değişiklikleri döneminde ortaya çıkar.” Bahar aylarını problemsiz atlatmak için uzmanların tavsiyesi; hafif gıdaların ve açık havada gerçekleştirilen etkinliklerin tercih edilmesi. Kendinize daha çok vakit ayırmak, uzun ve hafif tempolu yürüyüşler yapmak bahara uyum sağlamayı kolaylaştıracaktır.

Yenilmez savaşçı
Bazı kadınlar sinirlendikleri anda otomatiğe bağlanmış gibi sözlü saldırya geçerler. Karşılarındaki kişiye yüklenir, onu suçlar, sürekli şikayet eder, bağırıp çağırırlar. Aslında bu gruptakilerin öfkesi sabun köpüğü gibidir. Eğer siz de öfke nöbetine girince tıpkı bir volkan gibi patlıyor ve etrafınıza lav saçıyorsanız, öncelikle konuşma tarzınızı değiştirmeye çalışmakla işe başlayın. Kelimeleri doğru kullanmayı bilirseniz, insanları gücendirmeden sizi rahatsız edenin ne olduğunu çevrenize anlatabilirsiniz.

Pembe dizi kahramanı
Bazıları da önemsiz bir şaka karşısında bile kendilerini yerden vere atıp gözyaşları döker, zavallı kız pozlarına girer. Bu şekilde trajedi yaşayan bir insan, çevresindekiler için son derece rahatsız edicidir. Siz teselliye muhtaç ve çaresiz bir pembe dizi kahramanı değil, aklı başında ve güçlü bir kadınsınız. Zırlamayı kesin ve biraz daha soğukkanlı olmaya çalışın! Gücünüzü gözyaşlarınızı tutmaya harcayın ve gerekirse sakinleşmek için önce bulunduğunuz ortamdan bir süreliğine uzaklaşın.

Buzlar prensesi
Bazı kadınlar da kriz anlarında kendilerinden beklenmeyecek derecede soğukkanlı davranırlar. Eğer karakteriniz itibariyle öfkelenince böyle bir tepkisizlik içine giriyorsanız, sizi az tanıyan insanların yanında gayet iyi yapıyorsunuz. Ama söz konusu olan kişisel ilişkileriniz, mesela aileniz, arkadaşlarınız ya da eşinizse duygularınızı onlarla paylaşmamanız kesinlikle doğru değil. Öfkenizi doğru bir biçimde dile getirmeyi becerebilirseniz, içinizdeki gerginlikten kolaylıkla kurtulabilirsiniz.

 

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı girin
Lütfen buraya isminizi giriniz