22.07.2017 - Webanne

Cotard Sendromu(Yürüyen Ölü Sendromu)

Cotard Sendromu(Yürüyen Ölü Sendromu)

 

Cotard Sendromu,bir diğer adıyla,Yürüyen Ölü Sendromu,ilk defa 1880 yılında Jules Cotard tarafından tanımlanmıştır.Nadir görülen bu hastalığa yakalanan kişiler gerçek veya mecazi olarak ölü olduklarına inanırlar.

Bazı kişiler vücutlarında kan ve iç organları olmadan yaşadığını iddia ederek ölümsüz olduklarına da inanabilirler.Kimileri bunu kanıtlamak için intihar girişiminde bulunur.Ruhunda da eksiklik olduğunu düşünen bu kişiler, git gide öldüklerini düşünür ve ceset gibi ortalıkta dolaşmaya başladıklarına inanırlar. Çoğu kişi tarafından bilinmeyen ve duyulunca hayretler içerisinde bırakan hastalık, tamamen kişinin psikoloji ile alakalı olup, depresyon ya da şizofreni gibi türlerin daha ilerlemiş şekli olarak görülür. Hasta üstünde böcek ya da solucan yürüdüğünü düşünür, hatta çürüdüğünü ve ceset gibi koktuğuna inanır.

Cotard sendromu,ağır depresyon ve akli hastalık durumlarında görülür.Cotard’ı olanlar sıklıkla kendilerinin ve dünyanın varlığından şüphe duyarlar. Bu sanrılara sıklıkla (paradoksik şekilde) intihar girişimleri ve düşünceleri eşlik etmektedir. Genellikle, cotard sanrısında gerçekdışılık hissi, görsel tanıma zorluğu ve kişinin bedeninin çürüdüğü ve kötü koktuğu inancı vardır. Cotard sanrısının nedeniyle ilgili olarak araştırmacılar arasında uyuşmazlık vardır. Bazı araştırmacılar bunu bir muhakeme bozukluğu olarak görmektedir.

Nadir görülen bu sendrom 2008 yılında 53 yaşında Filipinli bir kadında görüldü.Ailesine artık ölü olduğunu,kendisini morga götürmeleri gerektiğini söyledi.

Hastalık henüz yeni olduğu için belirli bir tedavisi yok.Cotard sendromu olan insanlara şimdilik ilaç ve elektroşok ile tedavi uygulanıyor.Ceset yürüyüşü sendromunun belirtileri çok açıktır. Kişi her şeyini kaybettiğini inanır, hayattan bir beklentisi kalmaz, tutkularının, duygularının, organlarının eksildiğini düşünür, hatta kanının kalmadığına inanarak, tamamen yaşam fonksiyonlarını yitirir.

Ceset gibi koktuğunu hisseden hasta, uykusuzluk problemi yaşar ve bu da psikolojik olarak acı verir. İkilemde kalan kişi, bazı zamanlar ölümsüz olduğunu da düşünüp bundan ayrı bir sevinç duyar. Bu kişiler dış dünyadan kendilerini soyutlarlar ve şizofreni hastalığında görülen halüsinasyonlar, bu rahatsızlığın en dikkat çekici belirtileridir. Mutsuz ve sürekli şikayetçi olan hasta, negatif düşünceler içerisindedir.

Uzmanlar tarafından Nöropsikiyatrik bozukluk olarak görülen bu hastalık türü, tedavisi zor olan ve çok uzun süre gözlem altında tutulması gereken bir vakadır. Kişi bu hayattan koptuğunu yani öldüğünü düşünüp, yaşamını öyle idame ettirmeye başlar ve etrafındaki kişileri buna inandırmak için çaba sarf ederler. İkna edemedikleri takdirde intihar eğiliminde bulunurlar.

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ