Erkek Kısırlığı Nedenleri

 

Erkek kısırlığının birçok sebebi olabilmektedir. Bu sebepler sperm (erkek döl hücresi) üretimi veya ulaşımındaki bozukluklar, hormon üretimi ile ilgili bozukluklar, sperme karşı antikor gelişmesi, testis toplardamarında varis olması (varikosel), testis yaralanmaları gibi sağlık ile ilgili durumlar olabildiği gibi, içki, sigara, uyuşturucu gibi kötü alışkanlıklar ya da bazı ilaçlardan da kaynaklanabilmektedir. Bütün bu sebep ve durumların ortak özelliği sperm sayı ve kalitesini olumsuz yönde etkilemeleridir. Bu sebepler haricinde bazı durumlarda kısırlığı açıklayabilecek herhangi bir sebep bulunamayabilir.

Yumurta dölleme konusunda spermin sayısı, şekli, ileri doğru ilerlemesi ve hareketliliği çok önemli faktörlerdir, ve bu faktörlerdeki bozulmalar döllenmenin oluşamamasına sebep olabilmektedir. Bunu tespit etme amaçlı yapılan sperm testi, herhangi bir sorunu kolaylıkla saptayabilir. Böyle bir testten önceki 2-6 gün cinsel perhiz yapılması ve duruma göre testin farklı zamanlarda tekrarlanması alınan sonuçların daha sağlıklı olmasına yardımcı olur. Ayrıca eğer gerek görülürse hormon tahlili ve testis biyopsisi de tanı metodu olarak kullanılabilmektedir.

Tedaviler, sebeplere göre değişim göstermektedir. Varikosel tedavisi genellikle cerrahi müdahale ile yapılırken, enfeksiyonlarda ilaç tedavisi, hormonsal bozukluklar ise antisperm antikorlarının arttırılmasıyla tedavi edilebilir. Sebebi belirlenemeyen sperm bozukluklarında bazı ilaçlar denense de, bu konuda bir görüş birliği henüz mevcut değildir. Erkek kısırlığındaki en önemli tedavi olanağı, yardımlı üreme teknikleridir. En basit yardımlı üreme tekniklerinden olan rahim içi inseminasyon, yani aşılama, eşten alınan spermlerin yıkanıp, yoğunlaştırılması ve direkt olarak rahim içine verilmesiyle uygulanmaktadır. Bu sayede spermin yumurtaya ulaşımını kolaylaştırıp, döllenme ihtimalini arttırarak, gebeliğe ulaşma amaçlanmaktadır. Hem kolay uygulanabilen, hem de ağrısız olan bu metodun başarı oranı %10-15 civarındadır. Eğer ki sperm kalitesi bu uygulama için düşükse, in vitro fertilizasyon, yani bilinen adıyla tüp bebek uygulaması tavsiye edilmektedir. Bu tedavi yönteminde hormon tedavisi sonucu kadından alınan yumurtalar, laboratuar ortamında kocanın spermleri ile bir araya getirilmektedir. Böylece spermin yumurtayı dölleyip dölleyemediği de gözle görülmüş olur. Döllenmiş olan yumurtalar daha sonra rahim içine direkt olarak yerleştirilir. Bu yöntemin dünya genelindeki önemli merkezlerde sahip olduğu başarı oranı %35-40 civarındadır.

Bazı durumlarda, yukarıda sözü edilen tedavi durumları için bile sperm sayısı ve kalitesi son derece düşük kalabilmektedir. 1992 yılına kadar bu tip bir olayda çözüm sunulamasa da, tıp dünyasındaki son gelişmeler sayesinde günümüzde neredeyse rutin halini almış olan intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu (ICSI) yani mikroenjeksiyon adı verilen yöntem sayesinde, sperm sayısı 10larla ifade edilen hastalarda dahi başarılı sonuç elde edebilmekteyiz. ICSI uygulamasının ardından yumurtaların döllenmesi beklenir. Döllenme gerçekleştikten sonra oluşan embriyolar anne rahmine yerleştirilirler. Eğer ki mastürbasyon yolu ile kazanılan menide hiç sperm bulunamazsa, sperm kazanımı testisten de yapılabilir. Küçük bir cerrahi müdahale ile testisten olgunlaşmamış sperm hücreleri alınır. Bu hücreler hareketsiz olsalar da dölleme yetenekleri mevcuttur. Bu sayede yumurta döllenir ve tedaviye devam edilir.

 

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı girin
Lütfen buraya isminizi giriniz