Yüksek enerjili ve karbonhidratlı
bir madde olan bal, tadı, aroması ve diğer üstün özellikleri
nedeniyle insanlar tarafından daha çok bir besin ve enerji
kaynağı olarak tüketilmektedir. Bal, aynı zamanda tedavi edici
olarak da örneğin çam balı sindirim sistemi rahatsızlıklarında,
okaliptüs balı ise solunum sistemi rahatsızlıklarında
kullanılabilmektedir.
Zengin bir besin kaynağı olan bal, bebek ve çocukların
beslenmesinde de önemli bir yere sahiptir. Çabuk sindirilmesi,
bünyesindeki serbest asitler dolayısıyla yağ hazmını
kolaylaştırması, anne ve inek sütündeki demir ve diğer
eksikliklerin gidermesi, iştah açması gibi özellikleri ve ayrıca
sakinleştirici etkisi balın önemini daha da arttırmaktadır. Koyu
renkli balların kan yapıcı özelliği, açık renkli ballara kıyasla
daha fazladır.
Bal, bir yaşından küçük
bebeklerde kabızlık, emme-yutma güçlüğü, solunum durması, kas
zayıflığı gibi bulgularla seyreden, ölüme yol açabilen brulizm
hastalığına neden olabilir. Brulizm hastalığına, bir bakteri
tarafından üretilen çok güçlü toksin (=zehir) yol açar.
Toprakta, ev tozlarında ve balda bulunabilen bu bakteri, bal
yiyen bebeğin bağırsaklarında toksin üreterek zehirlenmeye neden
olabilir.
Bebeklere 12 aydan önce bal
verilmesi önerilmemektedir.
Bal, yalnızca bebek ve çocukların beslenmesinde değil büyüklerin
beslenmesinde de yararlıdır. Özellikle çabuk enerjiye dönüşen
hazır bir gıda olması nedeniyle, yüzme, dağcılık, atletizm,
basketbol, futbol, bisiklet yarışı gibi sporlarla meşgul olan
kimselere güç vermek ve yorgunluklarını hafifletmek için
kullanılabilir.
Bal, bir besin ve enerji kaynağı olması yanında çeşitli hamur
işlerinde ve pastalarda da kullanılmaktadır. Kattığı hoş tat ve
aromasının yanı sıra, özellikle levüloz şekerinin su tutma
yeteneğinden dolayı, bu yiyeceklerin uzun süre bayatlamadan taze
kalmasını sağlar.