Siğil

0

 

Siğiller; derinin üst tabakasına veya mukozaya yerleşen Human Papillomavirüs / HPV olarak bilinen bir virüse ait infeksiyonlardır. Deride oluşan iyi huylu tümörlerdir. Vücudumuzun her yerinde ortaya çıkabilir. Virüs derinin en üst tabakasındaki hücreleri etkileyerek, hücrelerin çoğalmasına ve aşırı keratin üretimine sebep olur.Siğillerin şekli bulunduğu bölgeye veya tipine göre değişmekle beraber, genellikle deriyle aynı renkte, kabarık, nasırımsı sert görünümdedirler.Başlangıçta toplu iğne başı büyüklüğündeyken, haftalar veya aylar sonra bezelye boyuna ulaşırlar. Özellikle tırnak çevresindekiler çatlayabilir veya infekte olabilirler. Çoğu kez de basmakla ağrılıdırlar

KAÇ ÇEŞİT SİĞİL VAR?

Siğilleri 4 ana grupta toplayabiliriz

1-YAYGIN SİĞİLLER/VERRUCA VULGARİS: Ellerde, parmaklarda ve tırnak çevresinde görülen bu tip siğiller çok yaygındır.Deri bütünlüğünün bozulduğu durumlarda (tırnak yeme/yolma, vb.) daha kolay çıkar.çocuklarda sık görülür.

2-AYAK TABANI SİĞİLLERİ/PLANTAR WARTS: Tek veya çoklu gruplar (mozaik warts) halinde olabilir.Diğer siğillerden farklı olarak deri içine gömülü görünümdedirler ve ağrı yapabilirler. Vücut ağırlığının basısına bağlı olarak bu şekilde gelişirler. Üzerlerinde kanama odaklarını gösteren kırmızı/siyah noktacıklar olabilir.Ağrı, siğilin büyüklüğüne ve derinliğine (basıya) göre değişir.

3-DÜZ SİĞİLLER/FLAT WARTS: Nispeten küçük,yumuşak ve üzerleri düz siğillerdir.Sayıları çok fazla olabilir. Vücudun her yerinde olabileceği gibi, yoğunluk yüz ve saçlardadır.Düz olmaları nedeniyle gözden kaçabilirler.

4-ETEK SİĞİLLERİ/GENİTAL WARTS/KONDİLOMA: Erişkinlerde daha sık görülür ve yaşam kalitesini etkiler. Farklı büyüklük ve sayıda olabilir. Genital organların dışında ve bayanlarda vajen, servix gibi iç kısımlarda da olabilir.Çok eşli ve güvenlik önlemi olmadan cinsel temasta bulunanlarda rastlanır. Bu tip, özellikle bayanlarda servixi (rahim ağzını) uzun süre tedavi edilmeksizin tutarsa kansere kadar giden değişikliklere neden olabilir.

NASIL BULAŞIR?

Siğiller direk kişiden kişiye temasla bulaşır.Nadiren indirek yollarla bulaşabilir. Siğiller bulaştıktan sonra hemen belirmezler.Kuluçka dönemi aylarca sürebilir. El, ayak tabanı ve düz siğillerin bulaşma riskleri düşüktür.Ancak etek siğillerinin bulaşma özelliği çok yüksektir,bulaşma yolu da cinsel temastır. Siğillerin indirek bulaşma yolları arasında ortak kullanılan havlu,bornoz terlik gibi giysiler ile havuz,hamam ve kaplıca alışkanlıkları riskli olabilir.

BÖLGESEL YERLEŞİM VE BULAŞICI ÖZELLİKLERİ
NEDEN FARKLIDIR?

Siğil virüslerinin /HPV, 100 farklı tipi bulunduğu anlaşılmıştır.(HPV 1,HPV 2 vb) Bunlardan yaklaşık 10 tanesi özellikle genital bölgeye yerleşmeye eğilim göstererek, çok kolay bulaşır ve tedaviye direnç gösterirler.Bu nedenle bunlara YÜKSEK RİSK GRUBU SİĞİLLER adı verilir (2).Bunların içinde HPV16 en azgın olanıdır ve rahim ağzı kanserlerinde doku içinde sık rastlanır.

NEDEN HERKES DE SİĞİL OLMAZ?

Siğiller en çok 10–20 yaşlar arasında görülür. Bu yaşlardaki kişilerin yaklaşık olarak %10’unda siğil bulunur.Siğiller her bünyeye giremez; girse bile üreyemez.Deri bütünlüğünün bozulması (tırnak yiyen/yolan kişiler),bağışıklık sisteminin bozulması(kansız/anemi veya kanser hastaları,bağışıklık sistemini baskılayan ilaç alanlar vb.),allerjik bünyeli olma durumlarında infeksiyon kolay yerleşir.Yoğun stresi olanlar,sıkı diyet veya düzensiz/dengesiz beslenenlerde,aşırı çalışma ve yorgunluk halleri,çok eşli ve güvenlik önlemi olmaksızın cinsel temasta bulunanlarda, ortak havlu, bornoz kullananlarda,havuz,hamam,jakuziyi sık kullananlarda bulaşma riski yüksektir.

SİĞİLLER MUTLAKA TEDAVİ EDİLMELİ Mİ?

Çocuklarda siğillerin çok büyük bir kısmı tedavi gerektirmeksizin zaman içinde kendiliğinden kaybolur.Ancak kendiliğinden kaybolmanın kimlerde oluşacağı öngörülemediğinden,diğer kişi ve bölgelere yayılmasını önlemek için tedavi gerekir.
Erişkinlerde ise kendiliğinden kaybolma çocuklar gibi kolay ve kısa zamanda gelişmez.Özellikle yüksek risk grubuna dahil olan HPV tiplerinin fonksiyonları tedaviye bile direnip nüksedebilirler.Bu tip siğiller uzun süre tedavi edilmeksizin kalırlarsa bulundukları bölgede kanserleşme riski taşırlar.Bu nedenle mutlaka tedavi edilmelidirler.

SİĞİLLERİ NASIL TEDAVİ EDERİZ?

Siğilleri tedavi etmek için 100’ün üzerinde seçenek vardır.Ancak tedavi hastanın yaşı,siğilin tipi,yerleştiği bölge ve maddi imkanlara göre değişir.Bir diğer sınıflandırma da tedavinin hasta veya hekim tarafından uygulanmasına göre belirlenmesidir.
Cerrahi tedavi yöntemleri, cryo,laser,elektrokoter,cerrahi eksizyon hekimlerin uygulayabileceği yöntemlerdir. Dıştan, salisilik asit,5-FU, podophyline uygulamaları ise hastaların evde kendilerinin tatbik edebilecekleri yöntemlerdir.
Alternatif olarak immunoterapi, interferon ve imiquimod (ALDARA) düşünülebilir.

SİĞİL DEVAMLI TEKRARLIYOR İSE…

Bu durumlarda şu ihtimaller akla gelir:
– Hasta tedaviyi tam uygulamıyordur
– Hastanın vücut direnciyle ilgili sorunlar vardır.(kansızlık, parazit, kronik infeksiyonlar ve böbrek yetmezliği, atopik bünye,immünyetmezlik,beslenme bozukluğu vb.)
– Hastanın yoğun stresi devam ediyordur.
– Siğil, yüksek risk grubuna dahil bir HPV tipine aittir.(HPV 16 gibi)
– Yakın çevrede bulaş kaynağı olabilir.

Tedavi ile sadece görünen siğilleri yok edilir. Fakat yapılan çalışmalar, siğilin çevresindeki 2 cm lik sağlam alanda virusun varlığını göstermiştir. Muhtemelen tedavi sonrası nüksler de bu yerlerde bulunan virüslerden kaynaklanmaktadır. Tedavi sonrası tekrarlama olasılığı %30 civarındadır. Eğer tedavi sonrası ilk 6 ayda tekrarlama yoksa, nüks olasılığı azaldı demektir.

 

Cevap Bırakın

veya

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.