AÇILIŞ SAYFASI YAPIN  

 

 

 

Gebeliğe Hazırlık
Gebelik Dönemi
Gebelikte Sorunlar
Hafta Hafta Gebelik
Ay Ay Gebelik
Egzersizler
Doğum
Doğum Sonrası Bakım
Emzirme
Doğum Kontrolü
Ultrasonografi
3D Ultrason
4D Ultrason
Fetoskopi
Doğum Videoları
Video Bölümü
Tüp Bebek
Kürtaj
Kadın Sağlığı
Cinsel Sağlık
Kısırlık
Kadın ve Güzellik
Sağlık Haberleri
Ekart
Nöbetçi Eczaneler
Hastaneler

 

 

 

BULAŞICI ÇOCUK HASTALIKLARI

 

ZATÜRRE

Pnömokokal hastalıkların etkeni nedir?

Pnömokokal hastalıklara Streptococcus pneumoniae adı verilen bir bakteri neden olur. Bu bakterinin 80’den fazla tipi vardır. Bunların çoğu hastalığa neden olur ancak az bir kısmı ciddi pnömokokal hastalıkların büyük kısmına neden olur: tüm dünyada meydana gelen ciddi pnömokokal hastalıkların %62’sine 10 en sık görülen tip bakteri neden olur.

Pnömokokal hastalıklar nasıl yayılır?

Pnömokokal hastalıklar kişiden kişiye solunum yolu (hava yoluyla) yayılır. Pnömokoklara insanlarda solunum yolunda yoğun olarak rastlanır. Normal, sağlıklı erişkinlerin %5-70’inin burun-boğazlarında tespit edilebilir. Pnömokok alındıktan ne kadar süre sonra belirti vermeye başlar? Yukarıda da bahsedildiğigibi pek çok kişi pnömokokları hastalanmadan burun ve boğazlarında taşırlar. Pnömokokların neden olduğu bazı ciddi hastalıkların ortaya çıkması için geçen süre (kuluçka dönemi) aşağıda belirtilmektedir.

Pnömokokal hastalıkların bulguları nelerdir?

Ciddi (invazif) pnömokokal hastalıklar üç şekilde kendini gösterir: Zatürre (pnömoni), bakteremi (bakterinin kana geçmesi) ve menenjit. Bütün bu hastalık tabloları aynı bakteri (pnömokoklar) tarafından meydana getirilir ancak farklı bulgularla ortaya çıkarlar. Pnömokokal zatürre (akciğerin hastalığı) pnömokokların en sık meydana getirdiği hastalık tablosudur. Sadece Amerika’da her yıl 150,000-570,000 vakanın meydana geldiği tahmin edilmektedir. Pnömokokların meydana getirdiği zatürre’nin kuluçka dönemi kısadır (1-3 gün). Hastalığın belirtileri ise ani başlayan ateş, üşüme, titreme, göğüs ağrısı, öksürük, nefes darlığı, hızlı nefes alıp verme, kalp hızının artması ve güçsüzlüktür. Pnömokokların meydana getirdiği zatürreye bağlı ölüm oranı %5-7’dir ve bu oran yaşlılarda daha yüksektir. Pnömokoklar kana geçip enfeksiyona neden olabilirler ve bu pnömokokal bakteremi olarak adlandırılır. Pnömokoklara bağlı zatürre geçiren her 3-4 kişiden birisinde aynı zamanda pnömokokal bakteremi de bulunur. Bakteremi özellikle 2 yaş altındaki çocuklarda en sık görülen klinik tablodur ve bu gruptaki ciddi (invazif) hastalıkların %70’ini oluşturur. Pnömokoklar bakteriler tarafından meydana getirilen menenjitlerin (beyin ve omuriliği saran zarın enfeksiyonu) %13-19’unu oluştururlar. Amerika’da her yıl pnömokoklara bağlı 3.000-6.000 menenjit vakası meydana gelmektedir. Menenjit bulguları başağrısı, yorgunluk, kusma, huzursuzluk, ateş, nöbet ve komadır. Pnömokokların oluşturduğu menenjitlere bağlı ölüm oranı yüksektir (%30) ve bu oran yaşlılarda %80’e kadar çıkar. Pnömokoklar orta kulak iltihabının da sık görülen etkenlerinden birisidir. Kulak enfeksiyonlarının %30-%50 S.pneumoniae ile meydana getirilir. Çocuklarda en sık doktora gitme nedeni orta kulak iltihabıdır.

Pnömokokal hastalıklar ne kadar ciddidir?

Pnömokoklar Amerika’da her yıl 6.000 civarında ölüme neden olmaktadır. Bu ölümlerin yaklaşık yarısının aşı ile önlenmesi mümkündür. Küçük çocuklar ve yaşlılarda (beş yaş altı ve 65 yaş üzeri) ciddi hastalık görülme oranı en fazladır. Vaka ölüm oranları menenjit ve bakteremide en fazladır. En sık ölüm ise yaşlılar ve altta yatan bir hastalığı olan kişilerde en yüksektir. Uygun antibiyotiklerle tedavi ve yoğun tıbbi bakıma rağmen pnömokokların meydana getirdiği baktereminin (bakterinin kana karışması) vaka ölüm oranı erişkinlerde yaklaşık %20’dir. Yaşlılarda ise bu oran %60 gibi yüksek bir orana ulaşmaktadır. Amerika’da pnömokok aşıları kullanıma girmeden önce pnömokoklar beş yaş altındaki çocuklarda ciddi hastalığa neden olmaktaydı. Her yıl yaklaşık 700 menenjit, 17.000 kan enfeksiyonu, 5 milyon kulak enfeksiyonu ve 200 ölümle sonuçlanıyordu. 2 yaşın altındaki çocuklar pnömokoklar için en yüksek risk altındaki grubu oluşturmaktadır.

Pnömokokal hastalıkların tedavisi var mıdır?

Pnömokokların tedavisi için tercih edilen ilaç Penisilindir. Bununla birlikte Penisiline ve diğer antibiyotiklere karşı gelişen direnç giderek artmaktadır. Antibiyotiklere karşı direnç geliştirmiş mikroplarla enfeksiyona yakalanmak hem başka antibiyotiklerle çok pahalı bir tedavi uygulanması gerekliliğine hem de uzun süreli hastane yatışına neden olacaktır. Bu ciddi bakteriyel enfeksiyonu tedavi etmede her geçen gün artan güçlük bu mikroba karşı aşılanmanın öneminin giderek daha da artmasına neden olmaktadır.

Pnömokokal hastalık geçiren bir kişi hastalığı ne kadar süreyle bulaştırır?

Hastalığın hangi dönemde bulaştırıldığı kesin olarak bilinmemektedir. Mikrop alındıktan sonra solunum yolunda bulunmaya başladığından itibaren ve burada kaldığı sürece hastalık bulaştırılabilmektedir.

Pnömokokal hastalık birden fazla kez geçirilebilir mi?

Evet. Pnömokokların bilinen 80’den fazla tipi vardır ve pnömokok aşılarının içinde bu tiplerin 23’ü bulunmaktadır. Bu tiplerden birisiyle hastalık geçirmiş olmak diğer tiplerin oluşturabileceği hastalıktan korumaz. Bir kişi bir veya birkaç kez ciddi (invazif) pnömokokal hastalık geçirmişse bile yine de aşılanması gerekmektedir.

kaynak:www.asidanisma.com

 

FAVORİLERE EKLE   

 

 

 

Yeni Doğan Bebek
Ay Ay Bebek Gelişimi
Bebeklerde Beslenme
Bebek Bakımı
Boy Kilo Cetveli
Aşı Tablosu
Otomatik Hesaplayıcı
Bulaşıcı Hastalıklar
Vitamin ve Mineraller
Anne Sütü
Topuk Kanı
İnek Sütü Kullanımı
Ek Besinler
Çocuk Gelişimi
Bebek Yemek Tarifleri
Bebek İsimleri
Bebek Resimleri
Bebekler İçin Ninniler
 

      

 
ANA SAYFA Copyright @ 2006 webanne.com REKLAM ve İLETİŞİM

Yasal Uyarı: Webanne' nin içeriği ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımaz. Her tıbbi sorun hekim tarafından ayrıntılı olarak dinlendikten, hasta muayene edildikten, gerekli laboratuar ve röntgen tetkikleri yapıldıktan sonra sonuçlandırılabilir. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. webanne.com sağlıkla ilgili tüm konularda en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan öğrenilebileceğini savunur. Belirli bir tıbbi tavsiye, tanı ya da tedavi için mutlaka doktorunuza danışın. Sitemizdeki bilgiler bu amaçla kullanılmamalıdır.

   

    Sağlık ve Tıp