YUMURTALIK KANSERİ
YUMURTALIK KANSERİNİN BELİRTİLERİ
NELERDİR ?
-Kasıklarda ağrı olması,
-Kasıklarda basınç hissine bağlı sürekli idrar yapma veya
dışkılama hissinin olması,
-Kitle veya karın içinde sıvı toplanmasına bağlı karında şişlik
yakınmasının olması,
-Gaz, iştahsızlık, uzun süren karın ağrısı veya hazımsızlık gibi
sindirim sistemi problemlerinin olması,
-Anormal vajinal kanama olması
Yumurtalık kanseri riskini arttıran durumlar nelerdir?
-Menapozdan sonra hormon replasman tedavisi,
-Aile hikayesinin olması (ailede iki veya üç kişide yumurtalık
kanseri varsa risk %7, anne veya kızkardeşte yumurtalık kanseri
varsa risk %5’ dir),
-Yağdan zengin beslenme,
-Perine bölgesine talk pudra uygulanması,
-Serum selenyum düzeyinin düşük olması.
Yumurtalık kanseri riskini azaltan durumlar nelerdir?
-Doğum kontrol ilaç kullanımı,
-Çocuk doğurma ve emzirme,
-Rahmin alınması,
-Tüplerin bağlanması,
-Koruyucu olarak yumurtalıkların alınması,
-Yağlı beslenmeden kaçınma,
-Fertilizan ilaç kullanımından kaçınma.
Yumurtalık kanseri erken tanınabilir mi ?
Yumurtalıklar (overler) kasık bölgesinde iç tarafta yerleşmeleri
nedeni ile erken dönemde tanı konulması zordur.
Bununla birlikte hastaların % 25’ inde erken evrelerde tanı
konabilmektedir.
Erken tanı, tedavi ile başarılı sonuç alma şansını
arttırmaktadır.
Belli bir bölgede sınırlı yumurtalık kanserli hastaların % 90’ ı
tanıdan itibaren 5 yıldan fazla yaşama şansı bulunur.
Serviks kanserinin tarama testi olan Pap testinin yumurtalık
kanserinin erken teşhisinde yararı yoktur.
Yumurtalık tümörleri küçük boyutta iken, muayene ile saptanması
oldukça zordur. Ayrıca, yumurtalık kanserleri, erken dönemde çok
nadiren belirti verirler.
Risk faktörü bulunan ve hiç belirti olmayan kadınlarda tarama
amacıyla yapılabilecek ve kesin sonuç sağlayacak bir test
günümüzde bulunmamaktadır.
Rutin jinekolojik muayene: Bir kadın 18 yaşına geldiğinde veya
seksüel yaşantısı başladıktan sonra yıllık olarak jinekolojik
muayene olması ve tetkiklere girmesi önerilmektedir. Böylelikle
kadın üreme sistemine dahil organlardaki bozuklukların daha
erken dönemde yakalanma şansı artmaktadır.
Günümüzde yumurtalık kanseri riski yüksek olmayan kadınlarda
yumurtalık kanserinin taraması için önerilen kan testi veya
görüntüleme yöntemi yoktur.
Akrabalarında yumurtalık kanseri olan ve yumurtalık kanseri olma
riski yüksek olan kadınlarda, transvajinal ultrasonografi
(vajina içine yerleştirilen küçük bir aletle yapılan
ultrasonografi yöntemi) ve kan testleri ile taranabilir.
Transvajinal sonografi, yumurtalıklardaki kitlesel oluşumları
iyi ya da kötü huylu olarak tip tayini yapmaksızın görüntüler.
Yumurtalık kanseri ile ilgili kan testleri arasında CA-125 düzey
ölçümü bulunur. Yumurtalık kanseri olan kadınlarda bu proteinin
kandaki düzeyi yükselir. Enfeksiyon, basit kist gibi bazı kanser
olmayan yumurtalık hastalıklarında da CA-125’ in kanda
yükselebileceği unutulmamalıdır. Ayrıca bazı yumurtalık
kanserlerinde CA-125 yükselmeyebilir. Bu test yüksek
bulunduğunda, ileri tetkikler yapılarak (görüntüleme
yöntemleri), karın boşluğu içinde sıvı tespit edilirse bu
sıvıdan örnek alınıp incelenerek veya doğrudan yumurtalıklardan
parça örneği alınarak bir kanserin var olup olmadığı
araştırılmalıdır. Kadınlarda kanda CA-125 testi ve transvajinal
ultrasonografi yumurtalık kanserinin kesin teşhisi için tam
olarak yeterli değildir. Kesin tanı için patolojik inceleme
gereklidir.
CA-125 testi, yumurtalık kanseri nedeniyle ameliyat geçirmiş ve
yumurtalıkları alınmış olan kadınların takibinde çok
yardımcıdır.. Bu hastalarda periyodik olarak CA-125 düzeyi
ölçülerek uygulanan tedaviye cevap ve tedavi kesildikten sonra
gelişebilecek nüksler takip edilir. CA-125 düzeylerinin
takiplerde yükselmesi kanser nüksünün önemli bir göstergesidir.
Transvajinal sonografi ve CA-125 testleri kesin güvenilir
olmamakla birlikte, ailesinde yumurtalık kanseri olan yüksek
riskli kadınlarda yapılması önerilir.
Yumurtalık kanseri tanısı nasıl konmaktadır?
Kasık bölgesindeki bir kitlenin kesin olarak kanser olup
olmadığını ayırd eden tek yöntem biyopsidir. Biyopsi, şüpheli
kitle veya oluşumdan çeşitli yöntemlerle alınan değişken
büyüklükteki doku parçasıdır. Alınan biyopsi mikroskop altında
incelenir. Karın içinde sıvı biriken hastalarda (asit sıvısı),
bu sıvıdan örnek alınarak kanser hücreleri gösterilebilir.
Biyopsi genellikle ameliyat ile alınır. Hastalığın yaygınlığına
göre yapılacak olan işlem laparotomi (karın cildi kesilerek
yapılan ameliyat türü) ya da laparoskopi (karında açılan küçük
bir delikten ışıklı bir aletle girilerek yapılan ameliyat)
olarak seçilebilir. Yumurtalık kanserinde cerrahi tedavinin
amacı tanı ve evreleme için doku örneklerinin alınması ve
kanserli dokuların çıkarılmasıdır. Bir diğer tanı yöntemi, ince
bir iğne ile ultrason ya da bilgisayarlı tomografi eşliğinde
girilerek parça alınması yöntemidir. Bu yöntem hastalığı çok
ilerlemiş olması nedeniyle ya da başka bir hastalık nedeniyle
ameliyata alınamayan hastalarda tanı konması için iyi bir
alternatiftir.
Yumurtalık kanserinin tanısında kullanılan görüntüleme
yöntemleri nelerdir?
Bilgisayarlı tomografi (BT), manyetik rezonans (MR) ve ultrason
gibi görüntüleme yöntemleri kasıklarda bir kitle olup olmadığını
saptamada kullanılan radyolojik tetkiklerdir. Ancak bu yöntemler
kitlenin kesin olarak kötü veya iyi huylu olup olmadığını ayırd
edemezler. Kesin tanı biyopsi olarak isimlendirilen, şüpheli
dokudan alınan örneklerin mikroskop altında incelenmesi ile
konmaktadır.
Bilgisayarlı Tomografi (BT): bir x ışınının insan vücudu
etrafında dönerek çeşitli açılardan görüntüleme yapan bir
görüntüleme yöntemidir. Alınan görüntüler daha sonra bir
bilgisayar tarafından birleştirilerek vücudumuzun içinin detaylı
bir görüntüsünü oluştururlar. Film çekilirken ayrıntılar, bir
çeşit boya olarak düşünülebilecek bir kontrast madde
kullanılarak daha detaylı olarak görüntülenir.
Manyetik rezonans görüntüleme (MRI): manyetik alan ve bilgisayar
kullanılarak vücudumuzun içinin detaylı resimlerini verir. Bu
yöntemde x ışınları kullanılmaz.
Ultrasonografi: Prob adı verilen bir aletten salınan ses
dalgalarının yumurtalıklar veya diğer organlardan yankılanmaları
ile elde edilen görüntülerin bilgisayar yardımı ile ekrandan
yansıtılması ile yapılmaktadır. Kitlesel oluşumların yapısının
katı veya içi sıvı dolu kistik bir yapıda olup olmadığını ayırd
eder. En sık kullanılan görüntüleme yöntemidir.
Renkli doppler akımı: Bu yöntem yumurtalıkların damarlarla
kanlanmasını gösterir. Yumurtalık kanserlerinde genellikle
yumurtalıklara olan kan akımı artar. Ancak bazı iyi huylu
hastalıklarda da yumurtalıklardaki kan akımı artabilir.