BEBEĞİN AĞIRLIĞI
Her bebekte farklılık göstermekle birlikte ortalama bebek ağırlığı
3.4 kg.‘ dır.
Erkek bebeklerin ağırlığı kız bebeklere göre biraz daha
fazladır.
Ağır bebekler: 4.5 kg. Üzerinde doğum ağırlığı olan bebekler
normalden ağır olarak kabul edilirler. Ama bilinenin aksine bu bebekler
ekstra sağlıklı olarak kabul edilmezler. Şeker hastası olan annelerin
bebekleri normalden daha ağır olabilirler.
Hafif bebekler: Eğer bebeğin doğum ağırlığı 2.5 kg dan daha az ise bu
bebekler düşük doğum ağırlıklı bebekler olarak adlandırılırlar. Bu
bebeklerin normal bebeklerden tek farkı daha sık beslenmeye ihtiyaçları
olmasıdır. Eğer bebeğin ağırlığı 2.3 ile 2.5 kg. Arasında sağlıklı
görünse bile önlem olarak özel bakıma alınabilir. Bu bebeklerde en sık
görülen sorunlar nefes alma, emme problemleri ve vücut sıcaklığı
sorunlarıdır.
Eğer bebek 2.3 kg. Altında bir doğum ağırlığında ise özel bakım
gereklidir.
İLK MUAYENE
Doğumdan 24 saat sonra bebek tıbbi
bir kontrolden geçirilir. Bu muayenenin ailenin yanında
yapılmasının aileyi tatmin emektedir. Bu muayenede sırasıyla
bebeğin kilosu, ve vücut ölçümleri (baş çevresi,boyu)
yapılmaktadır. Sonra sırasıyla kalp ve akciğerleri
dinlenmekte, iç organlarının elle muayenesi yapılmaktadır.
Ayakları, bacak boyu, kalça çıkığı muayenesi ayrıca
yapılmaktadır. Daha sonra erkek çocuklarda testislerin yerinde
olup olmadığı kontrol edilmektedir. En sonda bebeğin omurgası
ve makatı kontrol edilmektedir. Bu muayene sırasında merak
edilen her soru sorulmalıdır.
YENİ DOĞAN BEBEKTEKİ ALIŞILMADIK ANCAK NORMAL OLAN DURUMLAR:
Deri:
Yeni doğanın derisini rengi pembe-kırmızıdır. Bu derinin inceliğinden
kaynaklanmaktadır.
Renk değişimi:
Bebeğin kan dolaşımı henüz çok düzenli olmadığından elleri ve
ayakları mavi-mor görünebilir.
Noktalar(spot):
Genellikle burun çevresinde görülen beyaz noktalar henüz tam olarak
çalışmayan ter bezlerinden kaynaklanmaktadır. Bu birkaç hafta kalabilir.
Yine yüzde kırmazı plakalar halinde olan döküntüye “toksik eritem”
olarak adlandırılır ve tedavi gerekmeden kendiliğinden düzelir.
Mavi yamalar:
Bunlar mongol lekeleri olarak ta bilinir ve deri altında mavi
pigmenti n geçici birikiminden kaynaklanır.
Soyulma:
İlk günlerde bebeğin derisi soyulabilir. Bu özellikle avuç içi ve
ayaklarda görülür. Bu hafif nemlendiriciler ile çözümlenebilir.
Saç:
Bebeklerin saç miktarı çok farklı olabilir. Ama genellikle doğum
sırasındaki saçlar dökülür. Vücuttaki siyah tüyler ise zamanla dökülür.
Konak (saçlı derideki kepek benzeri birikim) :Konak
Bebeğin saç diplerinde görülen kirli sarı renkte kabuklu bir deri
hastalığıdır.
Bebeğin başına banyo yapmadan önce temiz bir tülbente kızdırılıp
soğutulmuş zeytin yağını sürüp, hafifçe ovalayıp yumuşamasını bekleyin.
Banyo esnasında o bölgeyi hafifçe ovarak yıkayın.Bu işlemi kabuklar
kayboluncaya dek birkaç kez tekrarlayın.
Bu da deri soyulmasının bir türüdür ve temizlikle bir ilgisi yoktur
BAŞ
Biçimi:
Bebeğin başı doğum sırasındaki travmalara uygun olarak değişik bir
şekilde görülebilir. Bu kafanın hasarlandığı anlamına gelmez.
Bıngıldaklar:
Bunlar henüz kafa kemiklerinin birleşmediği yerlerdir. Bıngıldaklar
sağlam bir zar ile kaplıdırlar ve normal temas ile hasar görmezler.
Bazen nabız atışı şeklinde bıngıldakta hareketlenme olabilir. Bu tamamen
normal bir durumdur. Eğer bıngıldak içeri basık görünüyorsa bebeğin
nispeten susuz kaldığının bir bulgusu olabilir. Eğer bıngıldak dışarı
doğru çıkık ve bebek ağlamıyorsa, bu bir hastalık göstergesi olabilir ve
doktora görünmek gereklidir.
GÖZLER
Şaşılık:
İlk günlerde olan şaşılık normaldir. Bebek gözlerini hareket
ettirirler. Ak onları kontrol edinceye kadar gözleri kayabilir. Bu durum
6. Ayda düzelir. Ancak sabit bir şaşılık varsa doktora görünmek
gereklidir.
KULAKLAR
Akıntı:
Kulak yolu kendi ürettiği balmumu benzeri bir salgıyla kendi kendini
temizler. Ancak bu salgı ile iltihap akıntısının karıştırılmaması
önemlidir.
Ağız:
Bebeğin dili altındaki doku nedeniyle erişkinlere göre daha
hareketsizdir. Bu dilin hareket etmediği kanaatini doğurabilir. Bu
zamanla düzelir. Ve gerçekten bağlı dil olarak adlandırılan durum az
görülen bir durumdur. İlk yaş günüde dil tamamen hareket etmelidir.
Üst dudaktaki kabarcıklar:
Bunlar emme sonucunda oluşan kabarcıklardır ve bebek emdiği sürece
görülebilirler.
Beyaz dil:
Yalnızca anne sütüyle beslenen bebeklerin dilinin beyaz olması normal
bir durumdur.
Pamukçuk:
Ağız
içinde oluşan beyaz lekelerdir. Ağrı nedeniyle bebeğin emmesini
engeller. Bunu gidermek için;
Bir fincan suya bir çay kaşığı karbonat atıp karıştırın.
Parmağınıza temiz tülbent sararak, bu karbonatlı su ile bebeğin ağzını
bastırarak günde üç dört kez temizleyin.
Her emzirmeden önce göğüslerinizi silin ve kaynamış soğumuş su ile
durulayın.
Sıvı dolu keseler:
Bunlar damakta görülebilen zararsız kistlerdir.
Memeler:
Yeni doğan kız ve erkek bebeklerde memelerin şişkin olması hormonlara
bağlı bir durumdur ve doğumdan 3-5 gün içinde belli olurlar. Bazen az
miktarda süt benzeri salgı da gelebilir. Bunun kesinlikle sıkılmaması
gereklidir.
Göbek Bakımı:
Bebeklerde yeterli göbek bakımı yapılmaması ölümle sonuçlanabilecek
hastalıklara neden olabilir. Bunu önlemek için:
Bebeğe mikrop bulaştırmamak için elerinizi yıkayın.
Mersollü veya alkollü bir pamukla göbek kordonunu ve çevresini iyice
silin.
Göbek kordonunu içine alacak biçimde hazır sargı bezi veya ütülenmiş bir
bez ya da tülbentle göbeği sarın.
Göbeğe kesinlikle lokum,hamur,pudra gibi şeyler koymayın.
Bebeğinizi, göbeği düşünceye kadar silerek temizleyin ve göbeği
düşdükten sonra banyo yaptırın
Eger göbek ve çevresi kızarık, şiş ve göbekten akıntı geliyorsa en yakın
sağlık kuruluşuna, başvurun.
Cinsel organlar:
Erkek ve kız bebeklerin cinsel organları hormonlar etkisiyle büyük
görünebilir. Cinsel organlarda kızarıklık, şekil değişiklikleri
bulunabilir bunlar ilk muayene sırasında doktor tarafından kontrol
edilecektir ancak bu sırada merak edilen her şey doktora sorulmalıdır.
İnmemiş testis:
Erkek çocukların testisleri karın içinde gelişir ve torbaya doğum
öncesinde inerler. Eğer ilk muayene sırasında doktor torba içinde
testisleri hissetmezse bu her zaman inmemiş testis anlamına gelmez
testisler hareketli-retraktil- de olabilirler. Eğer testis gerçekten
inmemişse gerekli tıbbi müdahale zaman içinde yapılacaktır.
Kapalı sünnet derisi-fimozis:
Yeni doğanların sünnet derisi genellikle sıkıdır. Sünnet derisi geri
çekilemez çünkü bu yaşta elastik değildir.
Katran renkli dışkı:
Mekonyum: bu siyah-yeşil renkte yapışkan olan dışkı bebeğin ilk
dışkısıdır. İlk gün bu dışkının gelmemesi doktora söylenmelidir.
Dışkıda kan:
Nadiren bebeğin dışkısında kan görülebilir. Bu doğum sırasında olan
kanamanın yutulmasından kaynaklanmaktadır. Ancak bezin doktora
gösterilmesi gerekebilir.
Kırmızı idrar:
Çok erken gelen idrar kırmızı renkli ürat kristalleri içerebilir.
Benzer şekilde bezin doktora gerekebilir.
Sık idrar:
Bebeğiniz 24 saat içinde 30 kereye kadar idrar yapabilir. Anormal
olan 4-6 saat boyunca idrarını yapmamasıdır.
Pişik:
Bebeğin boyun, koltuk altı, kasıkları ve kalçalarının kızararak
iltihaplanmasıdır.
Bebeğin her altı değiştirildiğinde ılık su ile yıkayın ve altına muşamba
bağlamayın.
Cilt koruyucu yumuşatıcı merhemler veya kızdırılıp soğutulmuş ılık
zeytinyağı sürün.
Altını sık sık değiştirin ve idrar veya dışkıyı dışarı sızdırmayacak
kalınlıkta bez kullanın.
Bebek çamaşırları temizliğinde deterjan yerine sabun veya sabun tozu
kullanın ve bol su ile durulayın.
Vajinal kanama:
Kız bebeklerde çok az miktarda vajinal kanama görülebilir, bu annenin
hormonlarından kaynaklanmaktadır.
Vajinal akıntı:
Berrak veya beyaz renkli bir vajinal akıntı normaldir ve birkaç gün
içinde kesilir.
Burun akıntısı:
Az miktarda burun akıntısı normaldir ve bebeğin soğuk aldığı anlamına
gelmez.
Gözyaşı:
Bir çok bebek 4-6 haftalık oluncaya kadar gözyaşı dökmeden ağlarlar.
Bu da normaldir.
Gözlerde Kızarıklık ve Çapaklanma
Gözlerde kızarıklık, çapaklanma varsa;
Bebeğinizin göz temizliğini yapmadan önce kendi el ve tırnak
temizliğinizi yapın.
Kaynamış ılıtılmış suya batırılmış ve iyice sıkılmış temiz bir tülbentle
içten dışa doğru silin.
Terleme:
Bebeklerin ısıyı alıp kaybettikleri yerleri başlarıdır. Bazı
bebeklerin boyunlarında da terleme olabilir.
Kusma:
Beslendikten sonra bir miktar kusma normaldir.
BEBEĞİ TUTMA VE TAŞIMA
Yeni doğan bebeklerin düşürülme korkusu içgüdüsel olarak
bulunmaktadır. Henüz başını tutamayan bir bebeğin başı
desteklenemediğinde başı arkaya düşecek ve bebek iç güdülerinden gelen
korkuyu yaşayacaktır. Bebek her kucağa alındığında onun bütün vücudunu
destekleyecek şekilde tutmak gereklidir. Onu kendinizi belli etmeden
kucaklamanız onu yalnızca korkutacaktır.
GİYİM:
Bazı bebekler giyinmekten ve bezlenmekten hoşlanmaz. Bunların başlıca
sebepleri şunlardır:
- Soğuk bir yüzeye vücutlarının temas etmesi çıplak derilerinin
havayla temas etmesi
- Kıyafetlerin başlarının üzerinden çıkarılması
- Ayaklarının havada tutulması
Deneyler çevre sıcaklığı 29 derece civarına geldiğinde vücudun
sıcaklık üretimini durdurduğunu göstermektedir. Buna göre normal doğum
ağırlığındaki bir bebeğin giyimi bulunduğu ortamın sıcaklığına göre
çabuk değişebilir olmalıdır.
Bebeğin asıl ısı kaybı başından olmaktadır. Buna göre başı
korunmalıdır.
Derin uykuda bebek soğuğa daha duyarlı olmaktadır. Derin uykuda bebek
arada sırada kontrol edilmelidir. Bebeğin üşüdüğünün belirtileri: nefes
alma hızı artar. Huzursuzdur.
Bebek daha çok üşüdükçe daha sakinleşir. Ve bu halde onu sarmak
içerideki soğuk kıyafetlerin izolasyonuna ve bebeğin daha çok üşümesine
yol açar. Bu durumda bebek sıcak bir ortamda soyulmalı ve kıyafetleri
değiştirilmelidir.
Yazın bebeklerin kıyafetlerinin pamuklu olmasına özen gösterin.
Sentetik kıyafetlerden kaçının. Eğer bebek çıplak iken mutluysa ortam
müsaitse bırakın çıplak kalsın. Dışarıda ise güneşten koruyun.
BEBEĞİN TEMİZLİĞİ
Bebeklerin altları dışında sık temizlenmeye ihtiyacı yoktur.
Genellikle kordon düşünceye kadar bebeğin yıkanmaması önerilir. Banyo
yerine vücudunu ıslak bezle silebilirsiniz. Bu sırada burun ve kulaklara
kulak temizleme çöpü sokmayınız.
İdrar ve kaka alışkanlıkları
Bebeğin ilk kakası siyah-yeşil renkli katran kıvamındadır ve mekonyum
olarak adlandırılır. Eğer ilk gün kaka yapmamışsa doktor haberdar
edilmelidir.
Kakanın değişmesi: Mekonyum sonrası kaka kahverengi-yeşil yarı sıvı
ve içinde katı parçalar bulunan bir haldedir. Eğer kaka sizi
endişelendiriyorsa bezi alın ve doktoruna sorun.
Kaka alışkanlığının oturması:
Anne sütü alan bebeklerin kakası sarı macun kıvamında olur. Fakat
bazen yeşil renkli ve sıvı olabilir. Önemli olan bebeğin genel durumudur
kakasının değişimi çok önemli değildir. Hazır mama alan bebeklerin
kakası daha fazla ve daha yoğundur.
Kabızlık:
Biberon alan bebekler günde birkaç kez kaka yaparlar ancak meme alan
bebekler birkaç gün kaka yapmadan geçirebilirler. Biberon alan bir bebek
iki günde bir kaka yapıyorsa bunun sebebi genellikle suyu az içmesidir
İshal:
Biberon alan bebekte ishal başlarsa doktora görünmek gerekir eğer
eşlik eden kusma da varsa acil muayene gereklidir. Gastroenterit denilen
sindirim yollarının iltihabı küçük bebekler için tehlikeli olabilir.
Ancak ishallerin çoğu iltihaptan değil yiyeceklerdendir.
Renk değişiklikleri:
Katı gıdaya başlamadan önce verilen bazı gıdalar kakanın renk
değişikliğine yol açar.
İdrar:
Önemli olan idrarı ne kadar sık yaptığı değil yapmadığı önemlidir.
Birkaç saatlik kuru kalan bebeği dikkatle izlemek gerekir. Ağlama ve
sakinleştirme bebekler ağladığında genellikle bunun bir sebebi vardır.
İsilik:
İsilik, hafif kırmızılıktan cerahatli iltihaba kadar değişen
görüntülerde olabilir. Erken dönemde hafif kırmızılıkla başlar, ama
ileri dönemlerinde iltihaplı hale dönüşebilir. İsilik, bebeğin altını
silerken kullanılan bezlerin yapıldığı maddelere karşı alerjiden olduğu
gibi idrarın asitliğinden de kaynaklanabilir. Veya her ikisi birden de
olabilir. Çözüm basittir. Ilık su en iyi çözümdür. Bebek her altını
kirlettiğinde altı hemen temizlenmedir. Mümkün olduğunda altını açık
bırakın ve bu halde tutun.
YENİDOĞAN TARAMA TESTLERİ
Belirtiler
Koruyucu sağlık hizmetlerinin en önemli parçasını taramalar oluşturur.
Tarama testlerinin en yaygın bir şekilde uygulandığı dönem yenidoğan
dönemidir Metabolik hastalığın bulgu vermeden ve geriye dönüşümsüz
zararlar oluşturmadan teşhisini koymak temel amaçtır. Taramada
kullanılan testler ile tanı amaçlı testler arasındaki farklılık vardır.
Tarama testi sağlıkla ilgili bir sorun olabileceği konusunda uyarır. Tek
başına kesin olarak hastalığın olduğunu söyleyemez. Şüphe edilen
durumlarda kesin tanı koydurucu testler yapılmalıdır.
Günümüzde tarama programına alınması gerekli iki hastalık vardır.
Birincisi fenilketonüri hastalığıdır. Yenidoğan bebeklerde görülen
fenilketonüri hastalığı tedavi edilebilir zeka geriliklerinin en önemli
nedeni olup erken konulan teşhiş ile önlenebilmektedir. Fenilketonüri,
yenidoğan bebeklerin karaciğerindeki fenilalanin hidroksilaz enzim
eksikliği sonucu ortaya çıkan doğumsal metabolik bir hastalıktır.
Doğumda normal olan bebekte beslenmeyi takiben metabolize olamayan ve
biriken fenilalanin ve artıkları giderek beyin dokusuna toksik etki
gösterir. Zeka geriliği beş ve altıncı aylarından sonra belirgin hale
gelir. Tedavisi fenilalaninden kısıtlı diyettir. Tedavi iyi ve yeterli
sürede uygulandığı zaman çocuk beklenen zeka potansiyeline ulaşır. Bunu
başarabilmek için erken tanı önemlidir.İkincisi tiroid bezinin yokluğu
veya az çalışması sonucunda oluşan doğumsal hipotiroididir. Önlenebilir
zeka geriliğinin önemli nedenlerinden bir diğeridir. Erken tanı ile
hormon tedavisi verilerek zeka geriliği önlenebilir.
Sağlıklı zamanında doğmuş bebeklerde kan örneği ilk 7 gün içinde
olmalıdır. Eğer ilk örnek ilk 24 saat içinde alındı ise, bebek 1-2
haftalık olunca yeni bir örnek alınarak metabolit birikimi ile giden
metabolik hastalıklar için yeniden test edilmelidir.
Metabolik tarama amaçlı kan örneği alınması için en ideal zaman bebeğin
proteinli besinler almaya başlamasından 24 saat sonrası, ilk 72 saatlik
süredir. Metabolik tarama amaçlı kan örneği özel filte kağıtlarına
alınır. Bu kağıtların üzerine hasta ile ilgili tüm bilgiler, adres ve
telefon eksiksiz olarak yazılır. Sonuçlar iki veya üç hafta içinde belli
olur. Kan örneği yetersiz ise veya şüpheli ise yeni örnek istenir.
İşitme taraması ve görme her yenidoğan bebeğe uygulanması gereken bir
taramadır. Bebeğin gözlerinin ışık veya objeye fikse olup takip etmesi
ile görme taraması yapılır. Prematür doğum öyküsü, ailede çocukluk çağı
görme problemlerinin olması bebeğin ayrıntılı tetkiklerle taranmasını
gerektirir.
Ayrıca yenidoğan döneminde gelişimsel kalça displazisi, konjenital kalp
hastalıkları, hiposfadias, inmemiş testis, yarık damak, dudak gibi
hastalıklar da fizik muayene ile taranabilir.
Doğuştan kalça çıkığında ise son zamanlarda ultrasonografi
kullanılmaktadır ve 4-6 aya kadar kalça anormalliklerini tanımlamada
duyarlıdır.
Hastanemizde her yenidoğan bebeğe ortalama beşinci gününde fenilketonüri
ve TSH taraması yapılmaktadır. İşitme testi 2001 yılından itibaren
hastanemizin yenidoğan rutin taramaları içine girmiştir. Doğuştan kalça
çıkığı için yenidoğanlar taburcu olmadan önce muayene edilip birinci
ayda kalça USG ile taranmaktadır.
Kaynak:med.fatih.edu.tr
BEBEK
BANYO VİDEOLARI İÇİN VİDEO BÖLÜMÜMÜZÜ GEZEBİLİRSİNİZ