AÇILIŞ SAYFASI YAP  

 

 

 

Gebeliğe Hazırlık
Gebelik Dönemi
Gebelikte Sorunlar
Hafta Hafta Gebelik
Ay Ay Gebelik
Egzersizler
Doğum
Doğum Sonrası Bakım
Emzirme
Doğum Kontrolü
Ultrasonografi
3D Ultrason
4D Ultrason
Fetoskopi
Doğum Videoları
Video Bölümü
Tüp Bebek
Kürtaj
Kadın Sağlığı
Cinsel Sağlık
Kısırlık
Kadın ve Güzellik
Sağlık Haberleri
Yemek Tarifleri
Ekart
Nöbetçi Eczaneler
Hastaneler

 

 

 

VÜCUT ÇATLAKLARI

 

 

Bayanların pek çoğunu rahatsız eden vücut çatlakları, genellikle ergenlik döneminden itibaren kilo alıp verme, hızlı boy uzaması gibi nedenlere bağlı olarak ortaya çıkar ve bacak, kalça, bel çevresi, göğüs ve diz arkalarında enine-boyuna ince beyaz çizgiler şeklinde yer alırlar.

Derinin aşırı gerilimine bağlı olarak, cildin elastin ve kolojen dokularındaki tahribat sonucunda ortaya çıkan vücut çatlakları bir çeşit deri yırtılmasıdır. İlk oluştuklarında pembemsi görünümdedirler, zamanla bu pembe çizgiler beyaza dönüşür. Çatlakların derecesine ve yoğunluğuna bağlı olarak renk açık pembeden morumsu tonlara kadar değişebilir. Ayrıca yine derideki esnemelerin yoğunluğuna bağlı olarak çatlaklar sadece renk farklılıkları şeklinde değil aynı zamanda çukurlaşmış görüntüler şeklinde de oluşabilirler.

Striae Atrophica denilen vücut çatlakları sadece ergenlik döneminde değil, özellikle kilo alımına bağlı ciddi fiziksel ve hormonal değişimlerin yaşandığı hamilelik döneminde de gögüs, kalça, karın ve bel çevresinde çok sık görülmektedir.

Bunlara ek olarak uzun süre kortizon kullanımı, Cushing Sendromu, Marfon Sendromu gibi hastalıklar da derimizi bir arada tutan bağ dokuyu ve cilt unsurlarını olumsuz etkiledikleri için çatlaklara neden olan faktörlerdir. Şu bir gerçektir ki aynı yaşta, aynı kiloyu alan her iki kişide de çatlak problemi oluşacak diye bir genelleme doğru değildir. Dolayısı ile çatlakların oluşumunda cildimizin genetik özellikleri ve aşırı kuru yapıda olması gibi unsurlar da son derece etkilidir.

Bilim adamları ergenlik ve hamilelik döneminde oluşan çatlaklara sadece derinin gerilerek yırtılmasına neden olan kilo artışı ve genleşmenin değil bunun yanısıra aynı dönemlerde adrenaller tarafından salgılanan ve oranı ciddi derecede artan glucocorticoid hormonlarının da neden olabileceğini belirtmektedir.

Çatlaklar mikroskopta incelendiğinde doku altında kolajen ve elastin yapı tahrip olduğu için çatlakların etrafında derinin olması gerekenden çok daha ince olduğu gözlemlenmiştir.

Şu unutulmamalıdır ki çatlakların oluşumunu önlemek ,onları tedavi etmekten çok daha kolaydır. Özellikle çatlaklar henüz pembe renkteyken müdahale etmek alınacak sonucun başarısını arttıracaktır.

Çatlakların iyileştirilmesinde ki, ne yazık ki hiçbir zaman oluştuktan sonra tam olarak giderilemezler. En etkili yöntemlerden biri, Avrupa ülkelerinde de en yoğun uygulananı Dermabrazyondur (micro peeling). Bu yöntem alüminyum oksit adı verilen çok küçük yapıda ince kristal taneciklerin cilt yüzeyinde soyma etkisi yaratarak problemli tabakanın atılması ve alttan yeni doku üretimi esasına dayanır. Genellikle 10 seanslık kürler şeklinde uygulanan bu yöntem acısız ve cilt açısından herhangi bir risk içermeden tamamen yok etmese bile çatlaklarda gözle görülür derecede iyileşme sağlayacak şekilde sonuca ulaştırır. Bu işlem ile beraber güneş ışınları bağdaşmayacağı için sonbahar ve kış ayları işlemin uygulanması açısından en doğru dönemlerdir. Ayrıca çok hafif çatlakları kapatmak için zaman zaman kamuflaj makyajında kullanılan, cildi besleyici özelliği olan, suya dayanıklı ve cilt renginde özel kapatıcılardan da yararlanılabilir.

Önemli olan çatlakların oluşumuna fırsat vermemektir. Bunun için çok sık kilo alıp vermemeye dikkat etmek, cildin elastikiyetini arttırmak için düzenli egzersiz ve esneme hareketleri yapmak, bol su içmek, her duş ve banyoda vücuda peeling uygulamak, hergün cildi nemlendirici ürünler kullanmak (özellikle buğday ve susam yağı ), belirli aralıklarla masaj ve yosun kürleri yaptırmak, ayrıca aşırı güneşlenmemek, sebze-meyve ve protein açısından zengin gıdalar tüketmek ve en önemlilerinden biri sigara içmemek çok önemlidir.

 

 

FAVORİLERE EKLE   

 

 

 

Yeni Doğan Bebek
Ay Ay Bebek Gelişimi
Bebeklerde Beslenme
Bebek Bakımı
Boy Kilo Cetveli
Aşı Tablosu
Otomatik Hesaplayıcı
Bulaşıcı Hastalıklar
Vitamin ve Mineraller
Anne Sütü
Topuk Kanı
İnek Sütü Kullanımı
Ek Besinler
Çocuk Gelişimi
Bebek Yemek Tarifleri
Bebek İsimleri
Bebek Resimleri
Bebekler İçin Ninniler
 

      

 
ANA SAYFA Copyright @ 2006 webanne.com REKLAM ve İLETİŞİM

Yasal Uyarı: Webanne' nin içeriği ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımaz. Her tıbbi sorun hekim tarafından ayrıntılı olarak dinlendikten, hasta muayene edildikten, gerekli laboratuar ve röntgen tetkikleri yapıldıktan sonra sonuçlandırılabilir. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. webanne.com sağlıkla ilgili tüm konularda en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan öğrenilebileceğini savunur. Belirli bir tıbbi tavsiye, tanı ya da tedavi için mutlaka doktorunuza danışın. Sitemizdeki bilgiler bu amaçla kullanılmamalıdır.

   

    Sağlık ve Tıp