Son 2 yıldır ülkemizde 'agresif'
bir zayıflama, rejim ve diyet kampanyası sürdürülmektedir. Bu
kampanya, Batı ülkelerindekinin aksine, rejim öncesi hekim
muayenesi yaptırılmadan ve zayıflatıcı rejim uygulaması hekim
kontrolünde olmaksızın yapılmaktadır. Bu tür yanlış uygulamalar
adeta bir moda şeklinde cereyan etmekte ve sonuçta şişmanlığın
altında yatan tıbbi durumlar göz ardı edilmektedir. Bu kişilerde
hem uygulanan rejim faydalı olmaz hem de hastada şişmanlığa
neden olan hastalığın daha da kötü hale gelmesine neden olur.
Şişmanlık sadece fazla yemek yeme sonucunda ortaya çıkmaz. Bazı
ciddi hastalıklar da şişmanlığa neden olur. Bu hastalıklardan
biri de tiroid hormon yetmezliği (hipotiroidizm)' dir. Tiroid
hormon yetersizliği olan guatr hastalarının zayıflama rejimine
girmeden önce muhakkak tiroid hastalığını tedavi ettirmeleri
gerekir ve ancak bu tedaviden sonra zayıflama rejimin mümkün
olabilir. Aksi halde boşuna uğraştıkları gibi sağlıklarını ciddi
düzeyde tehlikeye atarlar. Tiroid bezesinin yetersiz hormon
salgıladığı durumlarda şişmanlık ortaya çıkar. Bu şişmanlık, göz
çevresinde, göbek etrafında ve daha çok vücudun alt bölümünde
kendini gösterir. Aslında bu durum şişmanlık değil, bir çeşit
ödemdir, ancak ödem olmasına rağmen su söktürücü ilaçlarla
tedavi edilmez.
BAŞARI ŞANSI YOKTUR
Bu bilimsel gerçeği dikkate almadan yapılan zayıflama rejimleri
hem sonuç vermez hem de hastalar için ciddi tehlikeler
yaratabilir. Bu kişilere uygulanacak rejimin başarı şansı da
yoktur. Kaldı ki "hızlı kilo verdirici" rejimlerde bazı
merkezlerde uygulanan "vücuttan su atıcı" yöntemlerle bu
hastaların hızlı sıvı kaybı nedeniyle zarar göreceğini de
hatırlamak gerekir. Ayrıca, tiroid hormon yetersizliği
sonucunda, şişmanlığa ilaveten, vücutta başka sorunlar da
vardır. Örneğin bu hastalarda kolesterol düzeyi de çok
yüksektir. Bu da, bu kişilerde şişmanlığa ilaveten beraberinde
kalpdamar sistemi hastalıklarının da olabileceğine işaret eder.
Dolayısıyla, kilo verdirici rejimlerin bir parçası olan fiziksel
egzersiz bu kişilerde dikkatle planlanmalıdır. Bu nedenle;
zayıflama rejimine girecek hastalarda öncelikle tiroid hormonu
ölçümleri yapılmalıdır. Bu kişilerin öncelikle tiroid hastalığı
yönünden tedavi edilmesi, tiroid hormon düzeyi normale geldikten
sonra muhakkak uzman hekim kontrolünde kilo verdirici rejime
alınmasını öneriyoruz. Tiroid hastalığı tedavi edilmeden çok
katı rejimlerle kilo verdirilse bile, bu hastaların tekrar ve
hızla eski kilolarına gelmesi kaçınılmaz olduğu gibi bu tür
rejimler sırasında hastaların kalp ve böbrek gibi bazı önemli iç
organlarının zarar görmesi de mümkündür.