Çağımızda gelişen teknoloji ile
birlikte hayatımız gittikçe kolaylaşıyor. Birçok işimizi artık
oturduğumuz yerden anında halledebiliyoruz. Tüm bu teknolojik
cihazların insan sağlığına etkileri ise sık sık
tartışılmaktadır. Yeni geliştirilen aletlerin tamamına yakını
bir çeşit elektromanyetik radyasyon emerek ve yayarak işlev
görmektedirler. Radyasyon kavramı çok sayıda dalga boyundaki
enerjiyi kapsamaktadır. Işınların etkisini belirleyen, dalga
boyu ve frekanslarıdır. Öncelikle radyasyonu iyonize ve iyonize
olmayan olarak ikiye ayırmak gerekmektedir. Çok kısa dalga
boylarındaki elektromanyetik dalgalara iyonize radyasyon adı
verilmektedir. Bunların başında röntgen cihazlarındaki X-ray ve
radyoaktif maddelerin yaydıkları ışınlar gelmektedir.
Elektromanyetik radyasyonun birçok diğer şekilleri iyonize
olmayan radyasyon olarak bilinir ve çok daha uzun dalga
boylarına sahiptir. Bunların arasında yüksek gerilim hatları,
bilgisayarlar, cep telefonları, mikrodalga fırınlar ve radyo
dalgaları sayılabilmektedir. Sadece yüksek dozda iyonize
radyasyon dalgaları kansere, düşüklere ve doğumsal anomalilere
neden olabilir.
Mikrodalga Fırınlar...
Mutfaklarımızda yer alan standart mikrodalga fırınlar mikrodalga
radyasyon yayılımını en aza indirgeyecek şekilde izole
edilmişlerdir. İşleyen cihazdan kaçak asgaridir. Yani çalışan
mikrodalga fırının başında durmak gebelikte riskli değildir.
Gebelikte bu tür cihazların kullanımına bağlı kötü bir sonuç
bildirilmemiştir
Bilgisayarlar...
İş yerinde ve evde çok sık olarak kullandığımız bilgisayarlardan
yayılan orta derece mikrodalga radyasyonun yapılan tüm
çalışmalarda bebeğe ve anneye bir zararı gösterilmemiştir. Ancak
uzun süreli bilgisayar kullanımı gözlerde yorgunluk, sırt ve bel
ağrılarına neden olabileceğinden, bilgisayar başında
çalışanların sık sık mola vermeleri ve dolaşmaları
önerilmektedir.
Kablosuz Bilgisayar Ağları...
Kablosuz bilgisayar ağları (wireless computer networks) gittikçe
ülkemizde de yaygınlaşmaktadır. Kablosuz ağların çoğu şu anda
WiFi teknolojiyi kullanmaktadırlar. Amerika, Fransa, Almanya ve
Isveç’te yapılan çalışmalarda elde edilen ölçümlerde WiFi
ağlarındaki radyofrekans sinyallerin insan sağlığı için riskli
olabilecek uluslararası belirlenen seviyelerin çok altında
olduğu tespit edilmiştir.
Bluetooth Teknolojisi...
Kısa mesafede kablosuz iletişim, bluetooth teknolojisi ile
sağlanabilmektedir. Bu tür teknolojide söz konusu enerji
yayılımı cep telefonlarına oranla yüzlerce defa daha azdır.
Dolayısıyla sağlık ve üreme açısından bir risk
oluşturmamaktadır.
Fotokopi Aletleri ve Yazıcılar...
Fotokopi aletleri ve yazıcılardaki floresan ve lazer radyasyon
gebelikte bir risk oluşturmamaktadır. Bu aletlerin yoğun
kullanımı gebelikte zararlı değildir.
Cep Telefonları...
Dünyada ve ülkemizde oldukça yaygın olarak kullanılan cep
telefonları, mikrodalga elektromanyetik radyasyon ile iletişimi
sağlamaktadırlar. Mikrodalga radyasyon iyonize olmayan
radyasyondur. Her cep telefonu modelinden, vücudumuza ne kadar
radyo dalga enerji aktarıldığını ölçmek mümkündür. Bu ölçüme SAR
(spesific absorbtion rate) adı verilmektedir. Avrupada satılan
cep telefonu modellerinin çoğunda o modele ait SAR
bildirilmiştir. Bu değerleri gözönüne alarak müşteriler daha
düşük SAR’a sahip modelleri seçebilmektedirler. Belli değerin
üzerinde radyo dalgalar vücutta ısınma etkisine neden
olabilmektedir. Ancak uluslararası belirlenmiş sınır değerlerin
altında bu tür radyo dalgalarına maruz kalınması insan sağlığı
için bir tehdid oluşturmamaktadır. Ancak beyin aktivitesinde bu
standart değerlerin altında bile bazı değişikliklerin olduğu
kanıtlanmıştır. Ancak nedeni bilinmemektedir. Bu konudaki
araştırmalar henüz yetersizdir. Cep telefonları kullanım
sırasında kulağa tutuluyor bu şekilde anten başa yaklaşık 1-2 cm
mesafede olmaktadır. Genel olarak yayılan güç 250 mWatt,
kullanılan frekans 900,1800 veya 2000mhertz dir. Bu rakamlar
uluslararası kabul edilen standartlar dahilindedir. 30 Ağustos
2005 de kanser araştırma merkezi tarafından yayınlanan raporda
cep telefonu kullanımı ile bazı beyin tümörlerinin sıklığı
arasında bir ilişki tespit edilmemiştir. 10 yıllık cep telefonu
kullanımının beyin tümörü riskini arttirmadığı gösterilmiştir.
Ancak 10 yılın üzerindeki kullanımda etki bilinmemekte çünkü cep
telefonu kullanımı son 10 yılda yaygınlaşmıştır. Daha ileri
araştırmalar sürmektedir. Bu nedenle daha az radyo dalgalarına
maruz kalmak için cep telefonu konuşmalarını kısa tutmak ve cep
telefonu alırken SAR değeri düşük telefon modellerinin tercih
edilmesi önerilmektedir. Hands free kitlerin kullanımının alınan
radyo dalga miktarına etkisi henüz araştırılmaktadır.
Baz İstasyonları...
Yerleşim yerlerine çok yakın cep telefonu baz istasyonlar
kurulmaktadır. Baz istasyonlarının sayısının artması ile
birlikte kapsama alanları gittikçe genişlemektedir. Baz
istasyonları radyo alıcı ve vericileridir. Sir William Stewart
vfe ekibi tarafından yapılan araştırma sonucunda baz
istasyonlarına yakın oturanların ve çalışanların genel bir
sağlık riski altında olmadıkları gösterilmiştir.
Dijital Kablosuz Telefonlar...
Cep telefonlarına benzer şekilde çalışan, evde ve iş yerlerinde
kullanılan dijital kablosuz telefonların(DECT) kullanımı da,
gebelikte düşük oranlarını veya doğumsal anomali riskini
arttırmamaktadır.
Sonuç olarak yaygın olarak kullanılan teknoloji anne adayı ve
doğmamış bebek için bir tehtid oluşturmamaktadır. Ancak
unutulmamalıdır ki kişisel veya çevresel hiçbir risk taşımayan
35 yaş altındaki bir anne adayının zaten bilinen %35 düşük riski
ve bebeğinde %3 doğumsal anomali (sakatlık) riski mevcutdur. Bu
temel riski değiştirmek mümkün değildir.
Anadolu Sağlık Merkezi’nden Kadın Hastalıkları Uzmanı Op.Dr.
Ebru Füsun Akbay