Parmak emme, normal çocuklarda
herhangi bir pisko-patolojik etken olmaksızın
3-4 yaşlarına
kadar görülen bir olgudur.Bebeklerin çoğu başparmaklarını ya da
diğer parmaklarını emerler. Zararsız bir davranış olan parmak
emmeye hemen bebeklerin tümünde rastlanmasının en önde gelen
nedeni,yeni doğan bebeklerin parmak emmeyi daha anne rahminde, (uterus)
öğrenmiş bulunmaları ve doğuştan sahip oldukları en güçlü
reflekslerden birinin emme refleksi olmasıdır. Nitekim ender
olarak yeni doğan bazı bebeklerin parmak ya da bileklerinde
görülen kabarcıklar bunun bir sonucu olmaktadır.
Annelerin büyük bir çoğunluğu parmak emmenin açlıktan
kaynaklandığını düşünürler.Oysa bu emme %50´den %85´lere varan
yüksek bir oranda beslenmeye bağlı olmayan yaygın bir davranış
niteliğinde görülür.1 yaş çocuklarının hemen yarısı parmaklarını
emerler.9 ayda itibaren uykuyla parmak emme arasında yakın bir
ilişkinin olduğu, uykusu gelen bebeğin parmağını ağzına
götürdüğü görülür. Çocuğu parmak emmeden vazgeçirmek üzere
yapılan çabalar, 3 yaşına kadar çocuk tarafından dirençle
karşılanır. Bazı bebekler yeni dişlerinin çıkması ,bazıları da
zorlukla karşılaştıklarında utanma ve sıkılma belirtisi olarak
parmaklarını emerler.
Genellikle 18. ay dolaylarında sıklaşan parmak emmenin 4 yaşına
doğru kaybolması beklenir. Araştırmalar en geç 5-6 yaşlarında
sona erdiği takdirde parmak emmenin zararının olmadığını,ancak
süregelmesi halinde dişlerde deformasyona neden olabileceğini
kanıtlamıştır.
Alt ıslatmada olduğu gibi, sürekli parmak emme alışkanlığı da
psikolojik sorun ve gerginliklerin bir sonucu olarak
gelişebilir. Ebeveynler parmağını emen çocukların çene kemikleri
ve dişleri üzerinde ki etkilerini düşünerek endişeye
kapılabilir. Parmak emmenin alt ve üst dişleri geri ittiği
doğrudur. Parmak emmenin dişleri ne kadar etkilediği parmak emme
süresine ve en önemlisi parmağın ağızda ki duruşuna bağlıdır.
Süt dişlerinde oluşan bu değişiklik 6 yaşından sonra çıkan asıl
dişleri etkilemediği işaret etmektedir.
Emme fonksiyonu yeni doğmuş çocuklarda çok kuvvetlidir. Ancak
parmak emme ve dil emme alışkanlıkları ilk 1.5 sene normal
olmakla birlikte 2 yaşın sonunda kaybolur. Ancak parmak emme,
emzik emme alışkanlığı devam edecek olursa henüz gelişmekte olan
kas ve kemik yapıları üzerine basınç uygulayarak dişlerin yer
değiştirmesine yol açar.
Bu durumda üst ön dişler öne alt ön dişler ise geriye doğru
eğilir ve alt ve üst ön dişler arasında açıklık meydana gelir.
Alışkanlık bırakılırsa bu açıklık kapanır ancak 3.5 yaşından
sonra kalıcılık artar. Parmak emme alışkanlığı gece uyurken de
devam ederse daha etkili olur ve bunun sonucunda üst çenede
darlık (V şeklinde bir çene kavsi) meydana gelir.
Parmak emme alışkanlığı karşısında anne babanın yapacağı en
sağlıklı yaklaşım nedir?
Olayı telaşa kapılmadan sabırla karşılamak ve sürekli
ilgilenmekten kaçınarak, çocuğa bu alışkanlığın bebekçe bir
davranış olduğunu, başkalarını gözüne hoş görünmeyeceğini basit
bir dille anlatmaktır.
Aile içinde sürekli aynı alışkanlığı konu edilerek dikkatleri
çocuk üzerine çekmek, bu nedenle telaşa ve gerginliği girmek ve
çözüm amacıyla çocuğu sürekli eleştirmek yanlış anne baba
davranışları arasında sayılır. Okul yaşında parmağını emme
çocuk, öğretmenin uyarısı, anne babasının eleştirisi, hatta
arkadaşlarını alaylarını karşın bu alışkanlığını sürdürür. Bu
durumda çocuğa yapılan olumlu tavsiye ve açıklamalarla
psikolojik açıdan uyumunun sağlanması, sorunu ortadan kalkmasına
neden olabilir. Burada önemli olan, bir gerileme (regression)
belirtisi sayılan bu alışkanlığı oluşturan etkenlerin ana baba
tarafından keşfedilerek ortadan kaldırılması.
Örneğin,yeni bir kardeşin doğumu,çocukta bu tür bir alışkanlığın
başlamasına neden olabilir.Cıvıldayan, emekleyen, parmak emip
tırnak yemeye başlayan çocuk, bu tür bebekleşme hareketleriyle
kaybettiği ilgiyi kazanma savaşımına girer. Daha önce de
belirttiğimiz gibi, kardeşin doğumundan önce çocuğun
hazırlanması, kardeşin varlığına karşın çocuğun statüsünün devam
edeceği ve onun yerinin ayrı olduğu konusunda çocuğun ikna
edilmesi, kardeşin yardıma muhtaç bir yakını olması nedeniyle
elbirliğiyle ona bakma gereğine çocuğun inandırılması ondaki
gerginliği azaltır. Böylelikle bu gerginlikten kaynaklanan
alışkanlıklar da zamanla kaybolur. Alt ıslatma benzerliği
nedeniyle parmak emme de yaşla azalır. Bu konuda da yine
özellikle ilk çocukluk döneminde tedaviden kaçınılmalıdır. Okul
öncesi dönemindeki parmak emme ya da alt ıslatma durumunda
gereksiz telaş yerine, olayın temelinde anne babanın da etkisi
bulunduğu düşünülerek uzmanlarca sabırlı ve sürekli bazı
eğitimsel önlemler uygulanmalıdır.
Parmak emmenin giderilmesi için alınacak önlemler;
Anne ve babaya parmak emmenin ilk dönemlerde zararsız bir
faaliyet olduğu açıkça anlatılmalıdır. Parmak emmenin biraz önce
değindiğimiz gibi diş deformasyonlarına sebep olmadığı, bir
hastalık mahiyetinde olmadığı açıkça anlatılmalıdır. Çünkü buna
inanan anne, baba ve aile büyükleri ömür boyu sürecek bu kötü
alışkanlıktan çocuklarını vazgeçirmek için çok şiddetli
tedbirlere başvururlar. Hatta çocukların parmaklarına acı
biberler sürenler, dayak atanlar, ellerini kollarını arkadan
bağlayanlar, eline parmaklarına iğne batırıp onlara
unutamayacakları acı verecek cezalar uygularlar.
Bu tenkitler, azarlamalar, dayak atmalar, parmağa acı sürmeler
çocukta olumsuzluğun yükselmesine neden olabilir. Anne babayı
rahatsız etmek için bir davranış olarak kalmasını
pekiştirebilir.
Parmak emme kendi başına çocuklukta ve sonradan uyumu etkileyen
bir alışkanlık değildir. Özel bir düzeltici tedbir almayı da
gerektirmez. Ancak parmak emmeye başlayan veya bunu alışkanlık
haline getirmiş çocuklara bu alışkanlıkları terk etmeleri için
uygun olmayan tedbirlerin, cezaların uygulanması sonucu bir çok
uyum ve duyusal problemlerin ortaya çıkmasının nedeni olabilir.
Basit bir alışkanlığı terk ettirmek için uygulanan metotlar
durumla ilgisi olmayan yeni ve kronik bazı uyum bozukluklarına
sebep olabilir. Küçük yaşlarda çocuklar uygun şekilde
beslenmelidir. Gıda ve anne sütünün kalitesi yanında çocuğun
gıda verilirken tutumuna özel bir
yer ve önem vermek gerekir. Çocuk gerek anne memesinden ve
gerekse biberonla beslenirken annenin göğsüne onun sıcaklığını
duyacak şekilde yaklaştırılmalıdır. Bir taraftan çocuğa gıdası
veya meme verilirken diğer taraftan anne çocuğa gözlerinden
sıcak sevgi akıtmalıdır. Çocuğun gevşek tutulması,hırpalanarak,
azarlanarak gıda verilmesi büyük bir anlam taşımaz, haysiyet
sahibi bir gence al zıkkımlan diye yiyecek vermenin yaptığı
etkiyi yapar. Uygar insanların köpekleri beslerken yaptığı
içtenliği insan yavrusundan esirgerler. Uygun şekilde beslenme
bu problemin ortaya çıkmasında en büyük engel teşkil eder.
Belki çocuk parmak emme veya lastik meme emmeden özel bir haz
duyabilir. Bu hiçbir zaman zararlı bir alışkanlık değildir.
Normal davranışlar ve ilişkiler yoluyla bu alışkanlık 1 yaşının
sonunda terk edilebilir.
Eğer çocuk yürümeye başladıktan veya 1 yaşından sonrada bunu
yapıyor yani parmağını emiyorsa bu çocuğun fazla yorgun,
rahatsız, mutsuz, sıkıntılı, üzüntülü olduğunun belirtisidir.
Çocuğun durumunun incelenmesi düzeltici tedbirlerin yalnız bir
belirti olan parmak üzerinde değil bütün durumu düzeltmeye
yöneltilmesi gerekir.
Çünkü parmak emmenin asıl nedenleri ortadan kalkmadıkça çocuk
parmak emmeye devam edecektir. Çocuğa uygun dinlenme, geniş ve
çeşitli faaliyet olanakları, oyun
ortamları meşgul olmak için olanaklar sağlanmalıdır.
Anne babanın uygun olmayan davranışları düzeltilmelidir.
Çocuklara bu alışkanlığından dolayı şiddet hareketleri
uygulanmamalı ve çocuk batıl fikirlerle korkutulmamalıdır.
Mükafat vaadi, çocuğun bunu terk etme arzusunu ve gücünü
harekete getirecek, çeşitli tedbirler çocuğu harekete getirerek
çocuğun bunu bırakmasını sağlayabilir. Çocuk parmağını ağzına
götürdüğü zaman uyarıcılık yapacak zararsız acı mayi sürülmesi
ve geceleri hatta gerekiyorsa gündüz çocuğa eldiven takılması,
alışkanlığı sona erdirmesi için iyi bir hatırlatıcı olabilir.
Çocuğa bilhassa kendi kendini kontrol etmek için, isterse bu
alışkanlığı terk edeceği inancını kazandırmak, alışkanlığı
yenmek için iyi bir hatırlatıcı olabilir.
Çocuk 4-5 yaşlarına geldiğinde parmağını emmeye devam ediyorsa
kendisine telkinlerde bulunmak faydalı olabilir. Çocuğa bu
yaptığının çocukça bir davranış olduğu başkalarının gözüne hoş
görünmediği onun anlayabileceği bir dille anlatılır. Çocuklar bu
yaşlarda genellikle büyük bir insan gibi olmaya, ebeveyni taklit
etmeye özenir. Çoğu zaman onlar gibi davranır. Ebeveyn çocuğun
bu durumunu çok iyi değerlendirmelidir. Kendilerinin parmak
emmediklerini, çünkü bu durumun pek hoş olmadığını söylemeleri
çoğu zaman etkili olabilir.
Çocuğun erken memeden kesilmesinin karamsar, sadist geç memeden
kesilmesininse güvenli ve iyimser bir kişilik geliştirdiği
görülmektedir.
PSİKOLOG_HİPNOTERAPİST
ASIM EREN