İşte, anne adaylarının karar vermekte,
hekimlerinse cevaplandırmakta zorlandığı bir konu. Özellikle
son yıllarda anestezi ve cerrahi tekniklerindeki gelişmeler
sezeryan doğumu bir altenatif haline getirmiştir. Her iki
yöntemin de birbirine göre bazı avantaj ve dezavantajları
vardır. Bunları dikkate alarak yapacağınız değerlendirmede,
hangisi size daha uygun geliyorsa, o yönde karar vermenizi
tavsiye ederim.
Şimdi her iki yöntemin avantaj-dezavantajlarını ortaya
koyalım:
NORMAL DOĞUM
Avantajları:
• Doğal olan doğum şekli budur.
• İlk doğumlarda biraz zorluk çekilmesine karşın, sonraki
doğumlar çok daha kolay olmaktadır.
• Doğum sonrasında çok daha kısa sürede toparlar, bebeğinizle
ve kendinizle daha rahat ilgilenebilirsiniz.
• Anestezi almanız gerekmez.
• Hastanede kalış süreniz daha kısadır.
• Sezeryana göre daha ekonomiktir.
Dezavantajları:
• Zamanını tam olarak kestiremezsiniz. Yaklaşık bir aylık bir
dönem içinde herhangi bir zamanda doğum olabilir.
• %10-15 ihtimalle, sancılar esnasında bebeğin sıkıntıya
girmesi ya da doğumun ilerlememesi gibi bazı nedenlerle,
normal doğumdan sezeryana dönülmesi gerekebilir.
• Özellikle zor, iri ve çok doğum yapan kadınlarda genital
organlardaki sarkmadan dolayı, sonraki yıllarda operasyon
gerekebilir
• Bebeğin doğumu esnasında yapılan epizyo kesisinden dolayı
birkaç gün otururken ağrı ve rahatsızlık hissi olur.
SEZARYEN
Avantajları:
• Doğum sancılarını hissetmezsiniz.
• Nispeten daha stressiz doğum şeklidir, herşey kısa sürede
biter.
• Zamanını önceden belirlemek mümkündür.
• Genital organlarda sarkma meydana gelmez.
Dezavantajları:
• Doğum sancılarını hissetmeseniz de, işlemden sonra bir
miktar ağrınız olacaktır, çünkü sonuçta bu bir operasyondur.
• Bir kez sezeryan olunca, daha sonra normal doğumu
deneyemezsiniz.
• Yaklaşık 4-5 gün, sürekli olmasa da, yatak istirahatine
ihtiyaç duyarsınız.
• Normal doğuma göre daha pahalıdır.
İşte, bunları dikkate alarak, kendiniz için uygun olan doğum
şekline karar verebilirsiniz. Birkaç tavsiyeyi de aklınızda
bulundurmanızda yarar var:
• Nasıl doğuracağınızı son iki aydan önce düşünmeye
başlamayın. Henüz gebeliğin başında nasıl doğuracağınızı
düşünmek, sizi gereksiz strese sokar. Ayrıca bazen sizin
düşündüğünüzden farklı gelişmeler olabilir. Örneğin, normal
doğuma karar vermişken, bebeğinizin ters gelişi nedeniyle,
sezeryan olmanız gerekebilir.
• Daha önce normal doğum yapmışsanız, bu defa sezeryanla
doğumu düşünmeyin.
• Karara eşinizi de dahil edin, ama kendi fikrinizi asla ihmal
etmeyin.
• Normal doğumun en zor yanı ona karar vermektir.
• Çok çocuk yapmayı planlıyorsanız (4,5,6 veya 10 gibi :)) ),
normal doğumu düşünün.
• Hangi doğum şekline karar verirseniz verin, onun sizin için
en uygun yol olduğunu düşünün.
• En önemlisi; doğum stresine girmeyin. Doğumdan ziyade, doğum
sonrasında bebeğinizle geçireceğiniz güzel zamanları hayal
edin. Ve benim hastalarıma sık sık söylediğim şu sözü
aklınızın bir köşesinde tutun: “Eğer doğum o kadar yaşanılmaz
bir olay olsaydı kadınlar sadece bir kez doğurur, bir daha
bunu asla denemezlerdi.”