AÇILIŞ SAYFASI YAPIN  

 

 

 

Gebeliğe Hazırlık
Gebelik Dönemi
Gebelikte Sorunlar
Hafta Hafta Gebelik
Ay Ay Gebelik
Egzersizler
Doğum
Doğum Sonrası Bakım
Emzirme
Doğum Kontrolü
Ultrasonografi
3D Ultrason
4D Ultrason
Fetoskopi
Doğum Videoları
Video Bölümü
Tüp Bebek
Kürtaj
Kadın Sağlığı
Cinsel Sağlık
Kısırlık
Kadın ve Güzellik
Sağlık Haberleri
Ekart
Nöbetçi Eczaneler
Hastaneler

 

 

 

MOL GEBELİK NEDİR ?

 

 

Mol gebeliği, halk arasında bilinen adıyla "Üzüm Gebeliği", erken gebelik döneminde rastlanan, gebelik ürününün sağlıklı gelişiminin aksadığı bir hastalıktır. Aslında plasentanın anormal gelişimidir ve rahim içinde üzüm tanesi şeklinde bol miktarda oluşumlar içermesiyle karakterizedir.

Mol gebeliğin iki türü vardır: Komplet ve parsiyel (inkomplet):

A)Komplet (tam) Mol: Gebelik sadece plasental dokulardan oluşmuştur. Bebeğe ait hiçbir doku yoktur. Bu durum, çekirdeksiz bir yumurtanın spermle döllenmesi sonucu oluşur. Yumurtanın çekirdeksiz olması nedeniyle bebek gelişimi olmaz ancak bebeğe ait eklerden plasenta gelişmeye devam eder. Plasental yapılardan salgılanan bhCG hormonu nedeniyle hastada gebelik belirtileri bulunur. Bu form, mol gebeliğin daha sık gözlenen şeklidir. Belirtileri gebeliğin erken döneminde ortaya çıkar.

B)Parsiyel (kısmi) Mol: Anormal plasental gelişimin yanı sıra bebeğe ait yapılar da mevcuttur. Normal bir yumurta hücresinin iki spermle döllenmesi söz konusudur. Her ne kadar bebek oluşmuş ise de genetik olarak fazla kromozomu olan bebeğin yaşama şansı yoktur. İçeri giren iki sperm (23+23= 46) ve yumurta hücresi (23) kromozomları birleşince ortaya genetik şifre bozukluğu olan 69 kromozomlu bir gebelik materyali çıkmıştır (Normal insanda 46 kromozom bulunur).

Risk Faktörleri:

Anne yaşının artması ile görülme sıklığı artar. Sosyoekonomik seviyesi düşük ve kötü beslenen kadınlarda daha sık olmaktadır. Görülme oranı 1000 gebelikte 1 olarak bildirilmektedir. Daha önceden mol gebelik geçirmiş olanlarda tekrar mol gebelik geçirme riski 10 kat kadar artar ve %1' e yükselir. İki kez mol gebelik geçirmiş olanlarda risk %10' a yükselir.

Yakınmalar:

Hastada gebeliğin tüm belirtileri bulunabilir.

Adet gecikmesi ilk bulgudur. Yapılan gebelik testleri pozitif çıkacaktır. Mol gebelik genellikle erken gebelik döneminde kanamaya neden olur.

Gebelik bulantı ve kusmaları daha şiddetlidir. Çünkü bu hastalıkta salgılanan bhCG miktarı, normalin çok üstündedir. Nadiren erken dönemde preeklampsi, hipertiroidi, aşırı tüylenme gibi, diğer hormonların salgılanmasının yol açtığı durumlar ortaya çıkar.

Gebelerin bir kısmı 'üzüm tanesine benzer parça düşürme' yakınması ile başvurur.

BhCG(plasentadan salınan bir hormon) yüksekliği nedeniyle bazı hastalarda her iki yumurtalıkta kist oluşumu saptanabilir. Bu kistlerin büyümesi ve hormon salgılaması durumunda ağrı, vücutta tüylenme gibi belirtiler eklenebilir.

Tüm belirtiler, genellikle, parsiyel molde daha hafiftir ve daha geç dönemde bulgu verir.

Tedavi :

Tedavi öncesi, kan testleri yapılır, kan grubu belirlenir, diğer organlara yayılım araştırması yapılır. Akciğer filmi çekilir.

Hastane şartlarında genel anestezi altında rahim ağzının genişletilmesini takiben rahim içerisinin boşaltılması temel tedavi yöntemidir.

Takip:

Mol gebeliği, Gestasyonel Trofoblastik Neoplazi (GTN) olarak adlandırılan bir hastalığa dönüşebilir. GTN, vücudun başka yerlerine de atlayabilen (metastaz) veya rahim içerisinde tekrarlayabilen habis bir hastalıktır

Hastalar, mol gebeliğin nüks riski nedeniyle sıkı takibe alınırlar. Takip programında 1 yıl süreyle hasta gebe kalmamalıdır. Bu amaçla doğum kontrol hapları idealdir. Başlangıçta kan bhCG seviyeleri normale dönünceye kadar haftalık ölçümler yapılır. (Üç ardışık haftalık takipte bhCG sıfır oluncaya dek haftalık takiplere devam edilmelidir). Akciğer röntgeni çekilir. Haftalık takiplerden sonra 6 ay süreyle aylık, daha sonrada 2 aylık bhCG takibi yapılır.

1 yıl süreyle 3 ayda bir jinekolojik muayene, ultrason ve kan testleri ile hastalık nüks açısından değerlendirilir. 1 yıl sonunda her şey normalse hastanın gebe kalmasına izin verilir.

Tüm vücut, çeşitli görüntüleme yöntemleri ile metastaz (yayılım) açısından araştırılır. Hastalığın yaygınlığına, şiddetine göre farklı kemoterapi yöntemleri ile tedaviye başlanır. Kemoterapiye iyi yanıt vermesi ile yüz güldürücü sonuçlar alınabilmektedir.

 

kaynak:gata.edu.tr

 

 

FAVORİLERE EKLE   

 

 

 

Yeni Doğan Bebek
Ay Ay Bebek Gelişimi
Bebeklerde Beslenme
Bebek Bakımı
Boy Kilo Cetveli
Aşı Tablosu
Otomatik Hesaplayıcı
Bulaşıcı Hastalıklar
Vitamin ve Mineraller
Anne Sütü
Topuk Kanı
İnek Sütü Kullanımı
Ek Besinler
Çocuk Gelişimi
Bebek Yemek Tarifleri
Bebek İsimleri
Bebek Resimleri
Bebekler İçin Ninniler
 

      

 
ANA SAYFA Copyright @ 2006 webanne.com REKLAM ve İLETİŞİM

Yasal Uyarı: Webanne' nin içeriği ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımaz. Her tıbbi sorun hekim tarafından ayrıntılı olarak dinlendikten, hasta muayene edildikten, gerekli laboratuar ve röntgen tetkikleri yapıldıktan sonra sonuçlandırılabilir. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. webanne.com sağlıkla ilgili tüm konularda en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan öğrenilebileceğini savunur. Belirli bir tıbbi tavsiye, tanı ya da tedavi için mutlaka doktorunuza danışın. Sitemizdeki bilgiler bu amaçla kullanılmamalıdır.

   

    Sağlık ve Tıp