reklamlar

 


HASTALIKLAR

reklamlar

Göz Altı Morlukları

Gün boyu göz çevrenizde yer alan, sizi yaşlı, yorgun, bitkin gösteren, endişe veren ve giderilmesi güç olan göz altı morlukları; bir çok kişide farklı derecelerde bulunur. Çoğu insan gözaltı morluğunun nedeninin; yoğun gece hayatı, geç saatlere kadar çalışma, yorgunluk olduğunu düşünür.

Gözaltı derisi vücudun en ince derisi olduğu için, deri altındaki kılcal damarlarda dolaşan kan; derinin koyu görünmesine neden olabilir. Siyah halkalar göz çukurlarındaki kılcal damarların içinde yer alan hemoglobinin oksidasyonuna bağlıdır. Başka bir deyişle göz çukurundaki kılcal damarlar, kanı ara dokulara sızdırarak oksijene maruz kalmasına ( hemoglobin degradasyonuna ) yol açarlar. Bu sızıntıyla meydana gelen oksidasyon göz çevresinin mor, hatta siyah renge bürünmesine neden olur. Ancak bazı insanlarda bu olayın daha sık görülmesinin bir takım nedenleri vardır. Bu nedenler aşağıdaki şekilde sıralanabilir:

Kalıtım: Derinin inceliği ve geçirgenliği genetik yapımızla ilgilidir. Daha ince ve transparan deriye sahip kişilerde göz altı morluklarına daha sık rastlanır. Ayrıca deri altındaki ince kılcal damarların duvarlarının sağlamlığı da genlerle ilgilidir. Güçsüz kılcal damarlar gözaltlarında morluk yaparken, bacaklarda varise neden olurlar.

Alerjik yapı: Özellikle astım, saman nezlesi ve alerjik astımı olan kişilerde göz altı morluklarının görülme olasılığı daha fazladır.

Sinüzit: Sinüziti olan hastaların genellikle gözaltları daha koyu renklidir.

Kemik yapısı: Eğer derin yerleşimli gözlere sahip iseniz; göz etrafındaki gölgeler, göz altlarının daha koyu görünmesine neden olur. Kemik yapılanması da genlerle ilişkilidir.

Anemi ( Kansızlık ): Anemi oldukça sık görülen bir hastalıktır ve çoğunlukla demir eksikliğine bağlıdır. Genellikle de demirin diyetle az alınması sonucu kadınlarda daha sık görülür. Gebelik ve adet dönmelerinde ise daha kötüleşir. Anemi göz altı morluklarına sebep olmaz, fakat deri oldukça soluk olduğu için izafi olarak göz altı morlukları daha belirginleşir. Özellikle yeşil sebze, kırmızı et gibi besinlerden zengin diyetle veya ağızdan alınan demir ilaçları ile anemi tedavi edilebilir.

Güneş hasarı: Güneş kontrol edilebilen bir gözaltı koyuluğu nedenidir. Göz etrafında güneşin etkisi ile oluşan melanin pigmenti derinin hiperpigmentasyonuna, dolayısı ile daha koyu görünmesine neden olur. Bu nedenle ultraviyole filtresi olan uygun gözlüklerin kullanımı, göz altı morluklarının artmasını engeller.

Yaş: Derideki kollajen doku yaş ile birlikte azaldıkça ve deri daha inceldikçe, deri altı damarları daha belirgin hale gelir. Ayrıca kılcal damarların gücünün azalması da koyuluk miktarını arttırır.

İlaç tedavileri: Bazı ilaçlar damarlarda genişlemeye neden olurlar. Bu tip ilaçlar alındığında göz altı morlukları ilk kez ortaya çıkabilir veya olan morluklar artabilirler, fakat bu etki geçici olduğundan kaygı duyulmamalıdır.

Dehidratasyon: Göz altı morlukları aynı zamanda vücuttaki su kaybının bir belirtisidir. Özellikle sıcak havalar ve egzersiz yapılan zamanlarda sıvı alımı arttırılmalıdır.

Uykusuzluk: Uykusuzluk deri renginde bir solukluğa yol açtığı için gözaltı morluklarının belirginleşmesine ve ortaya çıkmasına neden olur. Bu nedenle gözaltı morlukları olan kimselerin yeterli ve düzenli uyumaları gereklidir.

Göz altı morluklarının tedavisi:

Göz altı morlukları ile savaşmak için, gözaltı morluklarını azaltıcı kozmetikler, uygun makyaj malzemeleri ile kombine edilmeli ; iyi beslenilmeli; güneşten korunmalı; bol su içimine dikkat edilmeli ve iyi uyunmalıdır.

Tedavide etkisi olan diğer uygulamalar:

•Gece yatmadan evvel göz altlarına uygulanan K vitamini içeren göz altı kozmetiklerinin kullanımı; damar içinde eritrosit denen kan hücrelerinin damar dışına çıkmasına engel olarak faydalı olur.
•"Arnica montana" içeren kremlerin uygulanması, damarlara akışkanlığı arttırarak, eritrositlerin dokudan kolaylıkla uzaklaştırılmasına ve antienflamatur etkiye neden olur.
•Göz kapakları açık iken, üst kapağı kapamadan ve kaş çatmadan sadece alt göz kapağını sıkma hareketi, kan dolaşımını düzenleyerek etkili olur.
•Çift yastık ile ve sırt üstü uyunmalıdır.
•"Bromelain" gibi venöz dönüşü ve lenfatik akımı kolaylaştıran gıda desteklerinin oral alımı uygundur ( antikoagülan tedavi alanlar kullanmamalıdır ).
•Uzun süreli kullanım için "tretinoin" içeren kremler seyrek aralıklarla, dikkatli ve süreğen şekilde göz kapaklarına kullanılabilir, ama tahriş edici yan etkiler görülebilir.
•Uzun süreli uygulamalarda; lipozomlu güneşten koruyucular ve UV süzücü güneş gözlüğü kullanılmalıdır.
Gözaltı koyuluğuna neden olan faktörlerin bir çoğu değiştirilememesine rağmen, kozmetik bilimi, bu soruna çözüm olacak ürünler üretmektedir. Bu amaçlarla "ışığı iyi yansıtan concealerlar" satılmaktadır. Özellikle sarı-turuncu renkte nötralizan kapatıcılar üzerine deri renginde kapatıcılar uygulanmaktadır.

Diğer Hastalıklar

Hit : 15051


 

reklamlar