Hamilelik döneminin sakin ve
güven içinde geçmesi, anne ile bebeğin sağlığı açısından büyük
önem taşıyor.
Yaşanan stres, acı ve üzüntülü olaylar ise hem bebek hem de
annenin sağlığını olumsuz etkiliyor. Öyle ki yorucu iş temposu
ve ruhsal yönden çöküntüye neden olabilecek üzücü olaylar,
bebeğin fiziksel ve zihinsel gelişimini sekteye uğratabiliyor.
Problemli bir gebelik de erken doğum riski taşıyabiliyor. Hatta
doğum esnasında bebeğin oksijensiz kalmasına bile neden
olabiliyor.
Bilim adamları, stresli bir hamilelik dönemi geçiren anne
adaylarının erkeklik hormonu testosteronu daha çok
salgıladıklarını belirterek, bu hormonun da bebeğin sosyalleşme
yeteneğini, konuşma kabiliyetini olumsuz etkilediğine dikkat
çektiler.
Bunun sonuçlarının otizme kadar varabildiğinin de altını çizen
bilim adamları, sosyal bir çocuk sahibi olabilmenin ilk yolunun
sakin ve stressiz bir hamilelik döneminden geçtiğini
kaydettiler.
Hamilelikte yaşanan stres, hamilelik sonrası depresyonu
tetikleyebileceği gibi, annenin kendi öz bakımını ihmal
etmesine, madde kullanımına yönelmesine sebep olabilir.
Hamilelik döneminde stres yaşayan anne adayının, doğum sonrası
çocukla iletişimde de sorun yaşaması muhtemeldir. Yapılan
araştırmaya göre, hamilelik döneminde ve bebeğin ilk yıllarında
annenin depresyon geçirmesi, çocuğun sosyal ve bilişsel
gelişimine, olaylar karşısında başa çıkma ve problem çözme
becerilerine olumsuz etki edebileceği söylenmektedir.
Hamilelik Döneminde Stres Belirtileri:
Kişisel beklentileri yüksektir (Mükemmel bir anne olmalıyım,
hata yapmamalıyım)
Sık sık olumsuz düşünceler içinde boğulur (Çocuğum sağlıklı
olmayacak, bir şeyler ters gidecek)
Anksiyete ve depresyon belirtileri gösterir.
İlişkilerinde sürekli çatışma içindedir.
Karar verme ve problem çözme becerilerini kullanmakta zorluk
çeker.
Panik ve öfke nöbetleri geçirir.
Sağlığına, yeme düzenine ve egzersizlerine yeterli önemi
vermekte zorluk çeker veya
yapamamaktan ötürü aşırı kaygılanır.
Kendini değersiz ve yetersiz görür.
Uyku düzeni bozulur.
Hamilelikte Stresten Uzak Durmak için Yapılması Gerekenler:
Hamilelikte kendinizi üzmeyin. Hiçbir şeyi kafanıza takmayın.
Kendinizi kötü hissetmenize neden olacak kişi ve olaylardan uzak
durun.
Deprem, sel, kaza gibi felaket haberlerini ve bu tür görüntüleri
izlemeyin.
Yorucu ve stresli bir işiniz varsa izin alın.
Doktorunuz hamileliğiniz esnasında size istirahat önerdiyse onu
mutlaka dinleyin.
Rahatlama egzersizleri (nefes, hamile yogası, meditasyon)
hamilelik döneminde işe yarar. Kalp atışları, kan basıncı, stres
hormonu ve kas gerginliği azalır, zihin de tüm bu fiziksel
değişimlerden olumlu etkilenir. Kaygı ve depresyon ile baş
etmede, bedeni rahatlatmak, öncelikle zihni rahatlatmanın ve
endişe ve kaygılardan uzaklaşmanın yoludur. Her gün veya gün
aşırı, bu egzersizlerden faydalanmalıdır.
Hamilelik döneminde psikolojik destek alınması, duyguları ifade
etmek, yapıcı ve alternatif düşünme yöntemleri geliştirmek, başa
çıkma becerileri kazanmak açısından yardımcı olacaktır.