Ülkemizde pek çok kadını
etkileyen bir durumdur
Tiroid bezi boynumuzun tam ortasında gırtlak önünde yeralan ,iki
loblu bir iç salgı bezidir.Salgıladığı tiroid hormonları (T3 ve
T4) tüm metabolizmayı etkiler. Tiroid bezinin çalışmasını
beyinin alt kısmında gözlerimizin hemen arkasında yaralan
hipofiz bezinden salgılanan TSH tarafından kontrol edilir.İyot
tiroid bezi çalışması için son derece gerekli bir
elementtir,diyetle yetersiz alındığında tiroid hormonlarının
salgılanması aksar. Ülkemizde sık görülen İyot eksikliğinde
belirgin tiroid bezi problemleri ortaya çıkar.
Tiroid bezi hastalıkları kadınlarda erkeklere oranla belirgin
şekilde fazla görülür.Bu nedenle doğurganlık çağındaki pek çok
kadının tiroid bezi problemlerinden etkilenmesi doğaldır.
Guatr çok yaygın ve genelde de yanlış anlamda kullanılan bir
terimdir.Guatr tiroid bezinin normalden büyük olması
durumudur.Ancak hastalara yaklaşım açısından guatr dan çok ona
eşlik eden hormonal durum önemlidir.Tiroid hormonlarının
normalden fazla olması durumuna hipertiroidi,az olmasına
hipotiroidi ve normal olmasına da ötiroidi adı verilir.Yani
guatr tablosuna ,yani tiroid bezinin büyümesine bu üç durum da
eşlik edebilir.Guatr tablosu ayrıca tiroid bezinin tamamında
eşit şekilde ortaya çıkabilir (diffüz guatr) ya da bezeler
şeklinde de büyüme gösterebilir(nodüler guatr).Bunun yanında
guatr olmadan da tiroid hormonları normalden az ya da fazla
salgılanıyor olabilir.
Tiroid bezinin enfeksiyonları ,otoimmun (bağışıklık sisteminin
vücudun kendi dokularına zarar vermesi) problemlere bağlı
hastalıkları, kistleri ve tümörleri ile çok sayıda klinik
hastalık tablosu görülebilir.
Tiroid hormonları kanda proteinlere bağlanarak taşınır .Aktif
olan kısımları sadece serbest olan %1 lik bölümdür.Gebelik
sırasında tiroid hormonların bağlayan TBG proteinindeki artmaya
bağlı olarak dolaşımdaki serbest T3 ve T4 hormonları azalır.
Ayrıca gebelik hormonu olan hCG’nin artması hipofizi
baskılayarak gebeliğin 8-14. haftalarında TSH düzeyinin
azalmasına neden olur. Bu nedenle gebelik sırasında günde 200
mikrogram iyot alınması önerilmektedir
Fetüs tiroidi gebeliğin 12. haftasından sonra iyotu almaya ve
14. haftasından sonra da kendi tiroid hormonunu üretmeye başlar.
Gebeliğin 20. haftasından sonra TSH, TBG ve tiroid hormon
düzeyleri giderek artmaya başlar ve gebeliğin 36. haftasında
erişkinlerdeki düzeylere ulaşır.
Gebelerde Ötiroid Diffüz Guatr (ÖDG) ve Nodüler Guatr: Ülkemiz
guatr hastalığının sık görüldüğü bir bölgedir.Bu nedenle
gebelerde hem diffüz hem de nodüllü guatr sık olarak
görülmektedir. Hastalar gebe olduklarını öğrenince almakta
oldukları tüm tedavileri kesme eğilimindedirler ve ne yazık ki
levotiroksin (LT4) tedavisinin kesilmesi bazı hekimlerce de
desteklenmektedir. Oysa ki tedavi mutlaka sürdürülmelidir,hatta
tedavi dozlarının arttırılması gerekebilir. 6-8 haftada bir TSH
izlemi ile gerekirse doz %25-50 oranında artırılmalıdır.
Gebelik ve Hipertiroidizm: Hipertiroidizmin gebelikte görülme
sıklığı %0.05-0.2 ‘dir. Gebeliğin zaten metabolizmanın
hızlandığı ,buna bağlı olarak bazı hipertiroidi bulgularının
normal sayılabildiği bir süreçtir. Bu nedenle hipertiroidizm
gözden kaçabilir. Ancak gebeliğin seyri sırasında annenin kilo
alamaması, guatr varlığı, Graves hastalığı öyküsü tanıda
yardımcı olabilir.
Gebelerde de tiroid işlevlerini belirlemede en değerli test
sensitif TSH ölçümüdür. Tanı düşük TSH ve yükselmiş FT4
düzeylerinin saptanması ile konur. Tanıda kuşku varsa tiroid
işlev testleri 3-4 haftada bir yinelenir.
Graves hastalığı doğurganlık çağında ve gebelerde en sık
rastlanan hipertiroidizm nedenidir. Hipertiroidisi olan
gebelerde ölü doğum ve erken doğum oranları belirgin şekilde
artar.
Tedavinin temeli biran önce annede ötiroid durumun
sağlanmasıdır. FT4 ve FT3 fetüsü hipotiroidizmden korumak için
normalin üst sınırında tutulur. Izlemde TSH dikkate
alınmamalıdır, çünkü TSH daha geç dönemde normalleşir ve TSH'yı
biran önce normale getirmeye çalışmak fetüsü hipotiroidizm riski
ile karşı karşıya bırakabilir.
Tedavi antitiroid ilaç genelde Propylthiouracil (PTU) seçilen
ilaçtır(Propsisil). PTU'nun transplasental geçişi daha azdır.
PTU daha fazla proteinlere bağlanır ve bu yüzden emziren
annelerde de tercih edilir.
Radyoaktif İyot (RAI) tedavisi gebelerde kontrendikedir. 10.
haftadan önce fetüs tiroidi iyodu tutmamakla birlikte gebeliğin
hangi döneminde olursa olsun yanlışlıkla RAI tedavisi verilmişse
terapötik abortus yapılmalıdır. Tanısal amaçlı RAI verilenlerde
terapötik abortus tartışmalıdır.
Hipertiroidik gebelerde gerekli ise cerrahi tedavi 2.
trimesterde yapılmalıdır. İlk trimesterde spontan abortus
riskini artırdığından cerrahi tedavi yapılmaz, fakat mutlaka
gerekli ise ilk trimesterde de cerrahi tedavi uygulanabilir.
Gebelik ve Hipotiroidizm: Gebelerde kalıcı hipotiroidizm %0.11
görülür. Genelde tiroidektomi ve RAI tedavisi sonrası görülür
ama, spontan-otoimmün hipotiroidiye de rastlanmaktadır.
Özellikle gebelikten önce tiroid otoantikorları pozitif saptanan
kadınlarda daha yüksek oranda hipotiroidizm gelişmektedir.
Tedavi edilmezse anne ve fetüs üzerine olumsuz etkileri vardır.
Tanıda en değerli test TSH ölçümüdür. Tüm gebelerde birinci
trimesterde TSH ölçümü hem anne hem de fetüs üzerindeki olumsuz
etkilerin ortaya çıkmasını engellemede yararlı olacaktır.
Gebeliğin 13-28 haftaları arasında ötiroid duruma getirilen
gebelerin bebeklerinde herhangi bir bozukluk olmadığı
bildirilmiştir. Eğer hipotiroidizm düzeltilmezse doğumsal
anomali, zeka geriliği, gelişim bozuklukları görülebilir.
Hipotiroidik kadınlarda gebelik öncesi mutlaka ötiroid durum
sağlanmalı .
Kaynak: bebekbeklerken.com