Her ilişkide güzellikler olduğu
gibi, sorunlar da yaşanabiliyor. Fakat eşlerden biri diğerinden
yaşça bir hayli büyük veya küçükse, problemler bazen çıkmaza
girebiliyor. Bu durumdan kaçınmanın en basit yolu ise, eşlerin
birbirlerine karşılıklı anlayış göstermesinden geçiyor.
Aşkın yaşı ve zamanı yoktur
derler. Kadın ve erkek birbirlerine aşık olunca genelde ayakları
yerden kesiliyor ve gözleri hiçbir şeyi görmüyor. Ama o ilk
heyecan durulmaya başladığında, gerçekler de yavaş yavaş gün
yüzüne çıkıyor.
Her ilişkide inişler ve çıkışlar yaşanabilir, ama yaş farkının
büyük olduğu beraberliklerde durum biraz daha farklı olabiliyor.
Kadın veya erkek diğerinden daha büyükse ve hayat tecrübesi daha
fazlaysa, o ilişki sağlıklı bir şekilde devam edebiliyor mu?
Uzmanlar, eşler arasında büyük bir aşkın ve ortak noktaların
olduğu sürece, bunun mümkün olduğunu belirtiyor ve bir ilişkinin
yürümesi için derinliğinin önemine dikkat çekiyorlar. Özellikle
cinsel çekimin yoğun olduğu birlikteliklerde yaş farkının pek
önemi kalmıyor ve diğer ilişkiler gibi mutlu bir şekilde devam
edebiliyor.
Kadını veya erkeği nasıl etkiliyor?
Genelde kadınların kendilerinden yaşça küçük erkeklerle birlikte
olmaktan çekindiklerini belirtiyor uzmanlar. Genç erkek
tarafından terk edilme korkusunu daha yoğun yaşadıkları için,
böyle bir ilişkiden uzak duruyorlar. Erkekler ise bu endişeyi
pek taşımıyor. Onların en büyük korkusu; cinsel yetersizlik.
Yaşça küçük kadın tarafından artık çekici bulunmama endişesi
birçok erkeği korkuya ve bunalıma sürükleyebiliyor.
Her iki taraf da kendinden küçük eşlerle birlikteyken bazı
problemlerle karşılaşabiliyor. Toplumumuzda erkekler
yanlarındaki bayandan dolayı özellikle hemcinslerinin takdir
dolu bakışlarını üzerlerine toplarken, kadınlar daha çok
eleştirel bakışlara hedef olabiliyor.
Zorlukları var
Aslında uzmanlar, eşler arasında en fazla 10 yaş fark olmasının
doğru olduğunu belirtiyor. Daha büyük bir yaş farkı, ilişkinin
bir noktasında tehlike çanlarının çalmasına yol açabiliyor. Peki
olumsuz yanları nelerdir?
Aralarında 15-20 yaş fark olan çiftler, genelde ayrı kültürlerde
yetişiyor. Yetiştirilme tarzları başka olduğundan, dolayısıyla
hayat görüşleri de farklı oluyor. Birbirlerini çok etkilemese
de, çocuk olduktan sonra ilişki çıkmaza girebiliyor. Çünkü her
biri, çocuğu kendi kültürüne göre yetiştirmeye çalışırken, fikir
ayrılıkları doğabiliyor.
Bir diğer önemli konu; yaş farkından dolayı ikisinin de düşünce
tarzlarının genelde ayrı olması. Bu aslında çok normal. 70
yaşındaki bir erkek belki yavaş yavaş ölümü düşünmeye başlarken,
55 yaşındaki bir kadın, kendini henüz hayatının baharında
hissedebiliyor. Olumsuz olan başka bir durum ise; yaşça büyük
olanın bedensel aktivitesinin ağırlaşması. 50 yaşındaki bir kişi
evinde huzurlu ve sakin dakikalar geçirmek isterken, henüz
35’inde olan, dışarıda eğlenme taraftarı olabilir. Bu da genç
eşin zamanla mutluluğu evin dışında aramaya başlamasına yol
açabilir.
Cinsel hayatı etkilemiyor
Uzmanlar, büyük yaş farkının eşlerin birbirlerine karşılıklı
anlayış gösterdiklerinde ilişkiyi
zedelemeyeceğini söylüyor.
Uzmanlara göre; bu çiftler cinsel açıdan büyük sorunlar
yaşamıyor. Çünkü birçok kadın, sürekli seks isteyen bir erkeğin
etraflarında bulunmamasından hoşnut iken, erkekler de genç
kadınlarla yeni tecrübeler yaşamaktan zevk alabiliyor.
Çiftlerin en çok dikkat etmeleri gereken konu ise; beraberliğin
anne, oğul veya baba, kız ilişkisine dönüşmemesi. Genç erkek bir
noktadan sonra sorumluluk taşımak istemezken, kadın da eşine en
ufak konuları bile danışma ihtiyacı hissedebiliyor. Uzmanlar bu
konuda çiftlere, hayatlarını bir dengeye oturtmalarını ve
birbirlerine daha anlayışlı yaklaşmalarını tavsiye ediyor.
Kaynak: Ailem ve Ben