Nişan, kasılmalarla birlikte olan
sancı ve/veya suyun gelmesi bize doğum eyleminin başladığını
gösterir. Bu üç belirti sıra ile değildir. Her kadında ve bir
kadının her doğumunda farklı sıralarla görülebilir.
Nişan: gebelik boyunca kapalı olan rahim ağzında rahmi ve
bebeği enfeksyonlardan korumak amacıyla pelte gibi sümükümsü bir
tıkaç oluşur. Bu tıkaca da nişan denir. Rahimdeki kasılmaların
etkisiyle genişleyen rahim ağzından bu tıkaç düşer. Gebe kadın
bunu akıntı şeklinde fark eder. Bu sümüksü tıkaç aynı zamanda
hafif pembemsi kanla bulaşmış (ancak kanama olmayan)
şeklindedir. Halk arasında buna belirti, nişan, iz de denir.
Nişan geldiğinde hemen hastaneye gitmek gerekmez. Bu doğumun çok
yaklaştığını bugün yarın doğumun gerçekleşeceğini gösterir.
Hazırlıkları gözden geçirmek için zamanınız vardır.
Suyun gelmesi: Bebeği koruyan su kesesi gerilmelerin ve
kasılmaların etkisiyle yırtılabilir. Bu nedenle amniyon suyu
rahimden dışarı akar.Su kesesi üst bölgeden ve sıyrık şeklinde
yırtılmışsa amniyon suyu sızıntı şeklinde akabilir. Bu nedenle
gebeler idrar kaçırdıklarını ya da akıntı nedeniyle ıslaklık
olduğunu düşünebilirler. Amniyon sıvı akıntı gibi koyu, kıvamlı
değil, su gibi akışkandır. Rengi açık sarı ya da ıhlamur çayı
gibidir. çamaşırda akıntı gibi tabaka bırakmaz. Bu nedenle
aksırma, öksürme gibi nedenle olan idrar kaçırmaya benzemez.
Ayrıca kendine has bir kokusu da vardır. Bu farklılıkları
dikkate alarak ıslaklığın kesenin açılmasıyla ilgili olup
olmadığı gebe tarafından ayırt edilir.
Amniyon kesesi yırtıldıktan sonra bebeğin ve anne rahminin
mikrop alması kolaylaşır. O nedenle su geldiğinde ya da şüphe
edildiğinde hemen hastaneye gitmek gereklidir. Bazen kadınlar su
gelse bile ağrılar başlamadı diye hastaneye gitmeyi
geciktirirler. Bu durum anne ve bebeğin mikroplarla bulaşan bazı
hastalıkları kapmasına neden olabilir.Doğumdan önce su keseleri
yırtılan gebe kadınların çoğunluğu 12 saat içinde ilk
kasılmaları hissederler; kalanların çoğu bunları 24 saat içinde
hisseder. Bununla birlikte yaklaşık 10 kadından birinde doğumun
başlaması daha uzun sürer. Zaman geçtikçe yırtılmış amniyon
kesesinden bebek ve/veya annenin enfeksiyon kapma riski artacağı
için çoğu hekim kese yırtıldıktan sonra eğer beklenen tarih
yakınsa 24 saat içinde oksitosinle doğumu başlatır, az sayıda
hekim 6 saat içinde başlatmayı yeğler. Son çalışmalar bu noktaya
gelmiş bir gebelikte doğumu başlatmak için 24 saatten fazla
beklemenin yararı olmadığını, tersine zararı olduğunu
gösteriyor.
Vajinanızdan sızıntı veya akıntı geliyorsa hekiminizi veya
ebenizi arayın. Bu arada enfeksiyondan korumak için vajina
bölgesini olabildiğince temiz tutun; banyo yapmayın veya cinsel
ilişkiye girmeyin; amniyon sıvısını emmesi için ped kullanın
(tampon değil); kendi kendinizi içeriden muayene etmeye
kalkışmayın; tuvalette önden arkaya doğru temizlenin.
Nadiren, bebeğin gelen parçası henüz pelvise yerleşmediğinde ve
keseler erken yırtıldığında (en sık olarak bebeğin prematüre
veya makat gelişi olduğu durumlarda) göbek bağı "kendi üstüne
katlanır" rahim boynuna doğru itilir hatta amniyon sıvısının
akmasıyla vajinaya bile inebilir. Vajinanızın çıkışında göbek
bağı görebiliyorsanız veya vajinanızın içinde bir şey varmış
gibi hissediyorsanız hemen hastaneye gidin.
Ağrı: Doğumun başladığını gösteren bir diğer belirti de
karında sertleşme ile birlikte ağrının hissedilmesidir.
Başlangıçta hafif olan, kısa süren ve seyrek olan bu ağrılar
gittikçe daha uzun, şiddetli ve sık hale gelir.
İlk kez anne olacak çoğu kadın (bunlarda doğum sancıları
genellikle yavaş başlar ve kasılmalar kademeli olarak artar)
güvenle ilk birkaç saati evinde geçirebilir. Ancak
kasılmalarınız, çok güçlü başladıysa -en az 45 saniye süren ve 5
dakikadan daha sık gelen kasılmalar- ve/veya daha önce
doğurmuşsanız ilk birkaç saat sancıların tamamı olabilir. Büyük
olasılıkla doğumun ilk evresi sancısız geçmiştir ve rahim
ağzınız bu sürede yeterince genişlemiştir. Hekiminizi aramamak
-ve son dakikada hastaneye yetişmeye çalışmayı göze almak- şu an
telefon etmekten daha kötü sonuçlar doğurabilir.
Bununla birlikte, ardışık birkaç kasılmayı saymış olmanız iyi
olacaktır. Kasılmaları bildirirken sıklıkları süreleri ve
güçleri konusunda emin olun. Sakin bir ses tonuyla konuşmak
adına rahatsızlığınızı belli etmekten kaçınmayın. (Hekiminiz
kasılma sırasında konuşmakta olan bir kadının sesinden doğumun
hangi aşamada olduğunu anlama konusunda deneyimli olacaktır.)
Eğer siz hazır olduğunuzu hissediyorsanız, ancak hekiminiz aynı
fikirde değilse, "bekle" yanıtıyla tatmin olmayın. Hastaneye
gidip kontrol yaptırmak istediğinizi söyleyin. "Her ihtimale"
karşı bavulunuzu yanınıza alabilirsiniz, ancak rahim ağzınız
açılmaya yeni başlamışsa eve dönmeye de hazırlıklı olun.
Doğum sancıları başladığında hemen hastaneye gitmeniz gerekmez.
Ancak sancılar yaklaşık 4-5 dakikada bir geliyorsa hastanede
olmanız gerekir. Bazen gerçek doğum ağrılarını taklit eden
yalancı doğum ağrıları gebe kadını ve eşini telaşlandırır ve
hastaneye gitmesine neden olur. Böyle bir durumla
karşılaşıldığında ağrıların gerçek mi, yalancı mı olduğunu ayırt
etmek için izlemek ve bazı farklılıkları gözlemek gerekir.
Yalancı doğum ağrıları:
Sıklığı, şiddeti bakımından düzensizdir
Dolaşma, masaj ve istirahatla geçebilir
Ağrı bel, kasık ve karında hissedilir
Rahim ucunda yumuşama ve açılmaya neden olmaz.
Gerçek doğum ağrıları:
Düzenlidir
Her durumda devam eder, geçmez
Ağrı bel, kasık ve karında her noktada aynı hissedilir
Yumuşama ve açılmaya neden olur
Evde yapılabilecekler:
Dolaşabilir yada istirahat edebilirsiniz.
Duş alınabilir.
Masaj yapılabilir. Belden kalçaya doğru ve elin topuğu ile bel
ve kalça üzerine basınç uygulamaları rahatlatıcı olabilir.
Valiz kontrol edilebilir.
Sık sık tuvalete gidilerek idrar yapılır.
Yapılması sakıncalı olanlar:
Ağrılar başladığında bir şey yenilmemelidir. Yemek yemek ya da
Fazla miktarda sıvı almak kusmaya yol açabilir.
Gerekirse çok küçük miktarlarda sıvı alınabilir.
Biraz enerji verecek, ağızda eriyen şeker, çikolata yenilebilir.