Doğum
sonrası depresyonu nedir?
Doğum sonrası depresyonu (kısaca DSD) doğum yaptıktan sonra
oluşan bir
depresyondur. Depresyon bazen hamilelik sırasında
başlar, ancak doğum sonrası depresyonu olarak
adlandırılabilmesi için, doğumdan sonra da devam etmesi
gerekir.
Doğum sonrası depresyonu çok yaygındır ve doğum yapan her yüz
kadından 10-15’inin buna maruz kaldığı bilinen bir gerçektir.
Birçok kadın bu konudaki duygu ve düşüncelerini başkaları ile
paylaşmadığından dolayı, gerçek rakam aslında bundan daha
fazla da olabilir.
Doğum sonrası depresyonu ”normal” depresyondan ne açıdan
farklıdır?
DSD’nun belirtileri her depresyonla aynıdır. Bunlar, kendini
kötü hissetme ve genelde günlük hayatta olan şeylere karşı
isteksizliktir. Tek farklılık, bu belirtilerin doğumdan
sonraki ilk üç ay içinde ortaya çıkmasıdır. Bazan, daha sonra
başlayan bir doğum sonrası depresyonu yaşamak mümkündür, ancak
belirtiler doğumdan bir yıl kadar sonra görülürse, buna büyük
bir olasılıkla doğum sonrası depresyonu diyemeyiz.
Bu konudaki iyi haber, her türlü depresyon gibi doğum sonrası
depresyonu da tedaviye olumlu tepki gösterir ve kadınların
birçoğu tamamen düzelir.
Kadınların karşılaşabileceği başka doğum sonrası sorunları
nelerdir?
Doğum sonrasında kadınların karşılaşabileceği, gerginlik
yaratacak, iki duygusal durum vardır.
Bebek stresi
Bu çok sık rastlanan bir durumdur ve buna ”bebek stresi” adı
verilir. Bu hafif bir depresyondur ve doğumdan sonra her on
kadından sekizinde görülür. Anneler ”bebek stresi” yaşarken,
çok duygusal olurlar ve sebepsiz yere ağlarlar. Yeni anneler
aynı zamanda çok endişeli, gergin ve yorgun olurlar ve
uyumakta zorluk çekerler.
Doktorlar, doğum sırasında hormon seviyesindeki ani
değişikliklerin ”bebek stresine” sebep olduğunu düşünmekteler,
ancak, buna sebep, doğum travması ve yeni bir bebeğin
getirdiği zorluklar gibi, daha farklı sebepler de olabilir.
Doğum sonrası, toparlanmak için dinlenmeye en çok gereksinim
duyduğunuz ancak, bir türlü dinlenmeye vaktinizin olmadığı bir
zamandır!
Bu stres bir iki gün sürer ve geldiği kadar da çabuk yok olur.
Bu stres, uzun süre devam etmezse veya daha da kötüleşmezse,
(bu durumda doğum sonrası depresyonu olarak adlandırılır)
endişelenecek bir durum değildir.
Doğum Psikozu
Doğum sonrasında kadınların karşılaştıkları sorunlardan
ikincisi çok daha az yaygındır. Buna doğum veya doğum sonrası
psikozu denir. Bu her bin yeni anneden birinde görülen, doğum
sonrası depresyonundan daha ciddi bir durumdur. Sorunlar
genelde doğumdan sonraki iki hafta içinde, ciddi ruh hali ve
davranış bozuklukları şeklinde, aniden ortaya çıkar. Doğum
sonrası psikozu geçiren kadınlar, çok fazla gergin olurlar,
kafaları çok karışıktır, ve genelde kendileri ve/veya
bebekleri ile ilgili çok rahatsızlık veren inanışları vardır.
Bu kadınların bir uzman psikologa gitmeleri ve derhal
doktorlarından yardım istemeleri gereklidir. Genel tedavi
ilaçla tedavi şeklindedir ve bir anne ve bebek unitesinde kısa
süre kalmayı gerektirir. Unutmayın doğum sonrası psikozu, yeni
bir anne ve ailesi için korkutucu bir durum olmasına rağmen,
bu tedavi çok etkilidir ve çoğu hasta tamamen iyileşir.
Doğum sonrası depresyonunun belirtileri nelerdir?
Kadınlar, çoğu aşağıda belirtilmiş olan, birçok belirti
tanımlamışlardır. Bu belirtiler, yeni bir bebeğin çokça bakıma
ve özene gereksinim duyduğu bir sırada, size çok fazla
gelebilir.
Aşağıdakiler, doğum sonrası depresyonu geçirdiğiniz zaman
ortaya çıkabilecek belirtilerden bazılarıdır.
Duygu ve düşünceler
Üzgün hissetme, mutsuzluk, çaresizlik
Fazlaca ağlamak veya ağlayamamak
Kendini değersiz hissetme
Ruh halinin sıkça değişmesi
Suçluluk hissetmek
İlginin azalması
Mutluluk/eğlencenin azalması
Gergin veya panik olmak ve endişelenmek
Ters ve kızgın hissetmek
Bebeğinize duymak istediğiniz duyguları hissedememek
Vücutta oluşan ve fiziksel olan belirtiler
Enerjinin azalması ve aşırı yogunluk
Uyku bozukluğu
Genel yavaşlama veya
Yerinde duramama, gergin ve rahatlayamama
Cinsel ilişkiden soğuma
İştahda değişiklikler - çok fazla veya çok az yemek yemek
Düşünceler - insanlar depresyona girdikleri zaman, olumsuz
düşünme ve hüzünlü olma konusunda uzmanlaşırlar.
kendi kendini eleştirmek - ”Anne olarak hiç bir işe
yaramıyorum.”, ”Çok kötü görünüyorum.
Endişelenmek - ”Bebek yeterince beslenemiyor.”
Ani sonuçlara varmak - ”Herşey benim suçum.”
Herşeyin en kötüsünü beklemek - ”Herşey yanlış gidecek -
hiçbirşey düzelmeyecek, hep yanlış gidecek.”
Umutsuzluğa kapılmak - ”Bu işin sonu yok. Bazan bensiz herşey
daha iyi olurdu diye düşünüyorum.”
Başkaları hakkında düşünceler - ”Herkes başarıyor. Ben
kimsenin umurunda değilim.”
Ve bütün dünya - ”Bir çocuk yetiştirmek için ne korkunç bir
yer......”
Düşünme - depresyon düşünmeyi daha farklı şekillerde de
etkiler.
Konsantrasyon bozukluğu
Kara verememek
Karışık, net olmayan düşünceler
Davranışlar
İnsanlardan uzaklaşma ve evden dışarı çıkmama
Önceden yapmaktan zevk aldığınız şeyleri yapmama
Günlük hayatın gerektirdiği görevleri yapmama - veya
gereğinden fazla yapma
Karar vermeyi erteleme
Tartışma, bağırma, kontrolü kaybetme
Eğer, yukarıdaki kutulardan birkaçını işaretlediyseniz, ve son
iki haftadır veya daha uzun zamandır böyle hissetti iseniz,
bir çeşit depresyon yaşıyorsunuz demektir. Eğer, bu durum
doğum yaptıktan sonra birkaç hafta veya ay içinde ortaya
çıktıysa, doğum sonrası depresyonu yaşıyor olmanız büyük
olasılıktır.
Yardım istemeli miyim?
Eğer, doğum sonrası depresyonu yaşıyorsanız, bunu anlamanız ve
yardım istemeniz önemlidir.
İnsanlar genelde doğum sonrası depresyonunu anlamakta zorluk
çekerler.Bu çok büyük değişikliklerin olduğu bir zamanda
ortaya çıkar, ve yeni anne olanlar neyin normal olduğunu veya
ne beklemeleri gerektiğini bilemezler. Sorun yavaş yavaş
büyüyebilir ve genelde anneler doğum sonrası depresyonunu
yaşadıklarını anlamakta zorluk çekip, sorunun kendi
eksikliklerinden kaynaklandığını düşünebilirler.
Aynı zamanda, doğum sonrası depresyonu yaşayan kadınların
çoğu, bu durumdan utanırlar ve belirtileri başkalarından
saklamaya çalışırlar.
Doğum sonrası depresyonu yaşadığınızı ne kadar erken
anlarsanız o kadar iyi olur, çünkü tedavi yöntemleri etkilidir
ve kendinize yardım etme çareleri vardır.
Doğum sonrası depresyonunun çok yaygın olduğunu ve her beş
kadından birini etkilediğini unutmayın. O yüzden lütfen, aile
doktorunuzdan, doktorunuzdan veya sağlık ziyaretçinizden
yardım isteyin.
Doğum sonrası depresyonu konusunda en fazla riske kimler maruz
kalır?
Doğum yapan herkes doğum sonrası depresyonu yaşayabilir.
Ancak, bazı durumlarda daha fazla riske maruz kalabilirsiniz.
Bunlara aşağıdaki durumlar dahildir:
Eğer daha önce depresyon yaşadıysanız
Eğer doğum yapmak size çok zor geldi ise veya sizin için çok
travmatik geçtiyse
Eğer ilişkinizde sorun yaşıyorsanız
Eğer hayatınızda daha başka zorluklar varsa
Eğer size yardımcı olabilecek aile ve arkadaşlardan ayrı
kalmışsanız veya çevrenizden izole edilmişseniz
Eğer kendi anneniz size yardımcı olmak üzere yanınızda değilse
Ancak, bu sorunlarla karşılaşan herkes doğum sonrası
depresyonu yaşayacaktır demek değildir.
Doğum sonrası depresyonuna neler sebep olur?
Bir bebek sahibi olmak büyük bir değişikliktir. Yeni anneler,
biyolojik, fiziksel, duygusal ve toplumsal değişiklikler
yaşarlar. Doğum sonrası depresyonunun bütün bunların
karışımından ortaya çıktığı düşünülmektedir. Bundan daha
farklı gerginlikler yaşanıyorsa, bunlar da doğum sonrası
depresyonuna katkıda bulunur.
Biyolojik değişiklikler
Doğum beraberinde hormonal değişiklikler de getirir. Doğum
sonrası depresyonu buna bağlı olabilir.Bu olayın bir parçası
olabilir ancak, kanıtlat sadece hormonal değişikliklerin doğum
sonrası depresyonuna sebep olmadığını göstermiştir. Kişiye
özel ve toplumsal olaylar da önemlidir.
Ancak, bu durumda sakinleştiriciler veya daha başka ilaçlar
etkili olabilir. Bu durumda doktorunuza danışın.
Fiziksel değişiklikler
Sadece doğum çok yorucu olabilir, ve bazan fiziksel sorunlara
sebep olabilir; örneğin, sezeryan sonrası ameliyat ağrıları
gibi. Bunu atlatmak herzaman kolay değildir. Birçok
gereksinimi olan bir bebeğe bakmak, dinlenmenize engel
olabilir, yeterince uyku uyuyamadığınızı fark edebilirsiniz.
Eğer, daha büyük çocuklarınız varsa, onlar da bebeğe tepki
gösterip daha fazla dikkatinizi çekmeye çalışabilirler. Bu da
sizi daha da yorabilir.
Belki de, iştahınız yerinde değildir ve yeterince
beslenemiyorsunuzdur. Bütün bunlarla, fiziksel olarak zayıf
düşmek çok doğaldır.
Birçok kadın doğumdan sonra kendilerine güvenlerini
kaybedebilirler ve vücutları değiştiği ve kendilerine bakmaya
vakitleri olamadığı için, daha az çekici olduklarını
düşünebilirler. Aynı zamanda, doğum sonrası depresyonu geçiren
kadınların çoğu, depresyonlarından dolayı hissettikleri
zayıflık hissini kapatmak için, kendilerinin ve bebeklerinin
görünüşlerine çok önem de verebilirler. Kendinizi iyi
hissetmediğiniz zaman, iyi görünmek ve gülümsemek de fiziksel
olarak çok yorucu olabilir!
Duygusal değişiklikler
Kadınlar, bebekleri doğduğu zaman, genelde hissetmeyi
umdukları şeyleri hissetmezler. Bebeklerini ilk kucaklarına
aldıkları zaman, kadınların büyük bir kısmı, büyük bir
”annelik sevgisi” hissetmezler. Bazı anneler bebeklerini ilk
görüşte severler, ancak bazıları da daha sonradan bebeklerini
sevmeyi öğrenirler.
Burada en önemli nokta, eğer doğum beklentilerinizi
karşılamıyorsa çok hayal kırıklığına uğramamaktır. Ve
doğrudur, birçok kadın doğumdan sonra daha da duygusallaşır,
bu yüzden de olaylar ters gittiğinde normalde gösterecekleri
duygusallık da fazla olacaktır.
Toplumsal değişiklikler
Bebek sahibi olmak birçok şeyi değiştirebilir. Yeni bir
canlının talepleri, sosyal faaliyetlerinizi zor duruma
sokabilir. Yeni bir bebek sahibi olmak aynı zamanda
anne-babaların ilişkilerine, bir çift olarak beraber vakit
geçirmelerine mani olabilir.
Artık aileler anne-babalarına yakın oturmadığından dolayı,
yeni anneler, çevrelerinde onlara yardımcı olabilecek çok
fazla kişi bulamayabilir ve kendilerini yalnız
hissedebilirler. Özellikle kendi annelerinin desteğini
göremeyenler bu durumu zor bulabilirler. Hatta çevresinde aile
ve arkadaşları olanlar bile bazan belli yardımları istemekte
zorlanabilirler.
Gazeteler, magazinler ve televizyon, bize anne olmayı harika
bir şeymiş gibi gösterirler, ancak zorluklarından pek
bahsetmezler. Medyadan ve başkalarından annelikle ilgili
duydukları şeyler sonucunda, kadınlar anneliğin ”harika” bir
zaman olduğunu düşünürler. Herkesin doğal yollardan doğum
yaptığını, ve hemencecik ve kolaylıkla anne olduğunu
düşünürler. Bu da yardım istemeyi zorlaştırabilir.
Ancak, bu annelikle ilgili mitler, çoğu insan için
gerçeklerden çok uzaktır. Doğum yapmak çok stresli olabilir ve
anne olmak da, hayatta öğrendiğimiz her yeni rol gibi,
öğrenmemiz gereken bir roldür.
Şimdiki zamanda, kadınlardan, geçmişteki annelerden,
beklendiğinden daha şey beklenir. Kadınlar işe gitmeye alışık
olduğundan evde yalnız kaldığında yalnızlık hissedebilir ve
meslektaşları ile olmayı özleyebilirler. Ancak, işe dönmeye
karar verirlerse, iş ve anneliği yürütmenin çok zor olduğunu
düşünebilirler.
Hayatta başka zorluklar
Hayatta, daha önce veya o anda, zorluklar yaşayan kişilerin,
doğumdan sonra doğum sonrası depresyonu geçirmeye daha yatkın
olduklarını biliyoruz. Örneğin: daha önce düşük yapmak, kendi
annenizi kaybetmek, maddi sorunlar, ev sorunları gibi. Sonuç
olarak, strese sebep olan en büyük etken değişikliktir, ve
hayatınızı bir bebek kadar değiştiren başka bir şey daha
olamaz.
Neler yardımcı olabilir?
Unutmayın, her zaman yardım istemek mümkündür - ve aynı
zamanda kendinize yardımcı olmak için atabileceğiniz adımlar
vardır.
İlk adımlar
Birşeylerin yanlış gittiğini kabul edin
Eşinizle ve/veya arkadaşınızla veya akrabanızla ne
hissetiğiniz hakkında konuşun
Unutmayın İYİLEŞECEKSİNİZ
Doktorunuzla veya sağlık ziyaretçinizle konuşun
.....Ve sonra
Gördüğümüz gibi, doğum sonrası depresyonunun birçok sebebi
olabilir, ve aynı zamanda bir çok farklı tedavileri de
olabilir.
İlaçlar yardımcı olabilir mi?
Depresyon ilaçları gerçekten de yardımcı olabilir, ancak
bebeğinizi emzirirken ilaç alamayabilirsiniz. Bu konuda
doktorunuza danışın. Bu ilaçlar, özellikle depresyondan
kaynaklanan, iştah kesilmesi, uykusuzluk, halsizlik gibi
fiziksel belirtileri gidermede faydalı olabilirler.
Eğer, doktorunuz size depresyon ilaçları yazarsa, ilaçların
etkisini göstermesinin iki hafta kadar zaman aldığını
unutmayın. Bu ilaçların normalde bağımlılık yapmadığına
inanılmakla birlikte, her ilaçda olduğu gibi aniden kesmemek
gerekir. Reçetede belirtilmiş miktarın tamamını almak
önemlidir, bu da genelde altı ay kadardır. Eğer, doktorunuz
ilaçların size yararı olacağını düşünüyorsa, sizinle
görüşürken, bu konuların hepsini sizinle konuşacaktır.
İlaçların yan etkisi olacak mı?
Bazı kişiler, ağız kuruluğu veya yorgunluk gibi yan etkiler
yaşayabilirler, ancak, bu belirtiler birkaç hafta içinde
kaybolur. Belirtiler kaybolana kadar, bolca su içmek ve şeker
emmek faydalı olabilir. Bu yan etkiler çok hoş olmamasına
rağmen, sonuçta göreceğiniz faydaya değer olacaktır. Özellikle
depresyon ilacı almak , konuşma tedavisi gibi,diğer tedavilere
olumlu şekilde yardımcı olabilir. Doktorunuz bunu sizinle
tartışacaktır.
Terapi hakkında ne söylenebilir?
Araştırmalar, doğum sonrası depreyonunda, konuşarak tedavinin
çok etkili olduğunu göstermiştir. Sağlık ziyaretçiniz, belkide
bu konuda eğitilmiş olan, bu konuda konuşmanızın en faydalı
olacağı kimsedir. Veya doktorunuz, sizi mahalle doktorunuza
yakın bir yerde bir konuşarak tedavi uzmanına veya psiko
terapi uzmanınaveya toplumsal psikolojik hemşiresine sevk
edebilir. Konuşarak tedavi uzmanınız, sizinle geçmişinizde,
sizi rahatsız eden ve şimdiki durumla ilişkisi olan olaylar
hakkında konuşabileceği gibi, nasıl hissettiğiniz ve neler
düşündüğünüzle ilgili de konuşabilir.
Kendi kendime nasıl yardımcı olabilirim?
Size kendinizi daha iyi hissettirebilecek bazı pratik adımlar
vardır.
Duygularınızla ilgili konuşmak önemlidir. Eşinizle konuşmak
zor gelebilir, ancak duygularınızı sürekli kendinize
saklarsanız, eşiniz de kendini soyutlanmış hissedebilir. Bu,
özellikle cisel ilişkiden soğuduysanız doğru olur, bu da
depresyon geçiren kişilerin çoğunda görülür.
Her gün, bütün gün boyunca yalnız kalmamaya çalışın.
Arkadaşlarınızı ve başka anneleri görmeye özen gösterin.
Sağlık ziyaretçiniz, size çevrenizdeki yerel guruplar ve başka
kadınlarla nerelerde karşılaşabileceğiniz hakkında bilgi
verebilir. Bazan çok faydalı olabilecek destek guruplarıyla
karşılaşabilirsiniz. Aynı zamanda pratik ve duygusal konularda
destek sağlayabilecek gönüllü kurumlar da vardır (adresler
için bu kitapcığın sonuna bakınız).
Size teklif edilen her türlü pratik yardımı kabul edin. Yardım
isterken utanmayın veya kabul ederken suçluluk hissetmeyin.
Ağır depresyon geçiren kadınların, bazı ev işleri veya çocuk
bakımı konusunda yardım almaya hakları olabilir.
Mükemmel evkadını olmaya çalışmayın. Evin mükemmel şekilde
derli toplu olup olmadığı önemli değildir. Yapmanız gereken
işleri en aza indirmeye çalışın.
Mümkün olduğunca çok dinlenin, çünkü yorgunluğun depresyonu
arttırdığı düşünülmektedir.
İyi beslenin.
Kendinize zaman ayırın. Bu tamamen hayalci gelebilir, ama uzun
bir banyo, bir yürüyüş, veya yarım saatliğine bir magazin
okumak bile dinlenmenizi sağlayabilir.
Ekzersiz özellikle faydalı olabilir.
Daha başka ne yapabilirim?
Depresyon, düşüncelerimizi ve duygularımızı ve sonuç olarak
davranışlarımızı etkiler, bu yüzden de, bu değişiklikleri
yapmak zordur. Aşağıdaki teknikler, aynı zamanda depressif
düşünce, duygu ve davranışlarımızı yenmemizi sağlayabilir.
1.Günlükbir plan yapmak
İnsanlar depresyonda oldukları zaman genelde hiç bir şey
yapmak istemezler. Hergün yapacakları şeylere karar vermeyi
zor bulabilirler ve sonuç olarak çok az şey yapmayı
başarırlar.
Eğer böyle bir sorununuz varsa, bunun üstesinden, yapmak
istediğiniz şeylerin listesini ve sonra da, bunları nasıl
yapacağınız konusunda bir plan yaparak bunların üstesinden
gelebilirsiniz. İşe, listedeki en basit şeylerle başlayın ve
kendinizden çok fazla şey beklemeyin. Listenizdeki şeyleri
sıradan geçirin ve yaptığınız şeyleri işaretleyin. Günün
sonunda, listenize bakıp başardığınızı şeyleri
görebileceksiniz. Fiziksel ekzersiz ve aktiviteler, ruh
halinizi düzeltebilir. Biraz biraz bunları günlük planınıza
koyun. Komşular, arkadaşlar ve akrabalarla görüşmek de faydalı
olabilir. Family Link (Aile Bağları) gibi kurumlar (bakınız
Daha başka nerelerden yardım alabilirim?), size destek
sağlayabilir ve tekrar insanlarla görüşmenizi konusunda
yardımcı olabilirler.
Kendinizden çok fazla şey beklememeyi unutmayın. Size daha
önce kolay gelen şeyler şimdi çok zor gelebilir. Olduğunuz
yerden başlayın ve iyi olduğunuz zamanki halinize gelene kadar
yavaş yavaş kendinizi geliştirin.
2. Başarılar ve yapmaktan hoşlandığınız şeyler
Depresyonda olan kişiler genelde neler başardıklarını ve
neleri yapmaktan hoşlandıklarını unuturkar. Pekçok kişi,
genelde farkında olduklarından çok fazla şeylerle uğraşırlar.
Planınıza, günlük bütün yapacaklarınızı yazdığınız zaman,
yapmaktan hoşlandığınız şeylerin karşısına H, başardığınızı
düşündüğünüz şeylerin karşısına da B harf koyun. Fazla alçak
gönüllü olmamaya çalışın. Depresyon geçirenlerin kendi
başarılarını görememe gibi bir sorunları vardır.Kendinizi
sürekli eski halinizle kıyaslamayın, yapmayı başardığınız
şeyler için kendinizi övün. Depresyonda olduğunuz zaman herşey
zor gelebilir, herşeyin dikkate alınması ve ödüllendirilmesi
gerekir, o yüzden günlük hayatınıza hoş olaylar koymaya
çalışın. Kendinizi ödüllendirin-faydasını göreceksiniz.
3.Hislerideğiştirmenin ABC’si
Doğum sonrası depresyonu geçiren birisinin moral bozukluğuna
sebep olabilecek, bulanık düşünceleri vardır. Bu depresyon
geçiren herkes için geçerlidir.
Son zamanlarda sizi üzüp depresyona sebep olan bir olayı
düşünün. Bu olayda üç ayrı bölümü görebilirsiniz.
Olay
Olay hakkında sizin düşünceleriniz
Olay hakkındaki duygularınız
Birçok kişi sadece A ve C’nin farkındadırlar. Bir örneğe
bakalım.
Düşünün, yapabileceğiniz herşeyi yapmanıza rağmen bebeğiniz
ağlıyor ve bir türlü susmuyor.
Olay - bebek ağlıyor, susmuyor
Düşünceleriniz - Buna dayanamıyorum. Onu sarsmak istiyorum.
Kötü bir anneyim. Bebeğimi hak etmiyorum.
Duygularınız - depresyonda, suçluluk.
Çok depressif! Kendinizi kötü hissetmeniz, şaşılacak bir şey
değil! A. B ve C adımlarının farkında olmak çok önemlidir.
Çünkü bir olay hakkında düşüncemizi değiştirebiliriz ve bunun
sonucunda da, olay hakkında nasıl hissettiğimizi
değiştirebiliriz.
4.Dengeleme
”Dengeleme” denemek için çok kullanışlı bir tekniktir.
Olumsuz, eleştiren bir düşünceye sahip olduğunuz zaman, bunu
kendiniz hakkında olumlu bir gerçekle dengeleyin. Örneğin:
Düşünce: ”Kötü bir anneyim.”, ”sağlık ziyaretçim, gerçekten
iyi olduğumu söylüyor, ve bebek iyi gelişiyor.” gerçeği ile
dengelenebilir.
Elbette, bunu söylemek yapmaktan daha kolaydır. Olumsuz
düşündüğünüz zaman, bu düşünceleri bir tarafa atmak kolay
değildir, ancak olumsuz düşünceyi olumluyla değiştirmek
zamanla kolaylaşacaktır.
5.Çift sütun tekniği
Size daha başka yardımcı olacak bir teknik de, otomaktikman
gelen olumsuz düşüncelerinizi bir sütuna yazmak - ve,
herbirinin karşısına, daha dengeleyici olumlu bir düşünce
yazmaktır.
Örneğin,
Otomati olumsuz düşünce
dengeleyici düşünce
Herşeyle başa çıkamıyorum - evim karmakarışık,
İyiyim. Evin herzamankinden biraz daha az toplu olması sorun
değil.
Bunu daha da ileri götürüp olaylarla ilgili bir günlük
tutabilirsiniz, duygu ve düşünceler. Biraz aşağıdaki tabeleya
benzeyebilir. Daha dengeli düşünceler bulmak için, tanımlanan
yaklaşımları kullanın. Bahsedilenlere yakın düşünmenin
getireceği hatalar konusunda dikkatli olun.
Olay
Duygu veya düşünce
Kafanızdaki düşünce
Daha başka dengeli düşünceler
Örnek: Hastanedeki annelerden birisi beni görmemezliğe geldi
Kötü ve depressif
Benden hoşlanmıyor, zaten benden kimse hoşlanmıyor
Belki de dalgındır - ben de benden hoşlanmadığı konusunda çok
çabuk yargıya vardım.
6.Detayları hatırlamaya çalışın
Araştırmalar bize depresyon geçiren bir kimsenin detayları
hatırlayamadığını ancak, ”Zaten hiçbir şey beceremedim bugüne
kadar.” gibi, genel ifadeler kullandığını belirtir. İyi
zamanları ve güzel deneyimleri hatırlamak için, detayları
hatırlamak üzere, kendinizi eğitmeye çalışın. Bir günlük
tutmak bu konuda yardımcı olabilir. ”Salı günü arkadaşıma
yardım ettim.”, ”Eşim geçen hafta yaptığım işlerden dolayı
bana iltifat etti.”, gibi, olumlu olayların bir listesini
yapmaya çalışın.
Özetle
Günlük bir plan yapmak, hoşlandığınızı ve başardığınız şeyleri
yazmak ve otomatik düşüncelerinizin ve dengeli
düşüncelerinizin bir günlüğünü tutmak size depresyonla, ve
depresyonun getirdiği, iç karartıcı düşüncelerle başa çıkmada
yardımcı olabilir.
7.Zorsorunları çözmek
Bazan yapmamız gereken zor ve karışık işler bize fazla
gelebilir. Bu olayları çözerken kullanabileceğimiz bir
yaklaşım, olayı tamamlamak için yapmamız gerekenleri basamak
basamak tanımlamak, ve sonrada her basamağı tek tek ele
almaktır.
Depresyonda olduğunuz zaman küçük sorunlar bile, çözülmesi zor
görünebilir. Eğer, özellikle zor bir sorunla karşı
karşıyaysanız, geçmişte buna benzer bir sorunu başarıyla
çözdüğünüz bir zamanı hatırlayın ve aynı yöntemi kullanın.
Veya bir arkadaşınıza bu durumda ne yapacağını sorun. Bütün
çözümleri, size saçma gelenler de dahil, bir kağıda yazın.
Mümkün olduğunca yaratıcı olamaya çalışın. Ne kadar fazla
çözüm bulursanız, o kadar size uygun olanı bulma şansınız
olur. Bütün çözümlerle ilgili eksi ve atrıları hesapladıktan
sonra, size en uygun olduğunu düşündüğünüz çözümü seçin.
kaynak:www.multikulti.org.uk