DOĞUM AĞRISINDA HİPNOTERAPİ YÖNTEMİ
Hipnoterapiyle
doğum, 19. yüzyılda korkuyu bırakma ve rahatlama tekniklerini
kullanarak ilk defa ortaya çıkmıştır. Kadınlar korkularını
bırakmaya, gevşek, yumuşak, bez bebek gibi rahat olmaya
çalışırlar…daha sonra vücut kısıtlama rahatsızlığa neden olmadan
doğum sırasında gerekenleri yapar.
Teknik
Hipnoterapiyle doğum kursları 30. haftadan başlayarak 4-5 hafta
süreyle her hafta 2 saat yapılır. Hipnoterapist genellikle
doğumda anneye eşlik etmez. Bu metod, kendi kendine hipnoz ve
hipnoz sonrası telkin yoluyla ağrının algılanmasını değiştirmeye
çalışır. Örnek olarak insanın kendisinin güvenli bir yerde
olduğunu hayal etmesi, genellikle ağrıyı şuurlu hafızadan ayrı
bir şey olarak sembolize eder ve böylece daha az ağrı
hatırlamaya çalışır. Hipnoterapinin bazı hedefleri:
· Ağrı kesicilere ihtiyacı azaltmak
· Doğumu hayatın en huzurlu kutlaması haline getirmek
· Doğumda daha az yorulmak
· Anneyi, bebeği ve doğum ekibini bir araya getirmek
· Lamaze metodundan daha az hiperventilasyona neden olur
Bu metod doğum sürecini, konvansiyonel doğum teminolojisi yerine
daha az bilimsel tanımlamalar koyarak, daha az bilimsel hale
getirir.
Örnekler
· Doğum koçuna doğum yoldaşı denir
· Bebeğin yakalanmasına bebeğin alınması denir
· Uterus kasılmalarına uterus dalgalanması denir
Kısıtlamalar
Hipnoterapinin doğmamış bebeğe veya anneye görülmüş bir riski
yoktur. Bazı dezavantajları şöyledir:
· Rasgele bir çalışmada travay süresinin hipnoz grubunda daha
uzun olduğu görülmüştür.
· Standart medikal ağrı kontrol metodlarına göre hipnoz hazırlık
süresinin uzun olması nedeniyle pek çok obstetrisyenin gözünde
popularitesi düşük
· Doğum ağrısına dayanmak için gerekli olan hipnoz seviyesi,
doğum hafızasını öğretebilir.