Solyanlılığın nereden
kaynaklandığı konusu, bilimin halâ çözemediği sırlar
arasında
yer almaktadır. Bugüne kadar yapıla gelmiş araştırmalardan,
uygulanan test ve anketlerden çıkan sonuçlar; şu an için kesin
bir yargıya varabilmek için yeterli görünmemektedir.
Bir çocuğun tercih ettiği el,
gözlem ya da soru yoluyla yaptığı işler için hangi elini
kullandığına bakılarak saptanabilir. Yetenek asimetrisi ise, sağ
ve sol ellerin ayrı ayrı ve aynı anda hareketinin özel bir test
düzeneği içinde ölçülmesi ile saptanabilir. Sağ elini tercih
edenler sağ ellerini daha becerikli kullanmaktadırlar. Bu ilişki
yazma gibi karmaşık işlerde daha belirgindir. El sıkma yada bir
dinamometreyi sıkma gibi davranışlarda ise bu belirginlik oranı
düşmektedir.El tercihi ile hemisfer işlevleri arasındaki
ilişkinin daha belirgin hale getirilmesi için,öncelikle el
baskınlığının tanımlanması gerekmektedir. Bir elin, diğerine
oranla,gözlenebilir biçimde bir güç farkının olmadığı bir
durumda, diğer ele göre belirgin bir beceri farklılığı
göstermesi el baskınlığı olarak tanımlanabilir. El tercihi ilk
olarak 1-1,5yaşlarında ortaya çıkmaya başlar.Yeni doğan
döneminde yatarken başını ne tarafa döndürdüğü ipucu olabilir.
Ancak durum üç yaşta yerleşir ve sekiz yaşlarında kesinleşir. Bu
korpus kallosum’un miyelinizasyonu ile ilgilidir. Korpus
kallosumun işlevsel duruma geçmesi, bir hemisferin diğeri ile
ilişkisini sağlar ve bazı işlevler için bir hemisferin diğerinin
üzerinde üstünlük kurmasına yol açar. El baskınlığına göre;sağlaklık,
solaklık ve her iki eli kullanabilme görülmektedir.El tercihi
üzerinde etkili olan pek çok etmen vardır. Bu etmenlerin,
genetik ve genetik olmayan olmak üzere iki başlık altında
toplandığı görülmektedir. Genetik olmayan etmenler; mevsim,
gebelik süreci, yaş,doğuma ilişkin özellikler, kültürel ve etnik
farklılıkları içermektedir.
Beyin asimetrisi 30. haftadan başlayarak oluşmaktadır. Gebelik
süresince annenin beslenmesi, radyasyona maruz kalması,madde ve
alkol kullanması solak bebek doğurma olasılığını artırmaktadır.
Doğumda anne yaşı 20 yaş altı ve 30 yaş üstü olan kişilerde
solaklık oranı artmaktadır. Bu durum,düşük doğum ağırlıklı bebek
doğurma oranının artması ile ilgili olabilir, çünkü düşük doğum
ağırlıklı bebeklerde solaklık oranı fazladır.Gebelikte fetal
testosteronun el tercihi üzerine etkisi olduğu
düşünülmektedir.Testosteron yüksekliğinde solaklık
artmaktadır.Erkek çocuklarda ve ikizlerde solaklığın sık
görülmesi testosteron yüksekliğine bağlanabilir. Doğum stresi ve
doğumda karşılaşılan sorunlar da solaklıkta etken olabilir.Bazı
çalışmacılar, sol hemisferin sağ hemisfere göre daha fazla
oksijene gereksindiğini ve zedelenmelere daha yatkın olduğunu bu
nedenle oksijenin yeterli olmadığı doğum sürecinde solaklığın
oluştuğunu ileri sürmektedir.
DÜNYA NÜFUSUNUN YÜZDE 10'U
SOLAK
Dünya nüfusunun yüzde 10'u solaklardan oluşuyor. Karadeniz
Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Üner
Tan'ın araştırmasına göre Türkiye'de sağ elini kullananların
oranı yüzde 66.1, iki elini kullanabilenlerin yüzde 29.4,
solakların yüzde 5.5.
Solaklık, erkeklerde daha fazla görülüyor. Ancak annesi solak
olan çocukların solak olma ihtimalleri daha fazla. Yine bir
araştırmaya göre prematüre bebeklerin yüzde 54'ü, tek yumurta
ikizlerinin yüzde 18'inde ikizlerden biri solak.
Solaklar, ellerini, ayaklarını, gözlerini ve kulaklarını 'farklı
yönde' kullandıkları için daha sakar oluyorlar, hatta daha erken
ölüyorlar. Soldan sağa değil, sağdan sola doğru işleyen bir
dünyada yaşamaları gerekiyor. Küçük yaşlardan itibaren
kendilerine uygun olmayan aletleri kullanıyorlar.
www.ttb.org.tr