AÇILIŞ SAYFASI YAPIN  

 

 

 

Gebeliğe Hazırlık
Gebelik Dönemi
Gebelikte Sorunlar
Hafta Hafta Gebelik
Ay Ay Gebelik
Egzersizler
Doğum
Doğum Sonrası Bakım
Emzirme
Doğum Kontrolü
Ultrasonografi
3D Ultrason
4D Ultrason
Fetoskopi
Doğum Videoları
Video Bölümü
Tüp Bebek
Kürtaj
Kadın Sağlığı
Cinsel Sağlık
Kısırlık
Kadın ve Güzellik
Sağlık Haberleri
Ekart
Nöbetçi Eczaneler
Hastaneler

 

 

 

ÇOCUKLARDA AŞIRI SİNİRLENME NEDENLERİ

 

 

“YAŞAMIMDA DOĞRU GİTMEYEN ŞEYLER VAR. KENDİMİ KÖTÜ HİSSEDİYORUM. BENİ FARKEDİN. BANA YARDIM EDİN!”

Çocuk burada kendini sözcükler yolu ile ifade edemedi için davranış yoluyla ifade etmeye çalışmaktadır. Çoğu zaman kendisi de ne anlatmak istediğini bilememektedir. Sadece çocuklar değil, gençler ve yetişkinler de zaman zaman böyle davranırlar. Okul eşyalarına zarar veren çocukların çoğu öğretmenlerin ve okul idaresinin uygulamalarına karşı “kızgın” olduklarını anlatmaya çalışırlar. Çocuğun davranışının altındaki gizli sözsüz mesaj, ne kadar acil, derin ve sıkıntılı ise davranış o kadar kalıcılığını sürdürür.

Toplum ve ebeveynler böyle davrananlara, “hangi ihtiyacından dolayı böyle davranıyor, ne hissediyor” şeklinde düşünerek bakmazlar. “Asi, uyumsuz, geçimsiz”...vb. tanımlamalarla ya uzak kalırlar ya da işe yaramayan ceza yöntemleri uygulamaya çalışırlar. Onları hiç kimse istemez. Çocuğun sadece davranışlarıyla ilgilenir ve sürekli onları düzeltmeye çalışırlar. Büyüklere çocuğun hissettikleri ile ilgilenmek yerine, onları belli bir davranış kalıbına sokmak daha kolay gelir. Öneriler, ahlak dersleri, sorgulamalar, çocuğun olumsuz davranışlarını iyice pekiştirir. Ebeveynler çocuğun içinde duyduğu sıkıntı ve acıyı bu yolla ifade ettiğini anlamak istemez çünkü çoğu zaman bu sıkıntının kendilerinden kaynaklandığını görmek istemezler. Çoğu anne-baba çocuğuna karşı hatalı davrandığını dürüstçe itiraf edemez. “Benim çocuğum kötü davranıyor, onun durumu iyi değil” yerine kaç insan “ben çocuğuma gerekli önemi vermedim, onun küçük tepkilerini bile sinirlilikle ve başımdan atar gibi geçiştirdim” demeyi tercih eder?

Hiç kimse zevk için eziyet etmez. Çocuk başkalarına zarar vermemeyi, “kimse benim canımı acıtamaz, acıtmıyor o halde ben de kimsenin canını yakmamalıyım” düşüncesini ancak temel güven duygusu gelişmişse, anne-babasına güveniyorsa oluşturabilir. Öfke ve şiddet hem çocuk hem de yetişkinler için önlenemez duygulardır. Önemli olan bunları empati ve yakınlık hisleriyle dengelemektir.

AGRESİF ÇOCUKLARDA HAKİM OLAN DÜŞÜNCELER

“BAŞKALARINA ALDIRMIYORUM. ÇÜNKÜ ONLAR DA BANA ALDIRMIYOR.”


Bebeklikten başlayan ve devam eden birisine güvenme, önemsendiğini hissetme ve bağlanma hisleri, paylaşma, şevkat duyma ve başkalarını düşünme duygularının gelişimi için temel oluşturur. Bu hisleri tatmamış çocuk, karşısındakine de bunları veremez.

“İSTEKLERİMİ, AMAÇLARIMI VE DUYGULARIMI ANLATAMIYORUM, KENDİMİ KELİMELERLE İFADE EDEMİYORUM. KIZGINLIĞIMI ANCAK HAREKETLERİMLE GÖSTEREBİLİYORUM!”

İletişim iki taraflı bir süreçtir. Dinlenmeyen, empati kurulmayan, duyguları önemsenmeyen bir çocuk, karşısındakini anlamaz, dinlemez ve kendini sözel olarak ifade edemez. Yaptığı davranışı önceden planlayarak ve sonuçlarını düşünerek hareket edemez.

“DÜŞ KIRIKLIĞINA UĞRUYORUM VE O ZAMAN DA OLUMSUZ DAVRANIYORUM!”

Çocukların her türlü ihtiyaçları karşılanırken yaşadıkları düş kırıklıkları onları olumsuz davranışa iter.

AGRESİF ÇOCUKLARA NASIL DAVRANMALIYIZ?

-Onu anlamaya, davranışlarının nedenlerini bulmaya çalışın. Dinleyin. Empatik olun. Ancak suçluluk duyarak limitsiz davranmasına meydan vermeyin.
-Cezalandırmayın. Olumlu davranışlarına yönelin. Ödül yerine motivasyon teknikleri kullanın. Teşvik edin. (“Bu gün arkadaşlarına vurmadın. Bu onlarla daha rahat oynamanı sağladı.”)
-Limitsizlik güvensizlik duygularını daha da güçlendirir. Mutlaka sınırlı seçenek hakkı tanıyın.
-Tepkilerinizi kontrol edin. Sakin kalın. Ani patlamalardan kaçının.
-Söylemek istediklerinizi kesin ve net bir dil kullanarak ifade edin.
-Sözsüz iletişim önemlidir. Davranışlarınız sözlerinizi desteklesin.
-Çocuğun hareket ve eylem yerine düşüncelerini kullanmasını öğrenmesine yardımcı olun. Ona zaman ayırın. Saptayıcı konuşun. Yorumdan kaçının. (İyi, kötü, olumsuz, olumlu yorumları yapmayın. Sadece davranışının doğal sonuçlarını anlatın ve gösterin.)
-Çocukta duygusal fikirlerin gelişmesi için destekleyici olun. Hayali oyunlar, yaratıcılığı arttırıcı oyunlar, (yaratıcı drama) onun için yararlı olacaktır. -------Agresyon durumlarında duygularını ifade etmesine yardımcı olun.
Kızgınlık ve öfkeyi her insanda olan normal duygular olarak kabul edin. Çocuk korku, kaygı, üzüntü, kıskançlık..vb. tüm duyguları insan özelliği olarak görmeli bunları olumlu yollarla ifade etmeyi öğrenmelidir.
-Çocuk size çok ters şeyler söylese bile onu dinlemeyi elden bırakmayın. İtiraz etmeyin. Öğüt vermeyin. Kendi duygu ve düşüncelerinizi onu suçlamadan net ve dürüstçe belirtin. (Sen beni üzüyorsun yerine ben üzüldüm, ben....hissediyorum gibi cümleler kullanın.)
-Çocukta düşünme becerilerinin gelişmesine yardımcı olun. Çözüm için onun da öneriler sunmasını sağlayın. Anlaşmalar yapın. Ortak bir amaçta birleşin.
-Yaptığı olumsuz davranışların telafisi için mutlaka şans verin. Nasıl telafi etmek istediğini kendisi seçsin. Siz söylemeyin. Telafiyi zorla yaptırmayın.
-Aşırı katı ve kuralcı veya aşırı musamahakar davranmayın. İki davranış biçimi de gerçek tepkilerin sergilenmesine izin vermez. Örn: Çocuğun yapmak istediği bir davranış karşısında “kesinlikle hayır yapamazsın” veya “tabi ne istersen yapabilirsin” tepkilerinin yerine, çocuğu bu davranışı hakkında düşünmeye sevkedecek sorularla yaklaşın. (bunu yaparsan neler olabilir? Daha önce yaptığında neler oldu?..vb)
-Çocuğun problem çözmesine yardımcı olmak için siz de problem çözücü davranın.
-Yüksek enerjiye sahip olan bu çocukların enerjilerini sarfetmeleri için olanak tanıyın.
-Çocuğun ihtiyaçlarını keşfetmeye çalışın. Ve bu ihtiyaçlarını giderebilmesi için uygun olanaklar sağlayın.
-Çocuğun bakımında rol alan diğer kişilerle (bakıcı-aile büyükleri-okul..vb.) işbirliği yapın. Çocuğa yaklaşım için ortak bir dil belirleyin.
-Sevecen, devamlı takviye eden, besleyen ve süreklilik sağlayan bir ilişki biçimi geliştirin.
-İlgisini çekin. Bunun için oyunlar kullanabilirsiniz. Sizinle etkileşime geçebilmesi için zorlayıcı olmadan teşvik edici davranın.

PSİKOLOJİK DANIŞMAN
DİLEK KIRCAOĞLU SOETAN

 

kaynak:www.yuvabul.com

 

 

FAVORİLERE EKLE   

 

 

 

Yeni Doğan Bebek
Ay Ay Bebek Gelişimi
Bebeklerde Beslenme
Bebek Bakımı
Boy Kilo Cetveli
Aşı Tablosu
Otomatik Hesaplayıcı
Bulaşıcı Hastalıklar
Vitamin ve Mineraller
Anne Sütü
Topuk Kanı
İnek Sütü Kullanımı
Ek Besinler
Çocuk Gelişimi
Bebek Yemek Tarifleri
Bebek İsimleri
Bebek Resimleri
Bebekler İçin Ninniler
 

      

 
ANA SAYFA Copyright @ 2006 webanne.com REKLAM ve İLETİŞİM

Yasal Uyarı: Webanne' nin içeriği ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımaz. Her tıbbi sorun hekim tarafından ayrıntılı olarak dinlendikten, hasta muayene edildikten, gerekli laboratuar ve röntgen tetkikleri yapıldıktan sonra sonuçlandırılabilir. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. webanne.com sağlıkla ilgili tüm konularda en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan öğrenilebileceğini savunur. Belirli bir tıbbi tavsiye, tanı ya da tedavi için mutlaka doktorunuza danışın. Sitemizdeki bilgiler bu amaçla kullanılmamalıdır.

   

    Sağlık ve Tıp