reklamlar

 


ÇOCUKLAR VE TELEVİZYON

reklamlar

Televizyon çocukların ilk aylardan itibaren ilgisini çeken bir araçtır.Birkaç aylık bebekler bile bu renkli, hareketli ve sesli görüntüyle ilgilenirler, görme alanları içinde takip edebilirler. Bebekler büyüyüp özellikle müziğe ilgi duymaya başladıkça müzik eşliğinde verilen görsel olarak vurgulanan görüntülere daha fazla ilgi duymaya başlarlar.Televizyonda söz ve görüntü bir arada verildiği için çocuklar çok kolay etkilenirler. İyi seçilmiş programlar izlettirildiğinde çocukların bilgisini, hayal gücünü artırabilir. İlk yıllarda özellikle reklamlar bebeklerin ve çocukların ilgisini daha fazla çeker. Müzik kanalları da aynı şekilde müzik-ritim ve renkli görüntülerin eşlik ettiği klipler nedeniyle ilgi çekici olur. Bu dönemde fazla televizyon karşısında tutulan çocukların televizyon izleme alışkanlıklarının gelişmeye başladığı bilinmektedir. Özellikle de çocuğa rahat yemek yedirmek veya onun sakince oturmasını sağlamak amaçlı olarak televizyon seyretmeye teşvik edilen çocukların okul yıllarında da sürdürecekleri şekilde televizyon izleme alışkanlığı gelişmektedir. Ayrıca anne-babası çok televizyon izleyen çocukların da yine model alma yoluyla zaman geçirme ve eğlenme aracı olarak televizyonu tercih etmeleri söz konusudur.

Çocuklarımıza sınırlar koymakta karşılattığımız sorun, onların televizyon alışkanlıklarını incelediğimizde bariz bir açıklık kazanır. Bence televizyonlar, tıpkı sigara paketleri gibi bir uyarı etiketi ile satılmalıdır. Televizyon izlemek sigara gibi ani fizyolojik zararlara yol açmasa da, çocuklukta aşırı yemek düşkünlüğünün artışındaki önemli etkenlerden olduğu ileri sürülebilir ve şüphesiz bu düşkünlük hastalıklara neden olur ve hayatı kısaltır.

Televizyon fiziksel olarak bağımlılık yaratmasa da, psikolojik bir bağımlılık oluşturma yeteneğini sorgulamak güçtür. Amerikalıların alışkanlıkları üzerine bir ansiklopedi olan Peoplepedia tarafından yapılan bir ankette, binin üzerinde kişiye kendileri televizyondan vazgeçmeye ikna edecek şeyin ne olduğu soruldu. Şaşırtıcı bir şekilde % 46’sı bir milyon dolardan az bir para için televiz­yondan vazgeçmeyeceğini ifade etti ve ankete katılanların % 25’i bu miktar için bile bunu yapmayacağını söyledi.

Televizyon başlı basma kötü bir şey değildir ve DZ becerilerinin gelişmesini asıl engelleyen, televizyon önünde geçirilen pasif zamandır.

Amerikalı çocuklar haftada ortalama yirmi dört saat televizyon seyrediyorlar; bu, haftada bir gün demek!

Aslında, çocuklarımız, televizyon izlemeye uyku hariç diğer etkinliklerden daha fazla zaman ayırıyorlar.

Ortalama düzeydeki çocuk beş yaşına geldiğinde ortalama üniversite öğrencisinin dört yıl boyunca okulda geçirdiği kadar bir zamanı televizyon izleyerek harcamış oluyor!

Uzmanlar aşırı televizyon izlemenin çocuklar için iyi olmadığını uzun zamandır savunsa da, birçok ebeveyn kendi televizyon bağımlılığı yüzünden çocuklarının televizyon önünde geçirdikleri zamanı denetleyememektedir. Bu, bir alkolikten ölçülü olmasını istemek gibi bir şeydir. Birçok ebeveyn televizyonun çok pahalı olmayan bir bebek bakıcısı olduğunu keşfetmiştir. Ancak duygusal zekası yüksek çocuklar yetiştirmeye ciddi olarak niyetliyseniz çocuğunuzun televizyon izleme süresine katı sınırlar koymak zorundasınız.

Benim önerim, ailenizin günlük televizyon izleme süresini iki saatle kısıtlamanızdır. Bu süre kiralık video filmlerin ve oyunları da içermelidir). Bu sadece çocuklara değil, ailedeki herkese uygulanmalıdır. Elinize televizyon programlarını alıp çocuklarınızla bir­likte oturun ve izlemek istedikleri (sizin de onayladığınız) programların seçiminde onlara rehberlik edin. Televizyon izlemek ço­ğunlukla sadece zaman doldurmaya yarar; daha ileride göreceğiniz gibi, gerçekten de çocukları heyecanlandıracak çok fazla şey vermez.

Başlangıçta çocuğunuzun televizyondan uzak geçirdiği zamanı Planlamanız gerekse de, TV’den bir kez soğuduktan sonra bu ko­nuda yaratıcı olacaktır. Bir sonraki aşama, televizyon izlemenin yerini alacak etkinlikleri planlamaktır. Dama, satranç benzeri oyunları dolaptan çıkarın, kütüphaneye gidip birkaç kitap alın, üzerinde çalışılabilecek sanat tasarılarının ve hobilerin listesini çıkarın, çocuklarınızı spor programlarına kaydettirin. 8. Bölüm’de göreceğiniz gibi bilgisayar başında geçen zamanı televizyon izleyerek geçen zamanla eşdeğer bulmuyorum, çünkü bu pasif değil, aktif bir zamandır ve DZ becerilerinin öğretiminde büyük bir potansiyele sahiptir. Yine de, bilgisayarlar sadece sanal bir gerçeklik sunar ve çocuğa bir kucaklama hissi ya da bir top sahasının kokusunu veremezler, bu nedenle bilgisayar önünde geçirilen zaman da sınırlanmalıdır.

Kaynak yüksek eq’lu çocuk yetiştirmek (Dr. Lawrence E. Shapiro) Varlık Yayınları

reklamlar