Kişinin cinselliği, cinsel
kimliğinin, cinsiyet kimliğinin ve cinsiyet rolünün birbiriyle
etkileşiminden oluşur.
Cinsel kimlik, cinselliğin biyolojik yönüdür. Yani kromozomlar,
hormonal yapı, dış ve iç cinsel organlar ve göğüsler, vücut
kullanması gibi ikincil cinsel özelliklerdir. Cinsiyet kimliği
ise kişinin kendini kadın ya da erkek hissedişidir, kendi
cinsiyetini nasıl algıladığıdır, yani davranışlarının kadınlık
ya da erkeklikle ilgili ruhsal yönleridir. Çocuk 3 yaşına
geldiğinde kız ya da erkek olduğuyla ilgili neredeyse kesin bir
yargıya sahiptir. Kuşkusuz sağlıklı bir cinsiyet kimliği
gelişimi için sonraki yıllar da önemlidir ama temel cinsiyet
bilgisi 2-3 yaşlarında tamamlanır ve değişmez.
Cinsiyet kimliğinin sağlıklı gelişimi ; ana - baba tutumlarına,
aile içinde kişiye biçilen cinsiyet rolüne, yetiştirilme
koşullarına, toplumsal çevrenin özelliklerine, bebeğin dış
cinsel organlarına ve anne karnındayken aldığı genetik/hormonal
etkilere bağlıdır.
Genel olarak kadınlar kadın olarak hissetme ve davranma,
erkekler de erkek olarak hissetme ve davranma eğilimindedirler.
Ancak kişinin cinsiyeti, cinsel kimliği ve cinsiyet kimliği
arasında uyuşmamalar, hatta karşıtlıklar olabilir. Örneğin kişi
kendini cinsel biyolojik yapısıyla uyumlu olarak hisseder, yani
kadın cinsel yapısında ve kimliğindedir ve kadın gibi
hissetmektedir, ama yine da karşı
cinsin giyim ve davranışlarını benimseyebilir. Veya tam tersi
olur; kendisini, karşı cinsin cinsiyet kimliğinde hisseder, ama
kendi cinsinin cinsiyet karakteristiklerini taşır ve ona uygun
davranır.
kaynak:Türkiye Aile Planlaması Derneği