AÇILIŞ SAYFASI YAPIN  

 

 

 

Gebeliğe Hazırlık
Gebelik Dönemi
Gebelikte Sorunlar
Hafta Hafta Gebelik
Ay Ay Gebelik
Egzersizler
Doğum
Doğum Sonrası Bakım
Emzirme
Doğum Kontrolü
Ultrasonografi
3D Ultrason
4D Ultrason
Fetoskopi
Doğum Videoları
Video Bölümü
Tüp Bebek
Kürtaj
Kadın Sağlığı
Cinsel Sağlık
Kısırlık
Kadın ve Güzellik
Sağlık Haberleri
Ekart
Nöbetçi Eczaneler
Hastaneler

 

 

 

CİNSEL İŞLEV BOZUKLUKLARI VE TEDAVİSİ

 

Cerrahi tedaviler:
Son yıllarda organik ve özellikle damar kökenli cinsel iktidarsızlık tedavisinde başarılı sonuçlar elde edilmiştir. Bu başarı sertleşme sırasında kanın atar ve toplar damarlardaki akışının daha iyi bilinmesi, arteriyografi, kavernozometri (gözenekli cisme serum fizyolojik verilerek sertleşme derecesi ve süresinin ölçülmesi) gibi tanı yöntemlerindeki gelişmeler ve mikro cerrahi tekniklerindeki ilerlemelerden kaynaklanmaktadır. Cerrahi tedavi ile en başarılı sonuçlar, travmaya bağlı atardamar hasarı görülen genç hastalarda elde edilmektedir. Bu gruptaki hastalarda atardamar ağı genellikle iyi durumdadır.

Toplardamar kaynaklı cinsel iktidarsızlık 5 alt grupta incelenebilir:

1- Büyük toplardamarların doğrudan gözenekli cisim içinden çıkması. Bu durum gençlerde görülen doğuştan iktidarsızlık nedeni olabilir.

2- Akkılıf katmanındaki zayıflamalar sonucu geniş toplardamar kanallarının oluşması. Bu durum yaşlı hastalarda görülür.

3- Gözenekli cisim düz kaslarının toplardamarların sıkışmasına yol açacak kadar gevşeyememesi. Bunun nedeni lifsi doku oluşumu ya da kaslarda gerilme (atrofi) ve işlevsel özelliklerin kaybolması olabilir.

4- Sinir iletiminde görevli kimyasal maddelerin yetersizliği. Bu durum sinirsel ve psikolojik kaynaklı iktidarsızlıkta görülebildiği gibi, çok sigara içenlerde de görülür.

5- Gözenekli cisim ile süngersi cisim arasında doğuştan olağandışı bağlantı yollarının bulunması, sürekli sertlik durumunun tedavisi sonrasında kamış başı ile gözenekli cisim arasında açık kanallar kalması ya da siyekte yapılan cerrahi girişimler sonucunda gözenekli cisim ve süngersi cisim arasında bağlantı oluşması.

Cerrahi tedavinin başarısı, toplardamar kaynaklı sertleşme bozukluğu tipinin tam olarak belirlenmesine, toplardamar sistemindeki yetmezliğin derecesine ve atardamar sisteminin durumuna bağlıdır. Yukarıdaki sıralamada 1. ve 5. gruba giren olgularda doğuştan ya da sonradan ortaya çıkan kanalın bağlanarak olağandışı toplardamar oluşumunun ortadan kaldırılması başarılı sonuçlar verir. Ama 2. ve 3. gruba giren olgulardaki cerrahi girişimlerin başarı olasılığı düşüktür. Bu olguların çoğunda kamış protezlerinin kullanılması yoluna gidilir. 4. gruptaki cinsel iktidarsızlık olgularında ise cerrahi girişim uygulanmaz.

Cerrahi girişimler kamış duyarlılığının azalmasına, kamışın kısalmasına yol açan nedbelerin ortaya çıkmasına ve ameliyat sonrası uzun süren ödem görülmesine neden olabilir.

Tedavi edilen ve uluslararası düzeyde yayınlanan olgu sayısının azlığı nedeniyle bu hastalıktaki cerrahi girişimlerin başarı oranını belirlemek zordur. Gene de tedavi edilen olguların yüzde 50’den fazlasında başarılı sonuçlar alındığı söylenebilir.

Kamış protezleri:

Sertleşme bozukluğunun tedavisinde kamış protezlerinin kullanıma girmesi de önemli bir adımdır. Bu tedavi yöntemi 50 yılı aşkın bir süredir uygulanmaktadır. İlk protezler kıkırdaktan yapılıyordu. Daha sonra doğal maddelerin çözünme sorununa karşı protez yapımında yapay maddeler kullanıma girdi. Bu dönemde iki tip protez geliştirildi: Yarı sert ve şişirilebilir protezler. Bütün hastalar için en uygun tek bir kamış protezinin bulunmadığını önceden söylemek gerekir. Yarı sert protezler şişirilebilir olanlara göre daha ekonomik, daha kalay takılabilir ve yıllar boyunca karşılaşacakları mekanik aşınmaya daha dayanıklıdırlar.

Yarı sert protezlerdeki son gelişmelerden biri bükülebilir protezlerdir. Bu protezler içerdikleri bükülebilen bir gümüş telden ötürü istenen duruma getirilebilmekte, dolayısıyla estekik açıdan daha iyi sonuçlar vermektedir.

Psikolojik ve estetik açıdan daha olumlu sonuçlar verecek, işlevsel bakımdan doğala yakın protez talebinin artması karşısında 1973’te şişirilebilir kamış protezleri geliştirildi. Gözenekli cisimler için iki silindir, bir depo ve pompadan oluşan bu protezin, olumlu özellikleri yanında silindir, bir depo ve pompadan oluşan bu protezin, olumlu özellikleri yanında silindirlerden sıvı kaçağı, silindirlerin genişlemesi ve enfeksiyon tehlikesinin yüksekliği gibi yan etkileri de vardır. Şişirilebilir protezlerin olumsuz yönleri yıllardan beri sürdürülen araştırmalarla giderilmeye çalışılmaktadır.

Kamış protezi takılacak hastaların kendilerine uygulanacak yöntemin yan etkileri ve yaratacağı sorunlara ilişkin bilgilendirilmesi gereklidir. Protez psikolojik muayeneler ve testlerden sonra takılmalıdır. Ayrıca bu girişimin geriye dönüşsüz olmadığı, hoşnut kalmama durumunda başka bir protezin denenebileceği de anlatılmalıdır.

Dışarıdan uygulanan araçlar:

Cinsel iktidarsızlığın tedavisinde dışarıdan uygulanan araçlardan da kasıca söz etmekte yarar vardır. Burada dölyoluna girişi sağlayacak kadar sertleşme ve sertleşmenin sürmesini sağlayan araçlara değinilecektir. Bunlar temel olarak vakumla kamışa kan hücumunu sağlayan ve bu kanı bir süre koruyan aygıtlardır. Osborne’un ErecAid System’i plastik silindir, emme yaratan pompa, bağlantı borusu ve esnek banttan oluşur. Kamış silindir içine yerleştirilir. Daha sonra pompa yardımıyla sağlanan emme kuvvetinin yarattığı negatif basınçla kamışa kan hücum etmesi sağlanır. Böylece normaldekine benzer bir sertleşme elde edilir. Sertleşmenin sürekliliği penis kökünü saran esnek bantla sağlanır. Bu işlemlerden sonra sertleşmiş kamış silindirden çıkarılır. Sertlik 30 dakikadan az bir süre boyunca korunabilir.

Daha değişik bir tasarımın ürünü olan Synergist Erection System’de saydam silikondan yapılmış bir prezervatif kullanılır. Yumuşak kamışı destekleyecek kadar sert olan bu prezervatif kamışa geçirildikten sonra bir boru yardımıyla emme kuvveti yaratılır. Daha sonra borudaki vana kapatılarak penis köküne doğru katlanır. Kullanıldıktan sonra vana açılarak araç çıkarılır.

Bu araçların görece kullanışlı, güvenilir ve ekonomik olma üstünlükleri vardır. Ayrıca cerrahi girişim gerektirmedikleri ve başka ilaç tedavileri ile etkileşim göstermedikleri için istediği an kullanılabilirler. En önemli olumsuz yönleri ise belirli bir el yatkınlığı istemeleri ve sertleşme süresinin yarım saatin altında kalmasıdır. Ayrıca bu araçların pıhtılaşma bozukluğu olan hastalarda son derece dikkatli kullanılması gerekir.

Cinsel Fonksiyon Bozuklukları

Türkiye’de cinsellik hala tabu:
Ereksiyon ve orgazm güçlüğü, cinsel isteksizlik ve vaginismus en fazla görülen cinsel problemler. Erkeklerin birçoğunun doktora gitmekten çekindiği, kadınların doğalmış gibi gördüğü cinsel sorunlar çözümsüz değil.

Türkiye için hala kapalı kutu görünümünde olan cinsellikle ilgili sorunlar kadın ve erkekleri farklı etkiliyor. 40 yaşını geçen erkeklerin yüzde 52’sinde değişik düzeylerde cinsel fonksiyon bozukluğu görülüyor. Kadınlarda ise cinsel soğukluk, orgazm olamama ve vaginusmus sorunları en önemli hastaneye başvuru nedenleri arasında yer alıyor.

İşte evliliklerdeki en önemli boşanma nedeni olan cinsel problemlerin toplumda yarattığı sancılar Acıbadem Hastanesi Sağlık Söyleşileri’nin ilki olan “Cinsel Fonksiyon Bozuklukları” Toplantısı’nda ele alındı. 20 Kasım 1999 Cumartesi günü hastanenin konferans salonundaki toplantıya Acıbadem Hastanesi Üroloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ferruh Korkut, Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölüm Başkanı Op. Dr. Öztürk Karabey ve İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Arşaluys Kayır katıldı. Yoğun bir ilgi gören toplantıda konunun üç uzmanı tüm yönleriyle cinsellikle ilgili sorunları irdelediler ve kadın, erkek açısından ayrı ayrı ele aldılar. Uzmanlara göre cinsel sorunlar birçok nedenin biraraya gelmesinden doğuyordu. Cinsel deneyimin yetersizliği, cinsel bilgilenmenin eksikliği ya da yanlışlığı, eşle olan genel ilişkinin zayıflığı, katı yetiştirilme tarzı, yerleşik yanlış inanışlar, kalıp yargılar ve başarısızlık endişesi başlıca psikolojik faktörler arasında yer alıyor.

Prof. Dr. Ferruh Şimşek, konuyu erkekler açısından ele alarak erkeklerde en sık görülen sorunların başında ereksiyon güçlüğünün geldiğine işaret etti. Prof. Dr. Şimşek, ÒAraştırmalar bu sorunun önümüzdeki 5 yıl içinde dünyada 400 milyon erkeği ilgilendireceğini gösteriyor. Dünya verilerini dikkate alırsak Türkiye’de değişik düzeylerde ereksiyon güçlüğü olan 5 milyon erkeğin olduğunu düşünebiliriz. Sorunun tedavisinde erkeklerin zamanında hekime başvurmaları büyük önem taşıyorÓ diye konuştu. Risk faktörlerin ortadan kaldırılması için alkol ve sigara kullanımının bırakılmasını öneren Prof. Dr. Şimşek, şöyle konuştu:

"Diyet ve egzersiz yapılması, stresten kaçınılması tedavinin başarısını olumlu etkiliyor. Hastanın sorunun boyutuna göre ilaç tedavisi uygulanıyor. Vakum cihazları öneriliyor. Daha ileri durumlarda ise penise protez yerleştirilmesi sorunun giderilmesinde etkili rol oynuyor."

Kızlık zarı büyük sorun Kadınlarda görülen cinsel fonksiyon bozukluklarına neden olan hastalıklar hakkında bilgi veren Acıbadem Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü Sorumlusu Op. Dr. Öztürk Karabey de doğumun ve menopozun cinsel yaşama etkisi hakkında dinleyicileri aydınlattı. Dr. Öztürk Karabey, Türkiye’deki cinsel tabular yüzünden birçok genç kızın evlenmeden jinekoloğa başvurmadığını, bunun da varolan hastalıkların zamanında teşhis edilmesini önlediğini vurguladı. Dr. Karabey, kızlık zarı çok kalın olan kişilerin cinsel ilişki sırasında travma yaşadıklarını ve kanama geçirerek hastaneye başvurmak zorunda kaldıklarına işaret etti. Dr. Karabey, ağrılı cinsel ilişkinin de kadınların cinsel yaşamını olumsuz etkilediğini belirtti ve bu durumlarda hemen hekime başvurulmasını önerdi.

İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Arşaluys Kayır ise cinsel fonksiyon bozukluklarının kadın ve erkekleri farklı etkilediğini açıkladı.

Prof. Dr. Kayır, tedaviyle ilgili olarak çiftlere uygulanan terapiler hakkında bilgi verdi. Cinsel yaşamdaki aksaklıkların birey için haz ve doyum duygusunu kaybetmekten öte bir sıkıntı kaynağı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kayır, cinsel sorunların tedavisinde son 30 yıldır cinsel soruna odaklaşan kısa cinsel terapilerin uygulandığını söyledi. İstanbul Tıp Fakültesi’nde 20 yıldır cinsel tedavi yapıldığına değinen Kayır, ÒTedavi süresi çiftlerin işbirliği sağlandığında ortalama 1-3 aydır. Çiftlere kolaydan zora doğru derecelendirilmiş bir seri cinsel ev ödevleri verilir. İlişkileri iyi olan, aralarında sevgi ve güven bağı bulunan çiftlerin sorunlarını çözme şansı daha yüksektirÓ diye ekledi.

Tartışmada bölümünde ise izleyiciler merak ettikleri konuların sorularla açılmasını istediler. Toplantı sonunda izleyiciler bu konunun Türkiye için hala tabu olduğunu ve sık sık gündeme getirilmesi gerektiğini belirttiler.

Cinsel isteksizlik

* İsteksizlik belli bir eşe veya şevişme şekline olur. Sevişmeden kaçınma özellikle diğer eşin arzu ve talepleri olduğunda çoğalır.
* Kadınlarda daha çok pasif direnme ve iğrenme, erkeklerde başarısızlık korkusu nedeniyle cinselliğe uzak durma daha çoktur.
* Klinik başvurularda cinsel isteksizlik kadınlarda erkeklerden daha fazladır.
* Kadında cinsel birleşme ve orgazm olamama sık rastlanan bir durum olduğu için tedavi edilmesi gerekli durum olarak değerlendirilmez.

Erkeklerdeki sorunlar
* Hormonal, nörolojik problemler, hipertansiyon, kalp damar hastalıkları ereksiyon sorununa neden olabilir.
* Özellikle diyabetli hastaların yüzde 30’unda bir şekilde hafif, orta ya da ağır ereksiyon güçlüğü gözleniyor.
* Stres, sigara ve alkol sorunu tırmandırıyor.
* Tedavide erken teşhis çok önemli.
* Uzmanlar vakit geçirilmeden hekime başvurulmasını öneriyor.
* Sorunun çözümünde ilaç tedavisi, vakum cihazı, protez yerleştirilmesi gibi alternatifler mevcut.

Ağrılı cinsel ilişkinin nedenleri

* Vajina girişindeki ve içindeki iltihaplar, vajinanın kayganlığını sağlayan bezlerin iltihabı
* Travmatik faktörler, düşmeye bağlı tahriş
* Kadın cinsel organının büyük dudaklardaki sarkıklarını gidermek için yapılan estetik ameliyata bağlı yara izleri
* Yumurtalıklardaki kistler, rahimdeki saplı miyomlar, karın zarı altındaki miyomlar
* Rahim boynundaki kanserler, başlıca sebeplerdir.

kaynak:AcıbademHastanesi

 

FAVORİLERE EKLE   

 

 

 

Yeni Doğan Bebek
Ay Ay Bebek Gelişimi
Bebeklerde Beslenme
Bebek Bakımı
Boy Kilo Cetveli
Aşı Tablosu
Otomatik Hesaplayıcı
Bulaşıcı Hastalıklar
Vitamin ve Mineraller
Anne Sütü
Topuk Kanı
İnek Sütü Kullanımı
Ek Besinler
Çocuk Gelişimi
Bebek Yemek Tarifleri
Bebek İsimleri
Bebek Resimleri
Bebekler İçin Ninniler
 

      

 
ANA SAYFA Copyright @ 2006 webanne.com REKLAM ve İLETİŞİM

Yasal Uyarı: Webanne' nin içeriği ziyaretçilerini bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup sağlıkla ilgili konularda tıbbi teşhis, tedavi veya reçete bilgisi özelliği taşımaz. Her tıbbi sorun hekim tarafından ayrıntılı olarak dinlendikten, hasta muayene edildikten, gerekli laboratuar ve röntgen tetkikleri yapıldıktan sonra sonuçlandırılabilir. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. webanne.com sağlıkla ilgili tüm konularda en doğru bilginin hastayı muayene eden doktorundan öğrenilebileceğini savunur. Belirli bir tıbbi tavsiye, tanı ya da tedavi için mutlaka doktorunuza danışın. Sitemizdeki bilgiler bu amaçla kullanılmamalıdır.

   

    Sağlık ve Tıp