reklamlar

 


ÇOCUKLARDA BÜYÜME GERİLİĞİ

reklamlar

Büyüme geriliği tanımı

Sağlıklı çocukların boy ve ağırlıkları geniş bir yelpaze içinde dağılım göstermektedir. Ağırlık ve boy ölçümleri, sağlıklı çocuk gruplarının ölçümlerinden türetilmiş standart büyüme eğrilerine işaretlenerek değerlendirilir. Bu standartlar ülkemiz için de mevcuttur (Neyzi standartları). Bu standartlarda her yaş için o toplumdaki boy ve ağırlık ortalama (% 50) değerleri ve normalin alt ve üst sınırları (% 3 ve % 97) belirlenmiştir.

Boy ve / veya kilo ölçümünün o yaş ve cins için belirlenen büyüme eğrilerinde % 3’ün altında olması durumunda büyüme geriliğinden söz edilir.

Boy kısalığının tanımı için sadece çocuğun boyunun normal büyüme eğrilerinin altına düşmesi değil, normal eğriler içinde bile olsa, büyüme hızının düşük olması ve buna bağlı olarak büyüme grafiği üzerinde aşağıya doğru düşmesi önemlidir.

O halde boy kısalığı tanımını şöyle sıralayabiliriz:

a) Boy ölçümünün yaşa ve cinse göre % 3’ün altında olması

b) Boy yüzdesine bakılmaksızın büyüme hızının düşük olması (ergenlik öncesi dönemde yılda 5 cm’den az büyümesi)

c) Boy normal eğriler içinde olsa bile ailesel hedef boya göre belirlenen eğrinin altında olması

Boyu %3’ün altında olan bir çocukta boy yaşının kaç olduğu belirlenir. Boy yaşı çocuğun boyunun hangi yaşın ortalama boy (%50) değerine uyduğunu gösteren bir kavramdır. Örneğin 10 yaşındaki bir kız çocuğunun boyu 125 cm ise bu çocuğun boyu % 3’ün altındadır yani boy kısalığı vardır ve bu çocuğun boy yaşı 8 yaş ile uyumludur. Çünkü 125 cm büyüme standartlarına göre 8 yaşındaki kız çocuklarının ortalama boyudur.

Vücut ağırlığının değerlendirilmesi de benzer şekilde yapılır. Ağırlık takibi hem kilo alımının yeterli olup olmadığının gösterilmesi hem de obezite (aşırı şişmanlık) tespiti açısından da önemlidir. Boya göre ağırlık olması gerekenin %90’ının altında ise beslenme yetersizliği (malnutrisyon) var demektir.

Eğer çocuğun vücut ağırlığı, ideal ağırlığının %120’sinin veya vücut kitle indeksi yaş ve cinse göre %97’nin üzerinde ise obeziteden sözedilir.

İdeal Ağırlık Yüzdesi = Vücut ağırlığı*100/Boya göre olması gereken ağırlık
formülü ile hesaplanır.

Büyüme geriliği nedenleri

Boy ve/veya ağırlığı normalden sapma gösteren veya standartlara göre % 3 ün altında olan bir çocukta buna yol açabilecek altta yatan nedenlerin irdelenmesi gereklidir. Ayrıca çocuğun boyu, ailevi potansiyelinin gerisinde ise bu çocuklarda da ileri araştırmalara gereksinim vardır. Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırmasının sonuçları 0-5 yaş arası Türk çocuklarının yaklaşık % 20’sinde boy kısalığı olduğunu göstermektedir.

Büyüme geriliğine yol açabilen başlıca durumlar aşağıda özetlenmiştir.

1. Yapısal ve ailevi boy kısalıkları (en sık nedenler arasında yer alırlar)

a) Ailesel boy kısalığı

b) Büyüme ve ergenlikte yapısal gecikme

2. Patolojik boy kısalıkları

a) Orantılı boy kısalıkları

i. Doğum öncesi nedenlerle oluşanlar

ii. Doğum sonrası nedenlerle oluşanlar

Sistemik hastalıklar (kansızlık, böbrek yetmezliği, kalp hastalıkları, solunum sistemi hastalıkları, kistik fibrozis, nörolojik hastalıklar)

Beslenme yetersizliği (kalori, vitamin ve mineral eksiklikleri)

Bağırsak hastalıkları (kronik ishal, kusma, Çölyak vb)

Endokrin ve Hormonal hastalıklar

Hipotiroidi

Büyüme hormonu yetersizliği

Büyüme hormonu direnci

Kortizol fazlalığı (Cushing Sendromu)

Psikososyal büyüme geriliği

Büyümeyi olumsuz etkileyebilen ilaçlar (Steroidler, metilfenidat vb)

b) Orantısız boy kısalıkları

i. Gövde kısalığı ile giden hastalıklar

Omurga büyümesini bozan metabolik kemik hastalıkları

Omurga eğriliği (skolyoz)

ii. Bacak kısalığı ile giden hastalıklar

D vitamini eksikliğine bağlı Raşitizm

Akondroplazi ve benzeri metabolik kemik hastalıkları

Büyüme Geriliği olan çocukta tanısal yaklaşım hangi aşamaları içermektedir

Büyüme geriliği ile gelen bir çocukta hekim bu geniş ayırıcı tanı listesi içinden doğru tanıya varabilmek için detaylı bir hikaye alır. Bu hikayede gebelik döneminden başlayarak doğum ve doğum sonrası ile ilgili tüm ayrıntılar, anne-baba boyları ve ergenlik yaşları gibi bilgiler önem taşır.

Daha sonra çocuğun ölçümleri ve muayenesi ile hem gelişimsel olarak standartlara göre çocuğun durumu belirlenir hem de büyüme geriliğine yol açabilecek hastalıklara ait muayene bulguları değerlendirilir. Bu ilk değerlendirmenin ışığında bazı laboratuar tetkiklerine gereksinim duyulabilir. İlk basamak tetkikleri de denilen bu tetkikler genellikle el-bilek grafisi çekilerek çocuğun kemik yaşının saptanması ve tahmini erişkin boyunun hesaplanması ile başlar. Ayrıca muayene bulgularına göre sistemik ve hormonal hastalıkların tanısına yönelik ek tetkikler gerekli olabilir.

Büyüme geriliğinin derecesine bağlı olarak, ilk değerlendirme ve 1. basamak tetkikleri normal olan çocuklarda hekim büyüme hızını saptamak amacıyla çocuğu bir süre sonra (6 ay) tekrar değerlendirir. Takip edilen süre içerisinde çocuğun büyüme hızı yeterli değil ise daha ileri tetkiklere (büyüme hormonu uyarı testleri vb) gereksinim duyulabilir.

Büyüme geriliğinde tedavi olanakları

Her klinik durumda olduğu gibi büyüme geriliğinde de tedavi olanakları büyüme geriliğinin sebebine bağlıdır. Unutulmamalıdır ki, büyüme geriliğinin tek bir sebebi olmadığı gibi her durumda etkin olan tek bir tedavi yöntemi de yoktur. Bu nedenle başarılı bir tedavi için öncelikle büyüme geriliğinin nedeninin doğru saptanması şarttır.

Yapılan değerlendirmeler sonucu büyüme geriliğine yol açacak herhangi bir patolojik neden saptanmayan çocuklarda (yapısal, ailesel büyüme gerilikleri) erişkin boy potansiyelini etkili bir biçimde arttırdığı kanıtlanmış özgün bir tedavi henüz bulunmamaktadır. Bu konu ile ilgili olarak değişik tedavi yöntemleri halen konu ile ilgili bilim adamları tarafından araştırılmaktadır. Ancak ailesel olguların bir kısmında kalıtsal hormon eksiklikleri olabileceği ve anne-babanın da bu nedenle kısa boylu kalmış olabileceği hatırlanmalıdır.

Patolojik nedenli gelişme geriliklerinde ise tedavi altta yatan nedene yönelik olmalıdır. Örneğin çocukta herhangi bir sistemik hastalık (kronik kansızlık vb.) varsa bunun tedavi edilmesi, beslenme problemleri olan bebek ve çocuklarda beslenme durumunun düzeltilmesi ve yeterli kalori alımının sağlanması, varsa vitamin ve mineral eksikliklerinin tamamlanması gereklidir.

Bağırsaklardan gıdaların emilimi ile ilgili problemi olan çocuklarda özel gıdalarla beslenme ve / veya bazı gıdalardan sakınmak gerekebilir.

Hipotiroidi saptanan çocuklarda tiroid hormonunun verilmesi, büyüme hormonu eksikliğinde ise büyüme hormonu tedavisi ile yüzgüldürücü sonuçlar alınmaktadır. Büyüme hormonu tedavisi ayrıca Turner Sendrom’lu çocuklardaki büyüme geriliğinin tedavisinde de etkin bir yöntemdir. Psikososyal büyüme geriliğinde çocuk yeterli ilgi ve şefkat alabildiği bir ortamda bulduğunda büyümesi hızlanmaktadır.

Boy uzaması ve ergenlik başlamasında yapısal gecikmesi olan çocuklarda düşük doz cinsiyet hormonu ile ergenliğin başlatılması olumlu sonuç verebilmektedir.

Ergenlik bulguları zamanından önce başlayan çocuklarda (puberte prekoks) da bu durumun tedavi ile durdurulması bu çocukların boy potansiyelini artırmaktadır.

Ameliyat ile boy uzatma son derece zahmetli ve zor bir girişim olduğundan sadece yapısal kemik hastalıklarına bağlı olan cücelik düzeyindeki kısalıklarda önerilmektedir.

Söz konusu tedaviler bu konuda özel uzmanlık eğitimi almış hekimler tarafından ve yakın takip altında uygulanmalıdır.

Ne zaman doktora başvurmalıdır

Anne ve babalar çocuklarının büyümesindeki anormallikleri genellikle hemen fark ederler. Özellikle çocukların pantolon ve etek boylarının 2 yıl aynı kalması veya ayakkabı numarasının değişmemesi gibi bulgular uyarıcı olmalıdır. Ayrıca anaokuluna veya ilkokula başladığında çocuğun boyu yaşıtları ile daha kolay kıyaslanabilir.

Eğer çocuk sınıfındaki en kısa boylu veya en kısalardan biri ise çocuk doktoruna başvurarak büyüme eğrisi üzerindeki konumu saptanabilir. Ayrıca, büyüme geriliğine yol açabilecek risk faktörleri olan (örneğin kronik hastalığı olan çocuklar, büyümeyi baskılayabilecek ilaçlar kullanan çocuklar, düşük doğum ağırlığı ile doğmuş çocuklar, kafa travması, yarık damak, doğumsal anomalisi olan çocuklar, ergenlik bulguları erken başlayan çocuklar vb.) çocuklar da büyüme yönünden değerlendirilmelidir. Önceki bölümlerde belirtilen yıllık uzama hızının altında büyüyen çocuklarda da gerekli araştırmalar yapılmalıdır.

Tedavi ne olursa olsun, yanıt alınabilmesi için, kemikler kapanmadan önce (ergenlik tamamlanmadan önce) yapılmalıdır. Şu konunun altını özellikle çizmek gerekir ki, kızlarda adetlerin başlamasından iki yıl sonra erkeklerde ise testis hacmi 20 ml’ye ulaştıktan iki yıl sonra büyüme tamamlanmıştır ve bundan sonra boy uzatmak hiçbir yöntemle mümkün değildir.

Fiziksel gelişimin yanı sıra bebeğin zihinsel ve motor (hareket) sistemi ile ilgili gelişiminin de özellikle ilk iki yıl içinde yakından izlenmesi gereklidir. Yenidoğan döneminden itibaren yaşlara göre bebeğin bu alanlardaki gelişimi ile ilgili basamakların kazanıldığı ortalama yaşlar aşağıda özetlenmiştir. Bu basamaklarda gecikme olması durumunda da gerekli değerlendirmeler yapılmalıdır.

Yenidoğan

-Günün büyük bir bölümünü uyumakla geçirir.
-Bu dönemde bebeğin hareketleri istemli ve amaca yönelik değildir.
-Yeni doğmuş bebeğin çoğu hareketi refleksler tarafından kontrol edilir. Bunlar emme, yutkunma, yakalama refleksleridir. İsteme bağlı,
yani bebeğinizin isteyerek yaptığı hareketler, bebeğiniz birkaç haftalık olduktan sonra başlar.
- Hareketler bütün vücudu ilgilendirir.
-Henüz yüz mimikleri gelişmemiştir.
-Görme keskinliği azdır, ancak bebek parlak ve hareketli objeleri takip edebilir.

3 Aylık

-Baş ve boyun kontrolü gelişmiştir. (Sırtüstü yatarken kollarından çekilip kaldırıldığında baş geriye düşmez.
-Yüzüstü konulduğunda başını ve göğsünü yerden kaldırabilir).
-Oyuncaklara uzanır ve tutmaya çalışır.
-Elleriyle oynar.
-Sesin geldiği tarafa dönebilir.
-Uyaranlara yanıtı daha bilinçlidir.
-Annesini tanır ve anneye gülümser.
-Karın üstünden sırtüstüne yuvarlanabilir.

6 aylık

-Desteksiz oturmaya başlar.
-Elindeki nesneleri diğer eline geçirebilir.
-Elindeki nesneleri ağzına götürebilir.
-Yabancıları tanır.

9 aylık

-Emeklemeye başlar.
-Mobilyalara tutunarak ayağa kalkar.
-Oyuncaklara uzanır ve tutar.
-İsmini tanır, adı söylendiğinde bakar.
-Ma-ma, ba-ba gibi heceleri söylemeye başlar.
-İlk dişi çıkar.

12 aylık

-Yürümeye başlar.
-Parmakları ile küçük cisimleri tutabilir.
-1-2 kelimeyi bilinçli olarak kullanır.
-Taklit oyunlarına başlar.

18 aylık

-Koşmaya başlar.
-5-15 kelimelik bir kelime hazinesi oluşur.
-Renkleri tanır.

24 aylık

-Merdivenleri önce çıkmayı sonra inmeyi öğrenir.
-2-3 kelimelik cümleler kurabilir.
-Kaşık kullanmayı becerir.
-Küpleri üst üste koyabilir (7 küpe kadar).

kaynak:Prof. Dr. Abdullah Bereket

reklamlar