Böbrek ve idrar yolu taşları
metabolik, hormonal ve ürolojik nedenlere bağlı
idrar içerisinde
bulunan protein ve lipidlerle karışmış kristalize sert taşımsı
kitlelerdir. Erişkinlerde bide 3-10 arasında görülür. Çocukluk
çağında ise yurt dışında yapılan çalışmalarda 3000 de 1 ile 7500
de 1 arasında olduğu bildirilmektedir. Erkek çocuklarda kızlara
oranla daha fazla rastlanmaktadır.
Türkiye üriner sistem taş hastalığının diğer ülkelere göre daha
sık rastlandığı bir ülkedir. Metabolik bozukluklara bağlı olarak
bazı maddelerin idrardaki yoğunluğunun artması veya taş
oluşumunu önleyici maddelerin ( sitrat ve pirofosfat )
yoğunluğunun azalması sonucunda oluşan taşlar metabolik
taşlardır. Bu grupta en sık yüksek idrar kalsiyum atılımına
bağlı kalsiyum taşları (kalsiyum oksalat, kalsiyum fosfat)
görülmektedir ve Türk çocuklarında en sık görülen taş türüdür.
Ayrıca ülkemiz çocuklarında diyetle fazla miktarda tahıl ve
pirinç tüketiminin yanı sıra, et tüketiminin azlığına bağlı
olarak amonyum asit üratdan oluşan taşlarda diğer ülke
çocuklarına göre daha fazla görülmektedir. Ancak çocukluk çağı
taş sıklığı yönünden yönünden ülkemiz genelini yansıtan veriler
kısıtlıdır. Ankara yöresindeki okul çocuklarında yapılan bir
taramada prevalansı % 0.8 olarak saptanmıştır.
Çocuk Taş Hastalığının Bulguları
Taş hastalığının klasik bulguları karın, böğür veya yan ağrısı,
renal kolik, mikroskopik veya makroskopik hematüri ve idrar yolu
enfeksiyonudur. İlk bulgu olarak okul çağındaki çocuklarda böğür
ağrısı daha sık iken, süt çocuğu döneminde huzursuzluk ve idrar
yolu enfeksiyonu daha sık rastlanmaktadır.
Çocukluk Çağı Taş Hastalığının Önemi
Çocukluk çağı taş hastalığını erişkinlerden ayıran en önemli
neden çocuklarda taş hastalığının klasik bulgularının
yetişkinlerdeki gibi belirgin olmaması, geç tanı konulması ve
kronik piyelonefrit ve böbrek yetmezliğine varan sonuçlara yol
açabilmesidir. Bu nedenle erken tanı son derecede önemlidir.
Çocuklarda Taş Hastalığına Yönelik Tanısal İncelemenin Önemi
Erişkinlerde pek gerekmese de taş hastası çocuklarda metabolik
çalışmaların yapılması gerekmektedir. Özellikle hiperkalsiüri,
hipositratüri ve hiperokzalürinin araştırılması tedavide ve
taşın tekrarlamasının önlenmesinde de faydalıdır. Bu nedenle taş
hastalığına yönelik tanısal incelemelerde idrar sitrat ve
okzalat düzeylerinin mutlaka bakılması, patalojik saptandığında
ise tedavisinin düzenlenmesi taşın tekrarlamasını önlemede büyük
önem taşımaktadır.
Çocukluk Çağı Taş Hastalığının Tedavisi
Böbrek ve idrar yolları taşlarının tedavisi yetişkinlerde olduğu
gibi taşın büyüklüğü, yeri, cinsi ve tıkanma yapıp yapmadığına
bağlı olarak değişir.
Çocuklarda 3-4 mm çapından küçük taşlar genellikle kendiliğinden
düşerler. Bu nedenle herhangi bir girişim gerektirmezler. Ancak
belli bir süre düşmezlerse veya tıkanma yaparlarsa girişim
gerekir.
Daha büyük taşlara ise yerine ve büyüklüğüne göre tedavi açık
veya kapalı cerrahi, taş kırma veya ilaç tedavisi olabilir.
Op.Dr. Erdal KALCI
Üroloji Uzmanı