3 yaş:
İnatçılık gitmiş, yerine söz dinleyen, anne babasını memnun
etmeye çalışan bir çocuk gelmiştir.
Bu dönem “oyun çağı'dır. İkili üçlü oyunlar başlar. Bencil
olmaya devam etse de birlikte oynayacak arkadaşı olmasından
hoşlanır. Resimli hikayelerdeki kahramanlarla özdeşleşir,
korkulu öykü ve çizgi filmlerden hemen etkilenir. Canlı bir
hayal gücü vardır, hayali oyunlar kurar. Olmamış şeyleri olmuş
gibi anlatır, bu yalancılık olarak yorumlanmamalıdır. Canlı
hayal gücü nedeniyle de korkuları artar. Benliği gelişmeye
başlar. “Ben kimim” sorusunun cevabını ararken kız mı, erkek mi
olduğunu ayırt eder. Kız çocuklar anneye özenir, onun gibi
makyaj yapmak, topuklu pabuçlar giymek ister. Bunun ardında
kendini babasına beğendirme isteği gizlidir. Bu dönemde
eleştirilmez, hoş görülürse ilerde kadın kimliğini kolayca
kabullenir. Erkek çocuklarda da babaya benzeme davranışları
teşvik edilmelidir. Ancak annesiyle daha çok zaman geçiren erkek
çocuklarının anneye hayranlık duyması, bebeklerle oynaması da
doğaldır.
Adını, soyadını, cinsiyetini, bazen de yaşını söyleyebilir, 10’a
kadar sayabilir, çocuk şiirlerini, şarkılarını ezberleyebilir,
ana renkleri bilir, sevdiği öyküyü defalarca dinler, çevresine
meraklıdır, öğrenme isteği duyar. Çok soru sorar: “Neden? Nasıl?
Ben nereden geldim?” gibi. Sık sık büyüklerin sözünü keser,
“bana da söyle” der. Kendi işini kendi görmeye bayılır. Bu dönem
sorumluluk ve düzen alışkanlığı geliştirmek için çok uygundur.
Seçim yapabilir; kendi giysisini seçmesine izin verilmelidir.
Anaokuluna başlamak için iyi bir dönemdir. Kendini tanır, neleri
yapabildiğini, başkalarından farklı olduğu yönlerini keşfeder.
Yetenekleri gelişir, kuralları, başkalarının ihtiyaçlarını
öğrenir. Paylaşma ve işbirliği duygusu gelişir.
4 yaş:
* Tekrar zorlu bir dönemdir; inatlaşma, dengesizlik, uyumsuzluk
başlar. Çevresindekilere buyurmaya, hükmetmeye bayılır.
Aşırılıklara kaçar.
* Toplumsallaşmaya başlar. Çoğunlukla kendi cinsinden olan 1-2
arkadaş seçer. Ancak oyun sırasında da sürekli kavga ederler.
* Yarım bırakılan şeylere karşı duyarsızdır, oyun oynarken
dağıtır.
* Hareketli ve enerjiktir. Her zaman konuşmak ister. Konuşacak
kimse yoksa kendi kendine konuşur.
* En fazla soru sorulan dönemdir.
* Beklemeyi, isteklerini ertelemeyi öğrenir.
* Kalemi yetişkin gibi tutabilir, insan resmi çizer, şekillerin
adlarını bilir, ev adresini söyleyebilir, 20 ya da daha fazlaya
kadar sayabilir.
* Kendi dilinin dilbilgisi yapısını öğrenmiştir.
* Şaka ve fıkralardan zevk alır, gülmeye bayılır. Argodan
hoşlanır. Kelimeler uydurur.
* Dış dünyayı ona öğretin. Birlikte tiyatroya, yürüyüşe, maça
gidin.
Unutmayın ki siz yetişkinsiniz, o da çocuk. Çaresiz değilsiniz.
Baskıcı olmadan otoritenizi uygulamak sizin görevinizdir, aksi
halde onu tehlikelerden koruyamazsınız. Bu nedenle onun
karşısında kararlı ve kesin tavırlı olmalısınız.